KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Ya Göründüğün Gibi Ol
Bu söz Mevlânâ’ya aittir. Riya (gösteriş) nın, kötü bir şey olduğu vurgulanır, ikiyüzlülük, yerilen bir ahlâktır.YAPMAK GÜÇ, YIKMAK KOLAY :Bu atasözü gönül yapmanın zor, yıkmanın kolay olduğunu ifade eder. Ancak bu, maddî manada da…
→Tasavvuf ve TarikatYa’izziyye
Mağrib’li Ebu Yâiz Cevad b. Meymûni’l-Hazmiri’l-Hankurî tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatYa’kûbiyye
Bir adı da Harrâziyye’dir. Hızriy-ye’nin kolu olan bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatYâd Etmek
Hatırlamak, anmak. Zikir. Dünyâdaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâmın doğduğu Rebî'ul-evvel ayının on birinci ve on ikinci günleri arasındaki geceye Mevlid gecesi denir. Bu gece, Kadr gecesinden…
→Tasavvuf ve TarikatYâfi'iyye
İslâmî bk. tarikatlerden 14. yüzyılda ortaya an çıkan ve Kâdiriyye tarikatının rf Abdullah b. Es'ad el-Yâfi'î (öl. bk. 768 / 1367) ye nispet edilen bir kolunun adı. + yağmur duası a. Havaların kurak ın…
→Tasavvuf ve TarikatYakin
Kesin ve apaçık bilgi. Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. tas. a Vakaya uygun başka türlüsü imkânsız ve değişmeyen inanç. b Delille değil, iman gücüyle apaçık olarak görme. c Saf kalple gaybı…
→Tasavvuf ve TarikatYaktığın Çerağı Söndürme
Bir kerecik kusur işleyen mürid hakkında, şeyhe niyaz tarzında söylenen söz ki bu affetmeyi ihtiva eder.Merhem koyup onarma sînemde kanlı dağı. Söndürme öz elinle yandırdığın çerağı.Fuzulî
→Tasavvuf ve TarikatYakute-İ Sahra
Arapça, sahranın, çölün yakutu anlamında bir tamlama.Nefs-i külliye. Bu ismin veriliş nedeni, nuraniyyetin karanlık olan zulm ile karışmasıdır. Cisimden ayrı olan akıl, böyle değildir. O, sırf nur olduğu için, “dürr-i beyzâ” (beyaz inci) adını…
→Tasavvuf ve TarikatYalanla İman Bir Arada Olmaz
Bu atasözü, bir hadise istinad eder. Bkz. : Künûzu’l-Hakâyık, c. II., s. 133. Yalanın imana aykırılığı, bu sözle açık seçik vurgulanır.YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN,
→Tasavvuf ve TarikatYaş Kesen El Kurur
Kurumamış ağacı kesmemek gerek. Çünkü bir ağacın yetişmesi uzun yıllara ve hatta masraflara mal olmaktadır. Çağımızın çevrecilik hareketi, orijinal değildir. Bizim kültürümüzde, ağacı, ormanı, yeşili sevmek, korumak, atasözlerimize girerek, kamu vicdanında, dinî bir mahiyet…
→Tasavvuf ve TarikatYazılı Harp Gömleği
Eskiden, harp sırasında yaralanmaktan korunmak üzere, hazırlanmış bir tür gömlek. Bu ipek veya pamuktan olurdu. Üzerine de, kötülükten koruyacağına inanılan birtakım Kur’an-ı Kerim ayetleri yazılırdı. Sultan Yavuz Selim’e ait böyle bir gömlek, İslam Türk…
→Tasavvuf ve TarikatYedi
rakamına ait geliştirilmiş bir inanç vardır ki, muhtemelen bunun kökeni, Kur’an-ı Kerim’de “Yedi sema” (Bakara 29) “Yedi deniz” (Lokman 27) “Yedi başak” (Bakara/261 Yusuf/46) “Yedi çift” (Hicr/87) “Yedi kapı” (Hicr/44) “Yedi gün” (Bakara/196) “Yedi…
→Tasavvuf ve TarikatYedi Yolun Hakkı Var
Susuza su vermek, yol bilmeyene yol göstermek, ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek, toplum hayatında ferdleri biribirine yaklaştırır. Neticede zengin-fakir arasında bir köprü kurulur, toplum huzurlu olur. işte bu yüzden, su sahiplerinin, yol bilenlerin, vazifelerini Hakk’a…
→Tasavvuf ve TarikatYediler
Veliler hiyerarşisinde yer alan yedi büyük veli. Bunlar, Hz. ibrahim’in kalbi yani ruh yapısı üzere şekillenmiş olup, insanlara rıfk ve hilm ile muamelede bulunurlar. Bunlara Ricâl-i ula veya Ricâl-i Me’aric-i ula da denir.
→Tasavvuf ve TarikatYedu’llâh
Arapça Allah’ın eli anlamında bir isim tamlaması. Kur’an-ı Kerimde 4 yerde (Al-i İmran/73, Maide/64, Feth/ 10, Hadid/29) geçen bu tâbir, Allah’ın kudreti manasmdadır.
→Tasavvuf ve TarikatYelim
Bir işi üç defa yapmaya denir. Bektaşîler, muhabbet dedikleri içki toplantısında, önce, mezesiz olmak üzere üç kadeh dem yani rakı içerler. İçki dağıtıcısı (saki) kadehi önce baba’ya sunar. Baba bunu bir dikişte içer, kadehi…
→Tasavvuf ve TarikatYemeniyye
İslâ tarikatlerinden olup 13. yy.’ ortaya çıkan ve Ebû Muhamm Afifüddin Abdullah b. Ali Esedî (öl. 620 / 1223) ye nisp edilen ve “Esediyye” adıyla anılan Kâdiriyye tarikatının b kolu için kullanılan ad
→Tasavvuf ve TarikatYenâbî-İ Hikmet
Arapça, hikmet pınarları demektir. “Kırk gün helâl yiyenlerin kalbindeki pınarlardan ve çeşmelerden, nur fışkırır” (Aclûni, II, 224) hadis-i şerifinde de belirtildiği gibi hikmet pınarları müminlerin kalbindedir.
→Tasavvuf ve TarikatYeseviyye
İslâm tarikatlerinden olup 12. yy.’da ortaya çıkan ve Ahmed Yesevî (öl. 562 / 1166) ye nispet edilen Orta Asya coğrafyasmda etkin olan bir tarikatın adı ve bunun için kullanılan terim. Kökeni Hz. Ali ve…
→Tasavvuf ve TarikatYevm-İ Cum’a
Arapça, cuma günü demektir. Ayn-ı Cem’e erme ve buluşma vakti.
→Tasavvuf ve TarikatYevmiyye
Arapça, günlük demektir. Anadolu’da giyilen oniki terekli sûfiyye tacı. Ebu Mansur Mâturîdi’den geldiği rivayet edilir.
→Tasavvuf ve TarikatYezîdiyye
e Jl inanma, şeyh Adî b. Musafir’in mürşit olduğunu benimseme, Jl Yezid b. Mu'âviye’nin dünyanm nuru olduğu…
→Tasavvuf ve TarikatYıkmak
Yıkmakla ilgili iki atasözü dikkat çeker: “Yıkma elin kalbini, sen de yıkılırsın”, “yıkma, yıkılırsın”: Gönül sırçadan yapılmıştır, kırıldı mı yapacak ustası yoktur, derler. Kırılmış, mazlum kişiden yükselen ateşli bir âh, Rahman’ın katına şimşek hızıyla…
→Tasavvuf ve TarikatYiğitbaşiyye
Bkz. Ahmediyye,YOL :Tarikat kelimesinin Türkçesi. Yol ile ilgili deyimler ve atasözleri şu şekildedir:Yolsuz, Yolsuzluk : Tarikata uymayan bir iş yapmak.Yol Vurmak : Ehil olmadığı halde, Şeyhlik iddiasında bulunup, etrafında adam toplayan, sahte olduğu için…
→Tasavvuf ve TarikatYokluk
Bkz. Adem, Hiç. Yol Tarik, tarikat, rah. tas. Hakk'a giden ve sâliki ilahi huzura ulaştıran vasıta. Yola girmek: Tarikate girmek. Yola getirmek: Bir kimsenin tarikate girişini sağ- i 379
→Tasavvuf ve TarikatYuf Borusu
Yuf olsun veya yuh olsun tabirleri, yazıklar olsun anlamındadır. Yuf borusuna, nefir adı da verilir. Boynuzdan yapılma boru şeklindeki enstrüman. Bunu daha ziyade gezgin dervişler taşırlardı. “Yuf borusu çalmak” ifadesi, birinin, artık hiçbir işe…
→Tasavvuf ve TarikatYûnusiyye
Şeybanî (ö. 619/1222) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.
→Tasavvuf ve TarikatYusuf-I Kudsî
Arapça, kutsal Yusuf demektir. Ruh. Yusuf’un karanlık kuyudan çıkıp Mısır’a sultan olduğu gibi, tasavvufî terbiyede, ruhun da maddî pislikler kuyusundan kurtulup yüceliklerine padişah olması söz konusudur.
→Tasavvuf ve TarikatYusûfiyye
Şaziliyye kollarındandır. XVI. yüzyıl. Yeri Milan’dır.YÜKSEKTEN ATMAK,
→Tasavvuf ve TarikatYüksekten Bakmak
Tasavvufta tevazu esastır. Allah tevazu edeni yükseltir, kendini büyük göreni, de alçaltır.Meskenette buldular kimde erlik varışa,Nerdibandan iterler yüksekten bakarısa.
→Tasavvuf ve TarikatYüz
ile ilgili deyişler ve atasözleri şu şekildedir: Yüz Yüzden Utanır: Kusurlu kişi insanlardan utanır.Yüz Karası : Şerefsiz, namussuz kişiler için kullanılır.“Peygamber Efendimiz (s)’in yüzü suyu hürmetine bizi bağışla ya Rab!” ifadesi secdelerde “ümmetî” diye…
→Tasavvuf ve TarikatYyabancı
Türkçe, tanımadık kimse anlamına gelen, aynı zamanda Japonca’da aynı manada olmak üzere bulunan bir kelime. Başka tarikattan olanlara veya tasavvufla alâkası olmayan avam kesimine, yabancı denir. Aynı tasavvuf okulu mensuplarına “ihvan” (kardeşler) denir. Yabancılara,…
→Tasavvuf ve TarikatYye
Sa’ûd b. Ebi’l-Aşayirî’l- Vâsiti’l-Bâdırînî (ö. 644/1246) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.SA’ÛDl
→