Kavramın dolaşımı aidiyet değildir Velâyet, kutub, insan-ı kâmil ve halife gibi tasavvufî kavramların siyasî metinlerde kullanılması, her müellif veya padişahın belirli bir tarikata intisap ettiğini göstermez. Kavram aktarımı ile kurumsal silsile ayrı tutulur. Sultan ve mânevî otorite XVI. yüzyıl metinlerinde ideal hük
Kavramın dolaşımı aidiyet değildir
Velâyet, kutub, insan-ı kâmil ve halife gibi tasavvufî kavramların siyasî metinlerde kullanılması, her müellif veya padişahın belirli bir tarikata intisap ettiğini göstermez. Kavram aktarımı ile kurumsal silsile ayrı tutulur.
Sultan ve mânevî otorite
XVI. yüzyıl metinlerinde ideal hükümdar adalet, hikmet, cömertlik ve ilâhî teyit diliyle anlatılır. Sûfî kozmoloji bazen sultanın düzen kurucu rolünü açıklayan mecaz ve teori kaynağı olur; aynı metin hükümdarın bir şeyhe bağlılığını kanıtlamayabilir.
Nasihat ve sınır
Sûfî, âlim ve bürokratların kaleme aldığı siyaset metinleri hükümdara adalet, nefs terbiyesi ve kamu sorumluluğu üzerinden seslenir. Bu öğüt dili, menkıbe, hilâfet iddiası ve resmî hukuk metniyle karıştırılmaz.