KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Rabbenâ Lekel Hamd
"Ey Rabbimiz sana hamd olsun" mânâsına namazda rükûdan doğrulunca okunması sünnet olan söz. Peygamber efendimiz cemâatle namaz kılarken; "Semiallahü limen hamideh" yâni Allahü teâlâ kendisine hamd edenin hamdini işitir, kabûl eder" deyince, ilk safta…
→İbadet ve FıkıhRagîbet
İhsân ve ikrâm. Çoğulu regâibdir. Receb-i şerîfin ilk Cumâ gecesine Regâib gecesi denir. Çünkü Allahü teâlâ bu gecede, mü'min kullarına rağibetler yapar. O gece yapılan duâ, namaz, oruç, sadaka gibi, ibâdetlere kat kat sevâb…
→İbadet ve FıkıhRahîm (er-Rahîm)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Âhirette yalnız müslümanlara acıyan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: ... Şüphesiz ki, Allahü teâlâ Gafûrdur, Rahîmdir. (Zümer sûresi: 53) ... Ben ziyâdesi ile tövbe kabûl…
→İbadet ve FıkıhRahmân (er-Rahmân)
"Dünyâda dost olsun düşman olsun, lâyık olsun olmasın, mü'min olsun kâfir olsun bütün yaratıklara rızık ve sayısız nîmetler veren" mânâsında Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Rahmânın…
→İbadet ve FıkıhRamazan Bayramı
Türk-İslâ kültüründe oruç ayı olan ram zan günlerinin sonunda kut nan bayram günleri
→İbadet ve FıkıhRavda-İ Mutahhera
Temiz bahçe. Medîne-i münevveredeki Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mescidinin içinde bulunan ve Peygamber efendimizin kabr-i şerîfi ile mescidin o zamanki minberi arasında kalan 26 m. uzunluğundaki mübârek yer. Ravda-i mukaddese, Ravda-i mübâreke…
→İbadet ve FıkıhRâzı
Memnûn, hoşnûd olan. (Bkz. Rızâ) Kendisinden kocası râzı olduğu hâlde ölen her müslüman kadın Cennet'e girer. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Namazlarını vakitleri gelince hemen kılanlardan Allahü teâlâ râzı olur. Vakitlerinin sonlarında kılanları da affeder. (Hadîs-i şerîf-Eşi'at-ül-Leme'ât)…
→İbadet ve FıkıhReceb Ayı
Hicrî ayların yedincisi ve mübârek üç ayların birincisi. Receb, Allahü teâlânın ayıdır. Receb ayına ikrâm edene, saygı gösterene, Allahü teâlâ dünyâda ve âhirette ikrâm eder . (Hadîs-i şerîf-Gunyet-üt-Tâlibîn) Receb'in ilk Cumâ gecesini ihyâ edene…
→İbadet ve FıkıhRegâib Nemazı
Receb ayının ilk Cumâ gecesi olan Regâib gecesinde kılınan nâfile namaz. Regâib, Berât ve Kadir gecesi namazını cemâatle (toplu olarak) kılmak mekrûhtur. Peygamber efendimiz böyle yapmamıştır ve yapın diye emir buyurmamıştır. (İmâm-ı Rabbânî)
→İbadet ve FıkıhRehn (rehin)
Bir sebebden dolayı bir şeyi habsetmek, alıkoymak; ödenecek mal karşılığında bir malı, alacaklıda veya başka emin bir kimse elinde emânet bırakmak. İpotek etmek. Rehn ancak mal borcu için verilir ve zor ile alınmaz. Rehn…
→İbadet ve FıkıhReml (remel)
Hac ibâdeti yerine getirilirken, tavâfın (Kâbe'nin etrâfında dönmenin) ilk üçünde, erkeklerin kısa adımlarla, omuzları silkerek, çalımlı yürümeleri. Reml, haccın sünnetlerindendir. Resûlullah efendimiz, Mekke'yi feth edip Kâbe'yi tavâf esnâsında, Eshâbı (arkadaşları) ile birlikte reml yaparak…
→İbadet ve FıkıhRemy-İ Cimâr
Hac ibâdeti esnâsında Kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Minâ'da bulunan ve Cemre adı verilen taş yığınlarına nohut büyüklüğündeki taşları atmak. Buna şeytan taşlama da denilmektedir. Remy-i cimâr haccın vâciblerindendir. Kurban Bayramı…
→İbadet ve FıkıhResûl-Üs-Sakaleyn
İnsanlara ve cinne peygamber olarak gönderilen Muhammed aleyhisselâm. Rivâyet olunur ki, Mekke'de bir ağaç, Resûl-üs-sakaleyn'in önüne gelip; "Yâ Resûlallah! Cinnîlerden bir cemâat sizinle görüşmeye gelmişler. Hüsûn denilen yerde bekliyorlar" dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki:…
→İbadet ve FıkıhRevâtib Sünnetler
Peygamber efendimizin beş vakit namazın farzından önce veya sonra devamlı kıldığı müekked sünnetler. Revâtib sünnetler, sünnet-i hüdâ olup, bunlar İslâm dîninin şiârıdır (alâmetidir). Bu ümmete mahsusturlar. (Abdülganî Nablüsî) Revâtib sünnetler nâfile niyeti ile veya…
→İbadet ve FıkıhRezîl
Alçak, îtibârsız. Allah için tevâzû edeni, Allahü teâlâ yükseltir. Kim de kibirlenirse, Allahü teâlâ rezîl eder. ( Hadîs-i şerîf-Berîka) Cehennem'den kurtulmak isteyen, helâl ve haramları iyi öğrenmeli, haramdan kaçınmalıdır. Allahü teâlânın yasak ettiği şeylerden…
→İbadet ve FıkıhRezzâk (er-Rezzâk)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her yarattığı ve rızık vereceği mahlûkunun rızkını yaratıcı ve ulaştırıcı ve o rızık ile faydalanma sebeblerini hazırlayan ve rızık gönderen Allahü teâlâ. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Şüphesiz…
→İbadet ve FıkıhRıdâ' (radâ')
Süt emme çağında yâni iki buçuk yaşından küçük bir çocuğun bir kadının memesinden süt emmesi veya bir kadının sütü bir vâsıta ile çocuğun mîdesine gitmesi. Evlenmede nesebden (soydan) haram olanlar, rıdâ'dan da haram olur.…
→İbadet ve FıkıhRıdvân Bi'âtı
Muhammed hac yapmak üzere Hicret’in yıhnda kendisine b h bir grup Müslüman Ue M ke’ye giderken önünün kesilm si üzerine yanında bulunan Müslüman grup Hz. Peyga ber’e ve İslâm’a sadık kalacak 567 ribbiyyûn n…
→İbadet ve FıkıhRıtl
130 dirhem-i şer'îlik (436.8 gram) bir ağırlık ölçüsü birimi. Abdestte ve gusülde, lüzûmundan fazla su kullanmak isrâf olup, haramdır. Sekiz rıtl su ile sünnete uygun gusledilebilir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, bir müd (875…
→İbadet ve FıkıhRızk (rızık)
Allahü teâlânın takdir ettiği maddî ve mânevî nîmet, kısmet. Yiyecek, içecek, giyecek ve barınacak yer. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Dünyâdaki maddî ve mânevî bütün rızıklarını aralarında taksim ettik. (Zührûf sûresi :…
→İbadet ve FıkıhRibe'n-Nesîe
Gecikme ribâsı. Bir cinsten olan iki şeyin birini, diğeri karşılığında veresiye olarak satmak veya başka başka cinslerden olup; ağırlık, hacim veya uzunluk ölçüsüyle yâhut belirli ölçülerde olup, sayıyla alınıp satılan iki şeyi veresiye değişmek.…
→İbadet ve FıkıhRîbıta-İ Telebbüssiye:
Râbıta yaparken kendisini, velînin şeklinde, kıyâfetinde görmek ve düşünmek. Kur'ân-ı kerîm okurken ve dinlerken, ders, vâz dinlerken, namaz kılarken ve her ibâdeti işlerken râbıta-ı telebbüsiyye yapmak ibâdetlerden lezzet almaya sebeb olur. (Abdülhakîm Arvâsî)
→İbadet ve FıkıhRub'-I Dâire
Namaz vakitlerinin hesaplanmasında, yükseklik ölçülmesinde ve bâzı trigonometrik hesapların yapılmasında kullanılan el âleti. Bâzı geometrik şekillerden ibâret olup, dörtte bir dâire şeklinde tahta üzerine şekiller işlendiği için buna Rub'-ı dâire tahtası da denilmiştir. Rub'-ı…
→İbadet ve FıkıhRuhsat
Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde ifa ederler. Onun…
→İbadet ve FıkıhRü'yet-İ Taksîr
Kendini günâhkâr ve kabahatli, kusurlu görmek, kendini suçlamak. Namaz içinde uyulması gereken şartlar; ihlâs (amelinde samîmi olmak), tefekkür, havf(Allahü azîm-üş-şândan korkmak), recâ (Allahü azîm-üş-şânın rahmetini ummak), rü'yet-i taksîr ve mücâhede (nefs ve şeytanla mücâdele)dir.…
→İbadet ve FıkıhRükn
1.Bir şeyin bir parçasını veya bütününü meydana getiren şey. İnanılacak şeyleri kalb ile tasdîk (kabûl) îmânın aslî (temel) rüknüdür. Kalb ile tasdîk olmazsa îmân olmaz. Tehdîd altında bulunanın dil ile îmânını söylememesi onun îmânına…
→İbadet ve FıkıhRükn-İ Hacer-Ül-Esved
Kâbe'de Hacer-ül-esved'in bulunduğu köşe. Tavâfa (Kâbe'nin etrâfında dönmeye), Rükn-i Hacer-ül-esved'den başlamak ve burada bitirmek, haccın sünnetlerindendir. (İbn-i Âbidîn) Resûlullah efendimiz, Rükn-i Hacer-ül-esved ile Rükn-i Yemânî'nin karşısına geldiği vakit, her tavâfta (her dönüşte), istilâm yapmayı…
→İbadet ve FıkıhRükn-İ Yemânî
Kâbe'nin Yemen tarafında olan köşesi. Rükn-i Yemânî'den geçerken, mutlaka Cebrâil'in, onun üzerinde durduğunu ve istilâmda (selâmda) bulunanlar için af dilediğini görürüm. (Hadîs-i şerîf-Ahbâru Mekke) Peygamber efendimiz, Rükn-i Yemânî'de istilâm yapar (bu rüknü selâmlar) ve…
→