Ara
Menü
ذ

İnnâ Lillahve İnnâ İleyhi Râci'ûn

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-9335
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Belâ ve musîbet gelince veya kötü bir haber duyunca okunan, Bekara sûresinin; &quot; Biz Allahü teâlânın kullarıyız ( vefât ettikten sonra diriltilip yine ) O'na döneceğiz &quot; meâlindeki yüz elli altıncı âyet-i kerîmesi. (Bkz. İstirca')</p><p>Bir belâ gelince; &quot;İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; demek yalnız bu ümmete mahsûs bir ihsândır. Geçmiş ümmetlerden hiç birisine verilmemiştir. Yoksa Yâkûb aleyhisselâm, Yûsuf aleyhisselâmın ayrılığı musîbeti başına gelince; &quot;Ey Yûsuf'un firâkıyla (ayrılığı ile) beni kaplayan hüzün ve hasretim&quot; demez; &quot;İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; derdi. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)</p><p>Abdullah bin Abbâs'ın kızı öldüğünde &quot;İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; dedikten sonra; &quot;Bu mahrem idi, Allahü teâlâ bunu örttü, yardıma muhtâc idi, himâyesine aldı; bizim için de bir mükâfât idi onu bizden önce gönderdi&quot; dedi. İki rek'at namaz kıldıktan sonra, Allahü teâlânın; &quot; Sabır ve namaz ile yardım isteyin &quot; (Bekara sûresi 45) meâlindeki emrini yerine getirdik&quot; dedi. (İmâm-ı Gazâlî)</p><p>Namazda kötü habere &quot;İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; demek namazı bozar. Bunu, namaz dışında söylemek, sünnettir. (Alâüddîn Haskefî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10409
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Belâ ve musîbet gelince veya kötü bir haber duyunca okunan, Bekara sûresinin; &quot; Biz Allahü teâlânın kullarıyız ( vefât ettikten sonra diriltilip yine ) O'na döneceğiz &quot; meâlindeki yüz elli altıncı âyet-i kerîmesi. (Bkz. İstirca')</p><p>Bir belâ gelince; &quot;İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; demek yalnız bu ümmete mahsûs bir ihsândır. Geçmiş ümmetlerden hiç birisine verilmemiştir. Yoksa Yâkûb aleyhisselâm, Yûsuf aleyhisselâmın ayrılığı musîbeti başına gelince; &quot;Ey Yûsuf'un firâkıyla (ayrılığı ile) beni kaplayan hüzün ve hasretim&quot; demez; &quot;İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; derdi. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)</p><p>Abdullah bin Abbâs'ın kızı öldüğünde &quot;İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; dedikten sonra; &quot;Bu mahrem idi, Allahü teâlâ bunu örttü, yardıma muhtâc idi, himâyesine aldı; bizim için de bir mükâfât idi onu bizden önce gönderdi&quot; dedi. İki rek'at namaz kıldıktan sonra, Allahü teâlânın; &quot; Sabır ve namaz ile yardım isteyin &quot; (Bekara sûresi 45) meâlindeki emrini yerine getirdik&quot; dedi. (İmâm-ı Gazâlî)</p><p>Namazda kötü habere &quot;İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn&quot; demek namazı bozar. Bunu, namaz dışında söylemek, sünnettir. (Alâüddîn Haskefî)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Belâ ve musîbet gelince veya kötü bir haber duyunca okunan, Bekara sûresinin; " Biz Allahü teâlânın kullarıyız ( vefât ettikten sonra diriltilip yine ) O'na döneceğiz " meâlindeki yüz elli altıncı âyet-i kerîmesi. (Bkz. İstirca')

Bir belâ gelince; "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn" demek yalnız bu ümmete mahsûs bir ihsândır. Geçmiş ümmetlerden hiç birisine verilmemiştir. Yoksa Yâkûb aleyhisselâm, Yûsuf aleyhisselâmın ayrılığı musîbeti başına gelince; "Ey Yûsuf'un firâkıyla (ayrılığı ile) beni kaplayan hüzün ve hasretim" demez; "İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn" derdi. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)

Abdullah bin Abbâs'ın kızı öldüğünde "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn" dedikten sonra; "Bu mahrem idi, Allahü teâlâ bunu örttü, yardıma muhtâc idi, himâyesine aldı; bizim için de bir mükâfât idi onu bizden önce gönderdi" dedi. İki rek'at namaz kıldıktan sonra, Allahü teâlânın; " Sabır ve namaz ile yardım isteyin " (Bekara sûresi 45) meâlindeki emrini yerine getirdik" dedi. (İmâm-ı Gazâlî)

Namazda kötü habere "İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râci'ûn" demek namazı bozar. Bunu, namaz dışında söylemek, sünnettir. (Alâüddîn Haskefî)

Sözlüğe dön ←