KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Iyd-I Edhâ
Kurban bayramı. Kamerî seneye göre Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci ve on üçüncü günleri. Iyd-ı edhâda bayram namazına giderken "Allahü ekber Allahü ekber, lâ ilâhe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillâhi'l-hamd"…
→İbadet ve Fıkıhİ'tikâd (îtikâd)
Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem), Allahü teâlâ tarafından, bildirdikleri şeylerin hepsine inanma veya inanılacak şeyler. (Bkz. Îmân) Allahü teâlânın bildirdiği her din iki kısımdır. Biri, kalb ile inanılması lâzım olan bilgiler, diğeri beden…
→İbadet ve Fıkıhİ'tikâf (îtikâf)
İbâdet niyetiyle câmide bir müddet bulunmak. Îtikâf, nezr (adak) olursa vâcib, Ramazan ayının son on gününde sünnet, bunların dışında herhangi bir zamanda namaz kılmayı beklemek, göz-kulak günâh işlemesin niyetiyle mescidde bulunmak ise müstehâbdır (sevâbdır).…
→İbadet ve Fıkıhİbâdet-İ Bedeniyye
Beden ile yapılan ibâdetler. Namaz, ibâdet-i bedeniyye olduğundan başkası yerine kılınamaz. Herkesin kendisi kılması lâzımdır. Ağır hasta ve çok ihtiyâr kimse, namaz yerine fakire fidye (bedel, belli miktarda mal veya para) veremez. Hâlbuki, oruc…
→İbadet ve Fıkıhİbâhî
Haramları mübah (serbest) sayan sapık İbâhiyye fırkasına mensûb olan kimse. (Bkz. İbâhiyye)
→İbadet ve Fıkıhİbâret-İnass
Mânâya delâleti bakımından lafzın dört kısmından biri. Nassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) yalnız ibâresinden anlaşılan mânâya delâlet etmesi. Nûr sûresi yüz yirmi dördüncü âyet-i kerîmesinde meâlen; "Namaz kılın, zekât verin" buyrulmaktadır. Burada ibâret-i…
→İbadet ve Fıkıhİbdâd
Ezân-ı Muhammedî okunduğu zaman, her işi terk edip, cemâatle namaz kılmağa gitmek. Namazın kemâl mertebesinde (en güzel ve tam şekliyle) kabûl olmasının şartları; haramlardan sakınmak, huşû (Allahü teâlâdan korkmak), takvâ (Allahü teâlâdan korkup haramlardan…
→İbadet ve Fıkıhİbrâhim Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Ey Resûlüm! ) Kitabda ( Kur'ân-ı kerîmde ) İbrâhim'in kıssasını anlat. Çünkü o sıddîk ( doğruluğu tam ) bir peygamber idi...…
→İbadet ve Fıkıhİcâbet Etmek
1. Kabûl etmek. Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, dâvetine icâbet etmek, aksırıp elhamdülillah deyince, yerhamükellah diyerek cevâb vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim) 2. Allahü teâlânın duâları kabûl…
→İbadet ve Fıkıhİctihâd
İnsan gücünün yettiği kadar zahmet çekerek, çalışma. Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan işlerin hükümlerini açıkça bildirilenlere benzeterek meydana çıkarma. (Bkz. Müctehid) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, hazret-i Muâz bin Cebel'i, Yemen'e…
→İbadet ve Fıkıhİfsâd
Bozmak, fitne, karışıklık çıkarmak, bozgunculuk yapmak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ ifsâd edenleri sevmez. (Mâide sûresi: 64) Sarı sabır maddesi balı ifsâd ettiği gibi, kızgınlık da îmânı bozar. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)…
→İbadet ve Fıkıhİftirâ
Yapmadığı hâlde kötü bir işi birisine yükleme, yalan yere birisine suç isnat etme gösterme. Birine suç atma, bühtân. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Bak, Allah'a karşı nasıl olmadık yalan ve iftirâ ederler.…
→İbadet ve Fıkıhİftitâh Tekbîri
Başlama tekbîri. Namazın evvelinde "Allahü ekber" demek. Buna Tahrîme tekbîri de denir. Bir gün Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem namaz kılarken bir kimse sabah namazında iftitâh tekbîrine yetişemedi. Bir köle âzâd etti (serbest bıraktı).…
→İbadet ve Fıkıhİğtisâl
Gusl (boy) abdesti almak. Ağız ve burun dâhil bütün vücûdu hiç kuru yer kalmayacak şekilde baştan ayağa yıkamak. (Bkz. Gusl) Abdestte ve iğtisâlde lüzûmundan fazla su kullanmak, isrâf olup, haramdır. (Tahtâvî)
→İbadet ve Fıkıhİhtikâr
İnsan ve hayvan için lüzumlu gıdâ maddelerini şehre girmeden yâhut girince halka satılmadan toplayıp, stok edip, pahalandığı zaman satmak. Bir kimse gıdâ maddelerini kırk gün ihtikâr ederse, Allahü teâlâ ona darılır. O, Allahü teâlâyı…
→İbadet ve Fıkıhİhtiyâç
Ruh ve nafaka (yeme, içme, barınma) için ve bedeni sıkıntıdan korumak için lâzım olan şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Yerde olan her şeyi sizin ihtiyâcınızı karşılamak için yarattım. (Bekara sûresi: 28) Ümmetimden bir…
→İbadet ve Fıkıhİhtiyât
Dîne uygun olmayan bir işi yapma şüphesinden kurtulmak için, tedbirli hareket etme. Hanefî mezhebi âlimlerinin çoğuna göre (sabahleyin) ufkun bir yerinde beyazlık başlayınca, (imsak vakti) olup, oruca başlanır. Bundan (6-10 dakika) sonra beyazlık ufk…
→İbadet ve Fıkıhİkrâz
Borç verme, ödünç verme. Bir kimsenin nakid para, hacim ölçüsü ile alınıp satılan malını, daha sonra mislini (benzerini) almak üzere bir şahsa vermesi. (Bkz. Borç ve Karz-ı Hasen)
→İbadet ve Fıkıhİlm (ilim)
Bir şeyi hakkıyla bilmek, anlamak. Cehlin zıddı. 1. Allahü teâlânın subûtî sıfatlarından. Her şeyi bilmesi. Allahü teâlânın sıfatları, işleri, kendi gibi akılla anlaşılmaz ve anlatılamaz. İnsanların sıfatlarına, işlerine hiç benzemez ve uymaz. On sekiz…
→İbadet ve Fıkıhİlm-İ Fıkıh
Dînimizin emir ve yasaklarını bildiren ilim. (Bkz. Fıkıh)
→İbadet ve Fıkıhİlm-İ Nahv
Arabî cümle bilgisi. Kelimelerin cümle içindeki yerlerini ve buna göre sonlarının aldığı durumlardan (harekelerden) bahseden ilim. İlimlerden bir kısmı diğer ilimlere bir mukaddime (başlangıç) olup, o ilimleri elde etmeğe birer âlet, vâsıta durumundadırlar. Lugat…
→İbadet ve Fıkıhİlm-İ Usûl-İ Fıkıh
Fıkıh bilgilerinin âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden nasıl çıkarıldığını öğreten ilim.
→İbadet ve Fıkıhİlticâ
Sığınma. Teheccüd (gece namazı) ve sabah namazlarına uyanmak isteyen, yatsı namazını kılınca hemen yatmalı, gece, boş şeylerle uykusuz kalmamalıdır. Teheccüd zamânında tövbe istiğfâr etmek, Allahü teâlâya ilticâ etmek, yalvarmak, günâhlarını düşünmek, ayıplarını, kusurlarını hatırlamak,…
→İbadet ve Fıkıhİmâm-ı Âzam
“En büyük imam” anlamındaki unvan. Hanefî mezhebinin imamı Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit için kullanılır. Ebû Hanîfe 8. yüzyılda Kûfe’de yaşamış; fıkıh düşüncesi öğrencileri Ebû Yûsuf ve Muhammed eş-Şeybânî başta olmak üzere sonraki Hanefî…
→İbadet ve Fıkıhİmâm-I Mâlik
Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Mâlikî mezhebinin reîsi. İmâm-ı Mâlik hazretleri Tebe-i tâbiîndendir. İsmi, Mâlik bin Enes, künyesi, Abdullah'tır. 711 (H.93 veya 95) senesinde Medîne'de doğdu. 795 (H. 179)'da yetmiş altı yaşında…
→İbadet ve Fıkıhİmâm-I Şâfiî
Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Şâfiî mezhebinin reîsi. İsmi, Muhammed bin İdrîs bin Abbâs bin Osman bin Şâfiî bin Saîb'dir. Soyca Kureyş kabîlesine dayanıp, anne ve baba tarafından Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi…
→İbadet ve Fıkıhİmâm-Ia'zam Ebû Hanîfe
Ehl-i sünnet ve'l-cemâatın ameldeki dört mezhebinden biri. Hanefî mezhebinin kurucusu. İsmi Nûmân bin Sâbit bin Zütâ'dır. Ebû Hanîfe künyesiyle ve İmâm-ı a'zam lakabıyla meşhûr olmuştur. 699 (H. 80) senesinde Kûfe'de doğdu. 767 (H. 150)…
→İbadet ve Fıkıhİmsâk Vakti
Oruca başlama zamânı. Ufkun bir yerinde beyazlığın başladığı vakit. Bundan (6-10) dakika sonra beyazlık ufk üzerinde ip gibi yayılınca sabah namazının vakti başlar. Orucun farzı üçtür. 1- Niyet etmek. 2- Niyetin ilk ve son…
→İbadet ve Fıkıhİnnâ Lillahve İnnâ İleyhi Râci'ûn
Belâ ve musîbet gelince veya kötü bir haber duyunca okunan, Bekara sûresinin; " Biz Allahü teâlânın kullarıyız ( vefât ettikten sonra diriltilip yine ) O'na döneceğiz " meâlindeki yüz elli altıncı âyet-i kerîmesi. (Bkz.…
→İbadet ve Fıkıhİntihâr
Kendini öldürme. Bir kimse bir demirle intihâr etse, Cehennem'de ebedî olarak demiri elinde karnını dürter durur. Bir kimse zehir içerek intihâr etse, Cehennem'de ebedî olarak onu içer durur. Bir kimse de kendisini uçurumdan atarak…
→İbadet ve Fıkıhİrtidâd
Dinden çıkma. Müslüman iken, İslâm dînini terk etme. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı ( iyi ) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir.…
→İbadet ve Fıkıhİsfâr
Sabah namazını ortalık aydınlanıncaya kadar geciktirmek. Sabah namazını isfâr ediniz. Bunun ecri, sevâbı çoktur. (Hadîs-i şerîf-Nasb-ur-Râye) Sabah namazını her mevsimde isfâr etmek, müstehabdır. Bu geciktirmeler, hep cemâat ile kılanlar içindir. Evinde yalnız kılan, her…
→İbadet ve Fıkıhİsfirâr-I Şems Vakti
Güneşin sararması vakti. Tozsuz, dumansız, berrak bir havada güneş ışığının geldiği yerlerin veya kendisinin bakacak kadar sararmaya başlamasından (güneşin alt kenarının görünen ufuktan bir mızrak boyu yükseklikte olduğu vakitten) güneş batıncaya kadar geçen zaman.…
→İbadet ve Fıkıhİshâk Aleyhisselâm
Şam ve Filistin ahâlisine (halkına) gönderilen peygamberlerden. İbrâhim aleyhisselâmın ikinci oğlu olup, annesi hazret-i Sâre'dir. İbrâhim aleyhisselâmın dînini insanlara tebliğ etti. İsmi, Kur'ân-ı kerîmde on yedi yerde bildirilmiştir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu…
→İbadet ve Fıkıhİskât Ve Devr
Müslüman bir kimsenin ölünce, namaz, oruç ve diğer bâzı borçlarından kurtulması için yapılan muâmele. (Bkz. Devr) Tutulmamış oruçların ve ölüm hastalığına yakalanmış bir kimsenin kazâ edemediği namazları için iskât ve devr yapmanın lâzım olduğunda…
→İbadet ve Fıkıhİslâm âlimi
Dînî ilimleri bütün incelikleri ile zamânın fen bilgilerini de lüzûmu kadar bilen âlim. (Bkz. Âlim) Emr-i ma'rûfu (iyiliği emr) ve nehy-i münkeri (kötülükten menetmeyi) el ile yapmak hükûmet adamlarına, dil ile yapmak İslâm âlimlerine,…
→İbadet ve Fıkıhİslâmın şartı
İslâm’m temel ilkelerinden olan “farz” (bk. bu madde) ın şartları arasında yer alan ve beş şartı veya farzı ifade eden terim. Bu şartlar, “savm” (bk. bu madde), yani ramazan orucu tutmak, “salât” (bk. bu…
→İbadet ve Fıkıhİsmâil Aleyhisselâm
Yemen'den gelip Mekke ve civârına yerleşen Cürhüm kabîlesine gönderilen peygamber. Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Peygamber efendimizin dedelerindendir. Cürhüm kabîlesine peygamber olarak gönderildi. İbrâhim aleyhisselâmın oğludur. Annesi Hacer Hâtun'dur. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen…
→İbadet ve Fıkıhİsrâîloğulları
Bir ismi de İsrâil olan Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlunun soyundan gelenler. (Bkz. Benî İsrâil) Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Ey İsrâiloğulları! Size ihsân ettiğim bunca nîmetlerimi hatırlayın! ( Peygambere îman husûsundaki tavsiyemi yerine…
→İbadet ve Fıkıhİstihare
i ar. Hayır dilemek. 2. Bir iş konusunda, hayırlı olanı göster- | İstikamet 10 te mesini Allah'tan niyaz etmek, ondan bir işaret beklemek. Bunun çeşitli yolları geliştirilmiştir; bunlardan birisi Kur’ân'ı rastgele açıp bir ayet…
→İbadet ve Fıkıhİstihâza
Kadınlarda âdet ve lohusalık dışında gelen ve oruç ile namaza mânî olmayan kan. Hanefî mezhebinde, üç günden (72 saattan) beş dakika bile az olan ve yeni başlayan için on günden çok sürünce, onuncu günden…
→İbadet ve Fıkıhİstimnâ
El ile menîyi dökme, masturbasyon. El ile istimnâ, zevk için olursa haramdır. Ta'zîr olunur. Sükûnet bulmak için câiz, zinâ tehlikesi olursa vâcib olur. (İbn-i Âbidîn) Günâhların hepsi, Allahü teâlânın emrini yapmamak olduğundan büyüktür. Fakat…
→İbadet ve Fıkıhİstincâ
Önden ve arkadan necâset çıkınca bu yerleri yıkamak, temizlemek. Başkasının yanında avret yerini açmadan su ile istincâ yapamayan kimse, pislik fazla olsa bile su ile istincâdan vazgeçer. Avret yerini açmaz. Namazı öyle kılar. Açarsa…
→İbadet ve Fıkıhİstinkâ
İstincâdan sonra, hiçbir pislik kalmadığına kalbde kuvvetli bir kanâat hâsıl olması. Erkeklerin, idrârını yaptıktan sonra istinkâ etmedikçe abdeste başlaması câiz olmaz. (Muhammed Zihni Efendi)
→İbadet ve Fıkıhİstinşâk
Abdest ve boy abdesti (gusül) alırken burna su çekme. On şey sünnettir: Bıyığı kısaltmak, sakalı uzatmak, misvâk kullanmak, mazmaza ( abdestte ağıza su almak ), istinşâk, tırnak kesmek, ayak parmaklarını yıkamak, koltuk altını temizlemek,…
→İbadet ve Fıkıhİstişâre
Danışma, mühim bir iş için güvenilir birisiyle fikir alış-verişinde bulunma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Uhud harbinde sen, Allahü teâlâdan gelen bir merhâmetle onlara yumuşak davrandın. Eğer katı yürekli olsaydın elbette onlar…
→İbadet ve Fıkıhİşâ-İ Evvel
Yatsının ilk vakti. Batıdaki mer'î (görünen) ufuk hattı üzerinde, kırmızılığın kaybolması ile başlayan vakit. Güneşin üst kenarının ufk-ı mer'î altında, on yedi derece yüksekliğe indiği vakit. Yatsı namazının vakti, İmâmeyn'e (İmâm-ı Ebû Yûsuf ile…
→İbadet ve Fıkıhİştibâk-Ün-Nücûm
Güneş battıktan sonra, yıldızların çoğunun görünmesi, yâni güneşin arka kenârının, şer'î ufuk altına on derece irtifâ'a (yüksekliğe) inmesi. Akşam namazını, vaktin evvelinde kılmak sünnettir. İştibâk-ün-nücûm vaktinden sonraya bırakmak haramdır. Hastalık ve seferî (yolcu) olmak…
→İbadet ve Fıkıhİtâ'at
Söz dinleme, boyun eğme, emre göre hareket etme. Sözünden çıkmama. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki: Allahü teâlâya ve O'nun peygamberlerine itâat edenler, âhirette Peygamberlere ve sıddıklara ve şehîdlere ve sâlihlere verilen nîmetlere ortak olacaklardır.…
→İbadet ve Fıkıhİttikâ
Allahü teâlâdan korkma, haramlardan, günâhlardan sakınma. (Bkz. Takvâ) Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Küçük hatâlar müstesnâ günâhların büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçınanlara gelince; muhakkak Rabbin mağfireti bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı…
→İbadet ve Fıkıhİztibâ (idtıbâ)
Hac ve ömre ibâdetlerinde erkeklerin giydikleri dikişsiz iki parçadan meydana gelen ihramın üst parçasının bir ucunu sağ koltuk altına alıp diğer ucunu sol omuz üzerine atmak. İztibâ erkeğe sünnettir. (Mehmed Zihnî Efendi)
→