KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Va'îd
Allahü teâlânın azâb yapacağına söz vermesi. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Şimdi, benim dünyâda ve âhirette va'îdimden korkanlara va'z-u nasîhat et! (Kâf sûresi: 45) Mekke müşriklerinden önceki kavimler, Peygamberlerini tekzîb ettiler ( yalanladılar ).…
→Kur’an ve TefsirVâhid (el-Vâhid)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Zâtında benzeri olmamakta tek olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: ( Habîbim! ) De ki: Allah her şeyin yaratıcısıdır. ( O'nun ortağı yoktur. ) O, Vâhid'dir. Kahhâr (…
→Kur’an ve TefsirVahy (vahiy)
Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını, peygamberlerine melek vâsıtasıyla veya vâsıtasız olarak bildirmesi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: O ( Muhammed aleyhisselâm ) boş şey söylemez. Yalnız vahyedileni söyler. (Necm sûresi: 3) Allahü…
→Kur’an ve TefsirVâkıa Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli altıncı sûresi. Vâkıa sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan altı âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyette geçen Vâkıa kelimesinden alır. Sûrede, kıyâmet ve âhiret hâllerinden, Cennet ve Cehennemden vb. konulardan bahs edilmektedir.…
→Kur’an ve TefsirVâkī
Koruyan, gözeten ve zarardan sakındıran. Allah’a nispet edildiğinde yaratılmışları koruyup gözeten anlamında kullanılan sıfatlardan biridir. Kelime, insanın fiilleri için kullanıldığında bir şeyi meydana gelmeden önce engelleyen veya zarara karşı tedbir alan kimseyi ifade eder.
→Kur’an ve TefsirVâsi' (el-Vâsi')
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Rahmeti, ilmi, kudreti, ihsânı ve nîmetleri her şeyi kuşatan ve her şeye kâfi olan, kudretinin ve ilminin nihâyeti olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ mülkün sâhibidir.…
→Kur’an ve TefsirVasiyet (I)
Bir kimsenin ölümünden sonra yerine getirilmek üzere malı, menfaati veya bir işi hakkında yaptığı hukukî tasarruf. Vasiyet mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz; terekenin belirli bir oranı, borçlar ve cenaze giderlerinden sonra hüküm doğurur. Mirasçıya vasiyet…
→Kur’an ve TefsirVasl-I Uryânî
Tasavvuf yolculuğunun sonunda Allahü teâlâya kavuşma hâli. Nihâyete erme. Vasl-ı uryânîde sâlik (tasavvuf yolcusu), vücûdunun her zerresi ile Allahü teâlâyı zikr eder. (İmâm-ı Rabbânî) Vasl-ı uryânî, nûrânî perdelerin tamâmen yanmasından sonradır. (İmâm-ı Rabbânî) Ben…
→Kur’an ve TefsirVedÛd
Sözlük anlam “Çok seven ve sevilen.” olan b söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah güzel isimleri)dan olup “Sa kullarını çok seven, güzel amel ri sebebiyle onlardan razı olan bundan dolayı onlara ihsan bulunan, aynı zamanda onlar t…
→Kur’an ve TefsirVerâ-Ül-Verâ
Ötelerin ötesi. Nasıl ve ne şekilde olduğu bilinmeyen. Allahü teâlânın nasıl olduğunun bilinemeyeceğini ve akıl ile anlaşılamayacağını, idrâk olunamayacağını ifâde eden dînî bir terim. Allahü teâlâ verâ-ül-verâdır. Hiçbir şeye benzemez. Nasıl olduğu anlaşılamaz. Akıl…
→Kur’an ve TefsirVesvese
Kuruntu, iskil. tas. Şeytan'ın ilkâı, kötü bir işin yapılması, iyi bir işin terk edilmesi veya geciktirilmesi veya eksik yapılması için Şeytan'ın insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin aşağı arzularına uymaya teşvik etmesi. İnsanın içine dört…
→Kur’an ve TefsirVeyl
Vay hâline, yazıklar olsun. 1. Bir kimse veya topluluğun işledikleri kötülükler sebebiyle karşılaşacakları azâbı, kötü hâlleri ve acınacak bir hâlde bulunduklarını ifâde eden bir söz. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ölçüde ve…
→Kur’an ve TefsirVilâyet-İ âmme
İslâmiyet'in yalnız sûretine uyanların kavuştuğu evliyâlık makâmı. Vilâyet-i âmmeye kavuşanlar tasavvuf yolunda ilerleyerek vilâyet-i hâssaya (seçilmiş olanların evliyâlığına) kavuşabilirler. (İmâm-ı Rabbânî)
→Kur’an ve TefsirVilâyet-İ Hâssa
Tasavvufta, nefsin îmân ve itâate geldiği ve bütün ibâdetlerin hakîkî ve kusursuz olduğu makam. Kulun dileği ve isteği sâdece sâhibi ve sâhibinin dileği olmalıdır. Başka hiçbir dileği bulunmamalıdır. Böyle olmazsa, kulluk bağını koparmış, kölelikten…
→Kur’an ve TefsirVilâyet-İ Kübrâ
Vehimden ve hayâlden kurtulma makâmı. Bu vilâyete, Vilâyet-i enbiyâ da denir.
→Kur’an ve TefsirVilâyet-İ Muhammediyye
Peygamber efendimizin kendine mahsûs vilâyetle birlikte bütün peygamberlerin vilâyetlerini (evliyâlık derecelerini) kendisinde toplamış olması. Vilâyet-i Mustafaviyye de denilir. Peygamberlerden birinin vilâyetine kavuşmak, Vilâyet-i Muhammediyye'nin bir parçasına kavuşmaktır. (Hâce Behâeddîn Buhârî)
→Kur’an ve TefsirVilâyet-İ Sugra
Vehimden ve hayâlden kurtulamadan ilerlenen evliyâlık yolu. Buna Vilâyet-i evliyâ da denir. Vilâyet-i sugrada, vehmden ve hayâlden kurtuluş yoktur. Vilâyet-i kübrâda vehmden ve hayâlden kurtuluş vardır. (İmâm-ı Rabbânî)
→Kur’an ve TefsirVücûh İlmi
Kur'ân-ı kerîmin çeşitli okunuş şekillerini bildiren ilim.
→Kur’an ve TefsirVücûh Şirketi
Sermâyesiz olup, halk arasında emniyet ve îtibârları ile veresiye alıp-satmak üzere kurulan şirket. Vücûh şirketinde kâr, malın helâki veya ziyandaki tazmin nisbeti şartına göre taksim edilir. Kâr nisbeti, tazmin nisbetinden başka olamaz. (Mecelle) Vücûh…
→