ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 10/23
01Mâcin
Mâcin a. (^L) [Ar. ] fık. Sözlük anlamı “Laubali davranan ve konuşan. ” olan bu söz, genellik “müftî” sözü ile birlikte kullan larak insanlara dinin yasaklar na karşı hileleri öğreten, bu yo la haramı helâl veya helali h ram gibi sunan, bil…
diyet
İslâm hukukuda adam öldürme veya yaralama hadiselerinde mağdur olan tarafa ceza veya kan bedeli olarak ödenen para veya mal karşılığı kullanılan terim. Diyet insanlık tarihinin en eski dönemlerinden başlayarak var olan ve uygulanan bir olgu…
Nâfi
Qjü) [< Ar. nef] Sözlük anlamı, “Fayda veren.” olan bu söz, Allah’a nispet edildiğinde “Faydalı olan, dilediği kimseye hayırlı ve faydalı olanı veren.” anlamıyla “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok a…
âviye
İslâmî gelenek içinde, belli bir merkezde bir şeyhin yönetiminde ve disiplini çerçevesinde tasavvuf eğitimi veren kurumlar.
bernâmeç
(^üj [Ar.] Hadis biliminde, hadisleri derleyen veya yazan kimsenin hocalarınm adlarını, senedlerini, rivayetleri, mektupları ve benzer kaynaklan içeren kayıt defteri veya kitabı için kullandığı ad.
hizip, -zbi (II)
hizip, -zbi (II) a. [< Ar. hizb] tas. Belli konularda veya amaçlarda kullanılmak veya okunmak için düzenlenmiş, özellikle de tarikat üyeleri tarafından okunması gelenek hâlini almış dualar için kullanılan bir tasavvuf terimi. Bu dualar, Ara…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
kassâs
LpM [Ar.] Dinî toplantılarda veya camilerde hediye toplamak ya da ün kazanmak amacıyla hikâyeler anlatarak vaalar veren kimseler.
vefeyât
Önde gelen nde İslâm bilginlerinin ve tanınmış dir, din adamlarının vefat tarihleri geüzerinde yapılan çalışma ve bu nde çalışmalar neticesinde ortaya olaçıkan eserler için kuUamlan orûd” tak terim. miri Vehhâb a. [Ar. vâhib sözüal nün ismi…
Zeydiyye
İslâmî zı tarikatlerden 8. yüzyılın başlarında Kûfe’de ortaya çıkan, Tâberistan, Irak ve özellikle de Yemen coğrafyasmda yaygın olan bir Şiî cemaati için kullanılan terim. Görüşleri itibariyle “Mu’tezile" (bk. bu madde) fırkasının düşüncele…
beddu'â
Birisi için ondan gördüğü haksızlığa ve aşağılamağa karşılık kötü dua etmek, ah etmek, ilenmek. Zulüm ve haksızhğa karşı geçerli sebeplere dayanması şartıyla din, beddua etmenin caiz olduğunu ayet ve hadislerle ifade etmiştir. Hz. Peygamber…
kâs
G^tî) [Ar.] Hadis rivayetinde kıssa anlatan veya vaazlannda kıssalardan örnekler veren ravî.
ansâr
Peygamber ile beraber Mekke’den hicret eden Müslümanlara kucak açan, onlara her türlü maddî ve manevî yardımı gösteren Medineli Müslümanlar.
Mübdi
(m^ [Ar.] Sözlük anlamı is “Bir işe başlamak, yaratmak.” in olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” da (Allah’ın güzel isimleri)dan olup u “Varlıkları ilk yaratan.” anlaan mmda bu sözün türevleri ile Alel lah’a nispet edilmektedir. Bu iz isim, Kur’ân…
Mütekebbir
m, Sözlük anlamı, “Görkemli, ulu ve ini yüce.” biçiminde tanımlanan bu vasöz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın mışgüzel isimleri)dan olup “Pek yübn ce, ulu.” ifadesiyle Kur’ân-ı atî Kerîm’de dokuz İlâhî ismin topdilluca verildiği “Haşr suresi” ni…
âcid
Sözlük anlamı “Şan ve şeref sahibi, hayrı ve ihsanı bol, lütfü ve keremi sonsuz.” olan bu söz, “esmâ’ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber Allah’ın doksan dokuz ismini veren…
mücâhit, -di
mücâhit, -di a. Uk«) [< Ar. cehd “Gayret gösteren, savaşan.” an lammdaki bu terim, İslâm inan cına göre Allah yolunda malıyla canıyla, kısacası tüm varlığıyla mücadele eden, savaşan kimse ler anlamındadır. Ömer ibn Hattâb, “Allahumme’r-rızu…
vakfiyename
ed. Tasavvuf! edebiyatta din, tarikat ve devlet büyüklerinin ölümlerinden sonra geride kalanlara öğütlerini içeren eserler için kullanılan ortak ad.
bakıcı
Herhangi bir nesneye bakarak kayıp veya çalmtı eşya hakkında bilgi veren ya da kehanette bulunan, geçmiş veya gelecek ile ilgili olaylar hakkında yorumlar yapabilen kimse için kullanılan kelâm terimi. Bu tür kimseleri kâhin veya falcılardan…
Mâlikü’l-Mülk
“Mülkün sahibi.” anlamında bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a izafe edümektedir. “Âl-i İmrân suresi” nin 26. ayetinde mealen “De ki, Allahım, ey mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin,…
Sabûr
Sözlük anlamı “Kendine hâkim olmak, tahammül etmek.” olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Günahkâ ları cezalandırma konusun acele etmeyip lütfuyla ve iyilik muamele eden, çok sabırlı.” a lamında Allah’a nispet edilme tedir (bk. M. F. Abdülbâkî,…
tashîf
Hadislerin metinlerinde veya isnaslarında geçen bazı kelime veya isimlerin yazımmda yanlışlıkla noktalı harflerin noktasını düşürme veya noktasız harflere nokta koyma işlemi.
Azîm
(- -M [Ar.] “Büyük, azametli” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan “Pek bifyük, ulu, yüce.” anlamında Allah’a nispet edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de altı yerde (Bakara suresi, 2 / 255; Şurâ suresi, 42 / 4; Vâkı…
münezzil
“Kitap ve peygamber gönderen.” anlamında Allah’ın sıfatı olan terim. Kur’ân-ı Kerîm’in “Mâ'ide suresi” nde geçmektedir. Münfekkîn suresi a..^ü.) bk. Beyyine suresi