Ara
Menü

Tasavvuf Sözlüğü

İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.

159 temiz madde bu görünümde hazır.

Tasavvuf ve Tarikat

Sa’ak

Yıldırım düşmesi, şiddetli gürlemek, bayılıp kendinden geçmek ve helak olmak gibi çeşitli anlamlarıolan Arapça bir kelimedir. Kur’an-ı Kerimde, Hz. Musa’nın Tur-ı Sina’daki bayılışı konusunda geçer: “Musa, tayin ettiğimiz vakitte (Tur-ı Sina’ya) gelip de, Rabbi…

Tasavvuf ve Tarikat

Sa'diyye

ye nispet edilen ve Şam merkez olmak üzere Hamâ, Humus, Halep, Akkâ, Nablus, Sayda bölgesinde kurulan, sonra Anadolu’ya yayılan ve İstanbul’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada taraftar bulmuş olan bir tarikatın adı. Bu tarikat,…

Tasavvuf ve Tarikat

Sabah Meydanı

Mevlevî tâbiridir. Erbain çıkarmış veya kapıdan geçirilmiş dervişlerin sabahleyin toplandıkları yere, sabah meydanı denir. Burada dervişler, “işrâk Namazı”nın vaktini (güneş doğuşundan kırk beş dakika sonra) istiğfar, tefekkür ve Kur’ân okuyarak beklerlerdi. Aynı şey ikindi-akşam…

Tasavvuf ve Tarikat

Sabık

Arapça, önceki, geçen, anlamına ism-i fail. Sabık, hallere sahib kişiye denir. Bu durumdaki kişi, Allah’ın muradı karşısında, kendi isteğinden vazgeçmiştir. Sâbık’ın Allah’a heybet üzere ibadet ettiği, Rabbisini unutmadığı, belâlardan lezzet aldığı söylenir. Bu ise,…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâbiriyye

Hoca Alâeddin Ali Ahmed Sâbir (ö. 690/1291) tarafından kurulan bir tasavvuf okulu. Çiştiyye’nin kollarından biridir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sabr

Birini bir şeyden alıkoymak, hapsetmek, tutmak, dayanmak, sabretmek vs. gibi anlamları olan Arapça bir kelime. Başına gelen belalara, sıkıntılara dayanmaya sabır dendiği gibi, Allah’a ibâdette devam ve isyandan sürekli kaçmaya da sabır denir. Sabr,…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâde

Arapça, efendiler demektir. Seyyid kelimesinin çoğuludur. Sevad-ı âzamin yönetimini elinde tutanlara denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sâdıkiyye

Rüknüddin Muhammed Mansûr es-Sâdık tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Saf Seccadesi

Saf, Arapça yanyana düzgün bir şekilde dizilmekten meydana gelen sıraya denir. Cemâatle olan namazlarda, sadece bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği kadar küçük, saffı düzgün tutmaya yarayan seccadelere, saf seccadesi denir. Bu seccadeler, dar ve…

Tasavvuf ve Tarikat

Safâ-İ Zihin

Arapça, düşünce arılığı, tefekkür temizliği demektir. Cürcanî bunu, “nefsin, sıkıntısız olarak gayeye ulaşmayı sağlayan kabiliyeti” şeklinde tanımlar. Riyazet ve mücâhede ile saflaşan zihin, bir takım ulvî ve manevî gerçekleri idrâk eder hâle gelir. Bu…

Tasavvuf ve Tarikat

Safeviyye

Şeyh Safiyyüddin Erdebilî (ö. 735/1334) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu. Sühreverdiyye’nin Erdebil kolu olduğu söylenir.

Tasavvuf ve Tarikat

Saffiyye

Saffa mensub anlamına Arapça bir kelime. Bunlar sufîlerdir. ilk safta namaz kılmaya rağbet etmelerinden dolayı, onlara bu isim verilmiştir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmesin

Yapılan hayrın sırf Allah için yapılması gerektiğini ve bundan başka bir gaye güdülmemesi icâbettiğini bildiren bir atasözü. Yaptığın hayrı ve sana yapılan kötülüğü unut, esprisi içinde bu atasözü, aynı zamanda, yardım yapılanın kişiliğini korumayı…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâhib

Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın, aynı…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâhiliyye

İslâmî tarikatlerinden 14. yüzyıl başlaa. rmda ortaya çıkan ve Ebû Abrledullah Muhammed b. Ahmed b. bk. Abdurrahman es-Sâhilî el-Ensârî (öl. 736 / 1335) ye nispet edilen ilibir tarikatın adı. sin

Tasavvuf ve Tarikat

Sahk

Bir şeyi un ufak etmek, ezmek anlamında Arapça bir kelime. Kahrın etkisiyle, kulun terkibinin (maddî özelliklerinin) ortadan kalkması. Kahhâr isminin tecellisi ile, kulun kendinden geçmesi. Mahk da, kavram olarak aynı manaya yakınlık arzeder. Şarkavî’nin…

Tasavvuf ve Tarikat

Saîdiyye

Ebû Saîd b. Ebi’l-Hayr b. Fazlillahi’l-Meyhenî (ö. 440/1049) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Saka Postu

Mevlevî-hanelerde, Bektaşî tekkelerinde suculuk görevini yapanların oturdukları yere (daha doğrusu posta) verilen addır. Saka postu, mutfak kapısının yanıbaşında bulunurdu.

Tasavvuf ve Tarikat

Saka Yeri

Mevlevî tekkelerinde dervişliğe soyunmak isteyenler, mutfak kapısının yanındaki saka postunda, üç gün oturma tecrübesinden geçerdi. Bunu başarırsa hizmete girebilirdi. Bu post üzerinde, tarikata girecek kişi, diz üstü üç gün tefekkür ve murakabe ile meşgul…

Tasavvuf ve Tarikat

Saka-Sakî

Arapça, sucu demektir. Feyyâz-ı mutlak, sevgi ve feyzin kaynağı olan Allah, mürşid, gibi anlamları vardır. İçki meclisinde kadehlerle içki dağıtan kişiye saki denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sakînâme

Divan şâirlerinin sâkî ve şarabın övülmesi ve sâkîden şarap istenmesi konusunda yazdıkları manzumeler hakkında kullanılan bir tâbirdir.Sakî tut elim ki, hasta hâlim Gam rehgüzerinde pâyimalim,Sensin, meni mübtelâya gamhâr, Senden özge dahi kimim var,Müşkil işe…

Tasavvuf ve Tarikat

Sala Vermek

Cuma günleri, namazdan önce minarelerde makamla okunan dua. Bir de, ölen kimseler için minarelerden sala vermek âdeti vardır ki, Anadolu’da oldukça yaygındır.

Tasavvuf ve Tarikat

Salâhiyye

İslâmî tarikatlerinden 18. yüzyılda ortaya çıkan, Halvetî-Uşşâkıyye tarikatının Abdullah Salâhî Efendi (öl. 1197 /1783) ’ye nispet edilen bir kolunun adı.

Tasavvuf ve Tarikat

Salahiyye-İ Halvetiyye

Balıkesirli Abdullah Salâhaddin Efendi’nin kurduğu bir tasavvuf okulu. Halvetiyye’nin kollarından biri.

Tasavvuf ve Tarikat

Salât

Namaz; tekbirle başlayıp selâmla tamamlanan, kıyam, kıraat, rükû ve secdeden oluşan temel ibadet. Müslümanlara günde beş vakit farz kılınmıştır. Salât kelimesi bağlama göre dua ve rahmet anlamlarını da taşır. Hz. Peygamber’e salât etmek, onun…

Tasavvuf ve Tarikat

Salât-I İstihare

İstihare namazı. Hakkında, hayır mı, şer mi diye şüpheye düşülen bir hususta, hayırlı olup olmadığını anlamak üzere, kılınan iki rek’at namazdır. Birinci rek’atta Fatihadan sonra “Kâfirun”, ikinci rek’atta da “İhlâs” suresini okumak sünnettir. Namazın…

Tasavvuf ve Tarikat

Salât-Salavât

Arapça, dua demektir. Hz. Peygamber (s)’e dua olmak üzere hazırlanmış olan ve bir kısmı bestelenen ibarelere salât denir. Delâil-i Hayrât’da, Süleyman Cezûlî’nin terkip ettiği salavat sayısı yüz yirmiden fazladır. Hz. Peygamber (s)’e dua etmek…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâlihiyye

ibn Muhammed es-Salih’e nisbet olunan bir tasavvuf okulu.

Tasavvuf ve Tarikat

Sâlik

Lr, Yolcu. 2. tas. a Ehl-i sülûk, Allah’a giden yolu tutana seyr halinde bulunduğu sürece müritle müntehi arasındaki mutavassite sâlik denir. Imi ve tasavvuruyla değil, haliyle makamlarda seyreden sâlik bu haldeyken ayne'l-yakin türünden bilgi…

Tasavvuf ve Tarikat

Salsale

Arapça, kuru şeylerin birbirine dokunarak ses çıkarması demektir. Bir çeşit azametle, ağacın gövdesinden tecellî yolu ile kâdiriyyet sıfatının ortaya çıkmasıdır. Bu da, kahredici heybet sıfatının ortaya çıkışlarından ibarettir. Bu tecellîye mazhar olan kulda, zil…

Tasavvuf ve Tarikat

Saltakıy

Salt tek, yalnız, mücerred anlamına gelen Türkçe bir kelimedir. Sarı Saltuk’un, adı, bu kelimeden türemiştir. Dünya işlerinden sıyrılmış anlamına gelir. Bunlar ehl-i tecriddirler. Saltakıy, iki yandan saçakları sarkan ve Kalenderîler tarafından giyilen elbisenin adıdır…

Tasavvuf ve Tarikat

Samediyyet

Arapça, herşeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisinin de hiç bir şeye muhtaç olmadığını belirten bir kelime. Bu tâbiri, ilk defa kullananlardan biri olarak, Sühreverdi el-Maktûl gösterilmektedir. Ona göre samediyye, samedden türemiştir. O (yani Allah) yok…

Tasavvuf ve Tarikat

Sancak Mushafı

Sancak başlarına takılan küçük mushaflar hakkında kullanılan bir tâbir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sancak-I Şerif Şeyhi

Seferde, Sancak-ı Şerif ile beraber bulunan sâdâttan olan zat hakkında bu tâbir kullanılır. Bunun yanında Sancak-ı Şerif altında bulunmak üzere bir kısım sâdât da sefere giderdi. Savaş sırasında Sancak-ı Şerif, altında bulunmak üzere, bir…

Tasavvuf ve Tarikat

Sancaktar

Sancak taşıyan kişiye denir. Aynı mânâda “alemdar” kelimesi de kullanılır. Tekkelerde bulunan sancakları korumakla ve tekke mensuplarının sancakla gittikleri zamanlarda, taşımakla görevli derviş hakkında kullanılan bir tâbirdir. Bu görev, tarikatta ilerlemiş kişilere verilirdi.

Tasavvuf ve Tarikat

Sanduka

Türbelerde, mezarların üzerine tahtadan sandık şeklinde yapılan ve üstüne yeşil çuha örtülen yere denir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sandukçe

Arapça, küçük sandık demektir. Sedef ve fildişi kakmalı olur, içine, Hz. Peygamber’in (s) sakalından bir veya birkaç kıl, “enâm-ı şerif” yahut Kur’ân-ı Kerim konurdu. Bu küçük sandıklar, bazen gümüş ve altın ile de kaplanırdı.

Tasavvuf ve Tarikat

Sarıklı Sikke

Mevlevîlerin, sikke adı verilen başlıklarından “destarlı” olanlar hakkında kullanılan bir tâbirdir. Sarıklı olmayanlara, dal sikke denir. Sikkeye sarık sarma, Çelebi Efendi tarafından tekbirlendikten sonra gerçekleşebilirdi.

Tasavvuf ve Tarikat

Sasaniyye

Suriye ve Anadolu’da bir esnaf tarikatı (XII-XVI. yüzyıl).

Tasavvuf ve Tarikat

Satmak

Çocuğu doğup ölen ve bu yüzden çocuk sahibi olmakta zorlanan bazı Anadolu yörelerindeki aileler, satma denen bir yola başvururlardı. Kadın hâmile kalınca, bir türbeye gider, oradaki yatıra çocuğunu satardı. Bazı yerlerde bu muamelede, çocuk…

Tasavvuf ve Tarikat

Savaş Büyük Savaş

Hz. Peygamber (s) Tebük gazvesinden dönüşünde “küçük savaştan büyük savaşa döndük” demiştir. Ay, Ramazan ayı yani oruç ayı idi. O, bu şekilde oruca, yani nefisle mücadeleye büyük savaş adını vermişti. Savaşın büyüğü, bu şekilde,…

Tasavvuf ve Tarikat

Sâviyye

İslâmî tarikatlerden 18. yüzyılda ortaya çıkan, Halvetiyye-Derdîriyye tarikatının Ahmed b. Muhammed es-Sâvî (öl. 1241 / 1825) ’ye nispet edilen bir kolunun adı ve bunun için kullanılan terim.

Tasavvuf ve Tarikat

Saviyye-İ Halvetiyye

Seyyid Ahmed b. Muhammedi’l-Mâliki’s-Sâvî (ö. 1241/1825) tarafından kurulmuş, Halvetiyye’nin Derdiriyye şubesinin bir kolu olan tarikat.

Tasavvuf ve Tarikat

Savlet

Arapça, hamle ve hücumu ifade eden bir kelime. Haller sebebiyle mürid ve mutavassıtların, kendi durumunda olanlara, sözlü sataşmada bulunmaları. Bu zemmolunmuştur. Kişinin kendinden üstüne dil uzatması küstahlık, altında bulunana konuşması tamamen ma’rifetten ibarettir. Kendisi…

Tasavvuf ve Tarikat

Sayyâdiyye

İslâ tarikatlerinden 13. yüzyılda taya çıkan, Rifâiyye tarikatın İzzddin Ahmed es-Sayyâdî ( 670 / 1271) ’ye nispet edilen b kolunun adı ve bunun için k lanılan terim

Tasavvuf ve Tarikat

Seb’a Şeyhliği

Seb’a, Arapça’da yedi (7) demektir. Esnaf teşkilatı reislerinden birine bu ad verilirdi. Ahî teşkilâtında yedinci mertebeyi elde edenlere, “şeyh” unvanı verildiği için, esnaf teşkilâtında da kullanılmıştır. Fütüvvetnâme’ye göre, Ahi halife gibidir. Şeyhin kaimmakamıdır, ama…

Tasavvuf ve Tarikat

Seb‘a-i muallaka

İslâm öncesi Arap şiirinin en seçkin örnekleri kabul edilen yedi uzun kaside. Muallakāt-ı seb‘a adıyla da bilinir. Şiirlerin Kâbe duvarına asıldığı yolundaki meşhur anlatının tarihîliği tartışmalıdır. Külliyat çöl hayatı, kabile, yolculuk, aşk hatırası, savaş…

Tasavvuf ve Tarikat

Seb’atu Ebhur

Yedi deniz manasına Arapça bir ifâde. Tasavvuf yoluna girenlerin takip ettikleri yedi meşreb, yedi yol: Sekr, vecd, berk, hayret, şuhûd, nûr-ı kurb, velâyet-i vücûd.

Tasavvuf ve Tarikat

Seb’iniyye

Filozof ibn Seb’in (ö. 669/1270) tarafından kurulan bir tasavvuf okulu. Cüneydiyye’nin kollarından biri.

Tasavvuf ve Tarikat

Sebha

Kırlık, çorak yer, gübre vs. gibi anlamları olan Arapça bir kelime. Allah’ın yarattığı mahlukatındaki karanlığa denir. Allah, bu karanlığa nurundan saçmış, bu nurun değdiği kimseler hidayete ermiş, aksi durumda olanlar sapıklıkta kalmıştır.

Tasavvuf ve Tarikat

Sebsebiyye

Şeyh Süleyman Sebsebi tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu. Rifaiyye tarikatı şubelerinden biri.

Tasavvuf ve Tarikat

Sebtiyye

İslâmî tarikatlerden 13. yüzyılda ortaya çıkan, Medeniyye tarikatının Ahmed b. Ca'fer es-Sebtî (öl. 601 / 1205) ye nispet edilen bir kolu için kullanılan terim.

Tasavvuf ve Tarikat

Sebzi

Farsça, yeşillik demektir. Sebz yeşil anlamına. Hakiki vahdetle birleşen mutlak kemal.

Tasavvuf ve Tarikat

Secde-İ Kalb

Arapça, kalbin secdesi demektir. Kaşanî bu tabiri şöyle açıklar: Şühud sırasında Hak’ta fani olmaktır. O bu halde vücud uzuvlarını kullanamaz.

Tasavvuf ve Tarikat

Secde-İ Şükür

Arapça, şükür secdesi anlamına bir ifade. Mevleviler, namaz kıldıktan sonra, namaz kılma nimetine muvvaffak kılması sebebiyle, Allah’a teşekkür için, şükür secdesi yaparlardı.

Tasavvuf ve Tarikat

Secdesiz Namaz

Cenaze namazı için kullanılan bir tâbir. Bilindiği gibi, cenaze namazında rükû ve secde yoktur.

Tasavvuf ve Tarikat

Secere

Ağaç. 2. tas. a Tarikat silsilelerini gösteren şema. b Külli cisim kitlesini yöneten kâmil insan (İFM, ct; İbn Arabi Şeceretü”1-kevn). Şecere-i marifet Marifet ağacı; marifetullah ( SF). Şecere bir ağaçtır ki, Hz. Musa o…

Tasavvuf ve Tarikat

Sefeh

Arapça, sefihlik, ahlaksızlık gibi manaları ihtiva eder. İslam’ın veya aklın aksine bir iş yapmak.

Tasavvuf ve Tarikat

Sefer der vatan

Kişinin kötü huylardan iyi huylara doğru iç yolculuğu. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.

Tasavvuf ve Tarikat

Sefer Gülbangi

Mevlevî tâbiridir. Dedeler ve muhiblerden birinin, Konya’ya veya Hac amacıyla, Mekke’ye gitmesi sırasında okunan gülbanktir. Derviş, yola çıkarken, dede ve diğer dervişler (canlar) kendisiyle musafaha yapar, daha sonra Dede Efendi dua ederdi.

Tasavvuf ve Tarikat

Seher

Arapça, gece uykusuz kalmak, uyumamak demektir. Orta harfi “he” dir. Zariyat/18’de, Allah şöyle buyurur: “Onlar gecenin son vakitlerinde (tan yeri ağarmadan önce) istiğfar ederler”. Bu âyete, başta Hz. Peygamber (s) olmak üzere sûfiler, büyük…

Tasavvuf ve Tarikat

Seher Duası

Arapça, seher gecenin sonuna denir. Orta harfi “he” değil “ha”dır. Seher vakti, duaların kabul olduğu özel zaman dilimlerinden biridir.Bu sebeple seher vakti, sufîler dua ve niyaza ağırlık verirler. Seher vaktini uyanık olarak ihya edenlere…

Tasavvuf ve Tarikat

Sehliyye

Sehl et-Tüsterî’ye nispet edilen tasavvufî yol ve çevre için kullanılan ad. Kur’ân’a bağlılık, sünnete uyma, helâl lokma, günahlardan kaçınma ve sürekli tövbe bu çizgiye atfedilen başlıca ilkeler arasındadır.

Tasavvuf ve Tarikat

Sekil

Bektaşî tabiridir. Beştaşîlerin boyunlarına astıkları taşa, sekil adı verilir. Bu taş, şeriattan bir taş koparan, yani İslam’a aykırı davranışta bulunanlara asılırdı. Bektaşîler bunu şu espiri ile açıklarlar: Hz. Musa, bir taşa elbiselerini kor ve…

Tasavvuf ve Tarikat

Sekinet

1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün,…

Tasavvuf ve Tarikat

Sekizler

Gayb erenlerinden, veliler hiyerarşisi içinde yer alan sekiz evliya. Bunlara, kahır ve kuvvet ricali denir. Şiddetli ve hiddetli özelliğe sahiptirler, himmetleri etkilidir. Yöneldikleri ruhları etkileri altına alırlar, tasarruf etme güçleriyle tanınırlar. Bunlara hürmet edilmekle…

Tasavvuf ve Tarikat

Selâm Başı

Mevlevi tâbiridir. Mevlevi âyinleri dört selâm, yani dört fasıldan ibarettir. Bir faslın bitmesine, “selâm başı” denir. Dördüncü selamdan sonra şeyh, postundan bir kaç adım yürüyerek hırkası ile, yani kollarını açmadan sema ederdi. Ayrıca, beşinci…

Tasavvuf ve Tarikat

Selam Secdesi

Saygı maksadıyla, şer’î ölçüler içinde yere kapanma. Allah’tan başkasına yapılan bu secdelere, Kur’ândan örnekler şunlardır: 1. Meleklerin Allah’ın emri üzerine Hz, Adem’e secde etmesi(Bakara/34). 2. Hz. Yakub’un eşi ve onbir çocuğu ile birlikte Hz.…

Tasavvuf ve Tarikat

Selamet Vahdettedir

Kurtuluş, huzur birliktedir anlamında, Arapça bir ifâde. Bunun iki anlamı vardır: 1) Huzur, birliğe ermektedir. Her şeyde bir olan. kendisinden başka gerçek varlık bulunmayan Allah’ın gücünü, hikmetini, takdirini yaptıklarını görmekte ve bu birlikte, kendi…

Tasavvuf ve Tarikat

Selâmiyye

İslâmî se tarikatlerden 17. yüzyılda ortaya çıkan, Celvetiyye tarikatının Selâmî Ali Efendi (öl. 1103 / 1691)’ye nispet edilen bir kolunun adı ve bunun için kullanılan terim.

Tasavvuf ve Tarikat

Selâtin Şeyhliği

Selâtîn, Arapça bir kelime olup “Sultan”ın çoğuludur. Cuma günleri, namazdan sonra yapılan va’z görevine denir. Bunun yerine, “kürsü şeyhliği” ve “Cuma vaizliği” tâbirleri de kullanılmıştır. Minberde, hatibin okuduğu Arapça hutbeyi açıklamak üzere, bu görev…

Tasavvuf ve Tarikat

Selman

Sahabe-i Kiram’dan Hz. Selmân-ı Farisî ibn İslâm (r) için kısaca “Selmân” da denilir. Bazı sûfiyye tarikatlarında, dervişler, nefsi aşağılamak üzere, ellerinde keşkül (bir çeşit tabağı andırır kâse) ile halktan bir şeyler toplamaya giderlerdi ki…

72 / 159