HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Tarihî şahsiyet ve kaynakların sınırı
Seyyid Ali Sultan, daha çok Kızıl Deli adıyla anılan ve XIV. yüzyılın sonları ile XV. yüzyılın başlarında Dimetoka çevresinde yaşayan bir Rumeli gazi-dervişidir. Hayatı hakkındaki geç dönem velâyetnâmeleri onu Horasan erenleri, Hacı Bektaş Velî ve Osmanlı fetihleriyle geniş bir menkıbe örgüsü içinde anlatır. Bu anlatılar Bektaşî hafızasının önemli parçalarıdır; ancak içlerindeki her ayrıntı çağdaş tarih belgesi gibi okunamaz.
Dimetoka'daki tekke ve derbend
Kızıl Deli deresi çevresinde, Dimetoka yakınındaki Darıbükü mevkiinde bir derbend ve tekke kurduğu anlaşılır. Merkez, yol güvenliği ve yolcu hizmetiyle bağlantılı bir zâviye olarak gelişti; çevresindeki arazi ve köy gelirleri sayesinde kalıcı bir vakıf düzenine kavuştu. Yıldırım Bayezid'in 804/1402 tarihli temlik kaydı Darıbükü, Büyükviran ve Tıfulluviranı adlı yerlerle bu irşad merkezinin bağını gösterir. Musa Çelebi devrindeki yenileme belgesi ise Seyyid Ali Sultan'ın 815/1412 yılında hayatta bulunduğunu doğrular.
Vefâî-Kalenderî zemin ve Bektaşî hafızası
Erken dönemdeki çevresi, Rumeli fetihlerine katılan Vefâî ve Kalenderî gazi-derviş toplulukları içinde değerlendirilir. Onu yaşadığı çağda bütünüyle teşkilâtlanmış bir Bektaşî tarikatının mensubu gibi göstermek tarih bakımından erkendir. Buna karşılık sonraki Bektaşî geleneği Kızıl Deli'yi kendi kurucu hafızasının merkezine almış; dergâhını büyük pîr evlerinden biri saymış ve ona meydandaki on iki hizmet postundan aşçı postunu nispet etmiştir.
Balım Sultan ve dergâhın sonraki tarihi
Balım Sultan'ın Kızıl Deli Dergâhı çevresinde yetişmesi, erken Rumeli dervişliği ile XVI. yüzyılda belirginleşen Bektaşî teşkilâtı arasındaki en güçlü bağlardan biridir. Bu sebeple dergâh yalnız yerel bir ziyaretgâh değil, Balkan Bektaşîliğinin silsile, erkân ve hafıza merkezlerinden biri oldu. Seyyid Ali Sultan'ın kabri de Darıbükü yakınındaki bu külliye çevresindedir.
Velâyetnâme ve şiir geleneği
Seyyid Ali Sultan adına oluşan velâyetnâme; Rumeli'ye geçiş, fetihler, gazilerle temas ve kerametler etrafında geniş bir anlatı dünyası kurar. Alevî-Bektaşî nefeslerinde ve sözlü gelenekte Kızıl Deli adı, Rumeli irşadının ve pîre bağlılığın simgesi olarak yaşamıştır. Site içinde bu rivayetler tarihî biyografiden ayrı menkıbe katmanında okunmalıdır.