HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Sinânî silsilesindeki yeri
Selânikli Şeyh Süleyman Efendi, Zührî Ahmed Efendi’nin mürşididir. Aktarılan silsile onu Sirozlu Muhammed Efendi, Tekirdağlı Muslihuddin Efendi, Âdil Çelebi, Habîb Efendi, Alâeddin Efendi, Üsküplü Ali Efendi ve Alemdar Emir Ali Efendi üzerinden Ümmî Sinan’a bağlar.
Eseri ve şiiri
Gülşen-i Kerâmât adlı bir eser kaleme aldığı kaydedilir. İlâhilerinde şeriat, gayret, gönül terbiyesi ve Hak yolunda sebat temalarını işler.
Tarîk-ı Hakk’a girdinse azîmet râha pâyândır
Gönül şehrin irdinse ganîmet bî-had ü pâyândır
Eseri ve ilâhîleri
Sefîne-i Evliyâ, Selânikli Şeyh Süleyman Efendi'nin Gülşen-i Kerâmât adında bir telifi bulunduğunu kaydeder; eserin muhtevası, hacmi ve nüshaları hakkında bilgi vermez. Kaynak ayrıca onun ilâhîlerinden bir parça aktarır. Bu manzumede Hak yoluna girenin azimetle yürümesi, gönül şehrine ulaşmanın bir ganimet sayılması, talibin bakışını şeriata çevirmesi ve hükmü yerine getirmek için çaba göstermesi öğütlenir; şeriat, sınırsız bir ummana benzetilir. Metnin bu kısmı OCR'da yer yer zedelendiği için beyitler tam olarak alıntılanamamaktadır.
Tarikat silsilesi
Kaynak, Selânikli Süleyman Efendi'yi Seyyid Zührî Ahmed Efendi'nin mürşidi olarak tanıtır ve silsileyi kendisinden geriye doğru sayar: Sirozlu Şeyh Muhammed Efendi, Tekirdağlı Şeyh Muslihuddin Efendi, Şeyh Âdil Çelebi, Şeyh Habîb Efendi, Şeyh Alâeddin Efendi, Üsküplü Şeyh Ali Efendi ve Alemdar Şeyh Emîr Ali Efendi. Zincir metnin kesildiği yerde pîre ulaşmak üzeredir. Selânik, Siroz, Üsküp ve Tekirdağ adlarının aynı silsilede sıralanması, bu kolun Rumeli ve Trakya hattında örülmüş bir ağa dayandığını gösterir.