Ara
Menü

Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi

Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi (ö. 1696), Ankara'dan İstanbul'a gelip tefsir imtihanıyla ilmiyeye giren, Süleymaniye Dârülhadisi'ne yükselen, nakîbüleşraflık yapan ve Arapça-Türkçe şiirler yazan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1696
Unvan
Osmanlı nakîbüleşrafı, müderris, müfessir ve şair

Ankara'daki imam ailesi

Seyyid Abdurrahman Efendi, Ankara'da imam ve hatiplik yapan bir babanın oğluydu. “Nefeszâde” lakabıyla, şiirde ise Vâlî mahlasıyla tanındı. Doğum tarihi kaynakta verilmez.

Hacı Bayram Medresesi talebi ve tefsir imtihanı

Ankara'daki Hacı Bayram Medresesi boşalınca bu görevi istemek üzere İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Minkārîzâde onu tefsirden imtihan etti; başarısını görünce İstanbul'da kalmasını istedi, mülâzımı ve oğlunun hocası yaptı. Hacı Bayram Medresesi talebi bir eğitim görevi kaydıdır; tek başına Bayramiyye intisabı anlamına gelmez.

Medreselerden Süleymaniye Dârülhadisi'ne

Bâzirgânbaşı, Ümmü'l-veled, Sekban Ali, Muîd Ahmed, Sahn-ı Semân, Zâl Paşa ve İbrahim Paşa medreselerinde görev yaptı. Ardından Süleymaniye medreselerinden birine ve 1098/1687'de Süleymaniye Dârülhadisi'ne yükseldi. Bu çizgi, tefsir imtihanıyla başlayan öğretim hayatının hadis öğretiminin en yüksek kurumlarından birine ulaşmasını gösterir.

Nakîbüleşraflık

1099/1688'de nakîbüleşraf tayin edildi; Bursa, İstanbul, Anadolu ve Rumeli pâyeleriyle çeşitli kazalar arpalık olarak verildi. 1101/1690'da görevden ayrıldı. Nakîbüleşraflık, seyyid ve şeriflerin nesep ve hukuk işlerini gözeten resmî bir Osmanlı kurumuydu; tarikat postu değildi.

İlim ve ahlâk portresi

Şeyhî onu pek çok ilimde yetkin, öğrenmeye düşkün, gereksiz sözden kaçınan, ilim ve ibadete yönelen, güzel ahlâklı ve vakur bir âlim olarak tarif eder. Bu övgü kalıpları dönemin biyografi diline aittir; somut kurum ve eser kayıtlarıyla birlikte okunmalıdır.

Arapça ve Türkçe şiirleri

Vâlî mahlasıyla Arapça ve Türkçe şiirleri, ayrıca bazı metinler üzerine ta‘lîkātı vardı. Şeyhî eserlerin adlarını veya nüsha yerlerini vermez; bu sebeple katalog ayrıntısı uydurulmamıştır.

Vâlî'nin Türkçe şiirlerinden

Görüp zencîr-i gîsûsın o şûh-ı Leylî-i hüsnün
Düşüp sevdâya oldu dilde âsâr-ı cünûn peydâ

Sadef-sıfat kulağın tut sözüm güherlerine
Zamanla güzelim kân-ı dürr-i irfân ol

Sakın seni kurt yer sözümü tut hazer eyle
Gel koyuna gel kuzucuğum yatma yabanda

Hayâl-i cünbiş-i zülfünle dil pür-ıztırâb oldu
Resen üzre san ol cân-bâzdır kim lerze-yâb oldu

Binip bâd-ı sabâya gurfe-i vasla çıkar elbet
Reh-i aşkında yârin Vâliyâ ol kim türâb oldu

Vefatı ve ailesi

1107 Ramazanının sonunda, Ramazan Bayramı'nın ilk günü/1696'da zatülcenp hastalığı sebebiyle vefat etti ve Edirnekapı dışında defnedildi. Büyük oğlu Mehmed Aziz Efendi'ye Vize kazasının geliri maişet olarak tahsis edildi. Kesin mezar noktası doğrulanmadan haritaya eklenmemiştir.

Kimlik sınırı

Bu kayıt; Ankara kökeni, Nefeszâde lakabı, Minkārîzâde'nin öğrencisi oluşu, Süleymaniye Dârülhadisi, nakîbüleşraflık ve Vâlî mahlası birlikte bulunduğunda tanımlanmalıdır.

Medrese basamakları

Kırk akçe medreseden mâzul iken 1080 Cemâziyelâhirinde Bâzirgânbaşı Medresesi ile göreve dönmüş; 1081 Muharreminde Ümmü'l-veled, 1083 Muharreminde Sekbân Ali, 1084 Recebinde Şeyhülislâm Muîd Ahmed Efendi medreselerine geçmiştir.

1087 Ramazanında Sahn-ı Semâniyye'den birine, 1088 Zilkadesinde Zâl Paşa Medresesi'ne, 1091 Muharreminde Sarây-ı İbrahim Paşa Medresesi'nin sâniyesine, 1093 Zilhiccesinde aynı medresenin ûlâsına yükselmiş; 1097 Cemâziyelevvelinde Süleymaniye medreselerinden birine terfi etmiş, 1098 Recebinde Süleymaniye Dârülhadisi'ne tayin olunmuştur.

Kaynak onu ilim ve faziletiyle meşhur, çalışmaya düşkün, birçok ilimde derinleşmiş, boş işlerden yüz çeviren, ahlâkı güzel, edîb ve vakarlı bir zat olarak niteler.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vâlî mahlasıyla yazdığı beyitlerden örnekler

Kaynak, Vâlî mahlaslı Arapça ve Türkçe şiirlerinin yanı sıra bazı yerlere ta‘lîkātı bulunduğunu söyler ve şiirlerinden birkaç beyit nakleder.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, eserleri arasında Vâlî mahlasıyla yazdığı Arapça ve Türkçe şiirleri ile bazı yerlere düştüğü ta‘lîkātı sayar ve şu beyitleri nakleder:

  • Görüp zencîr-i gîsûsın o şûh-ı Leylî-i hüsnüñ / Düşüp sevdâya oldı dilde âsâr-ı cünûn peydâ
  • Sadef-sıfat kulaguñ dut sözüm güherlerine / Zamânla güzelüm kân-ı dürr-i irfân ol
  • Sakın seni kurd yir sözümi dut hazer eyle / Gel koyına gel kuzıcıgum yatma yabânda
  • Binüp bâd-ı sabâya gurfe-i vasla çıkar elbet / Reh-i ışkında yâruñ Vâliyâ ol kim türâb oldı
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Vâlî mahlasıyla Arapça ve Türkçe şiir

Kaynak iki dilde şiirleri ve bazı ta‘lîkātı bulunduğunu bildirir.

Metni gösterMetni daralt

Sadef-sıfat kulağın tut sözüm güherlerine
Zamanla güzelim kân-ı dürr-i irfân ol

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 3, s. 2060-2063, Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Efendi (Vâlî) tercemesi.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Nakîbüleşraflıkla gelen pâyeler ve arpalıklar

Nakîbüleşraflık makamı ona Bursa pâyesi ve Boyabad arpalığıyla birlikte verilmiş; azlinden sonra da pâye çizgisi Anadolu ve Rûmeli'ye kadar yükselmiştir.

Metni gösterMetni daralt

1099 Cemâziyelevvelinde Hâce Seyyid Feyzullah Efendi'nin yerine nakîbüleşraf olurken kendisine Bursa pâyesi ve Boyabad kazâsı arpalığı verilmiş, ardından İstanbul pâyesiyle taltif edilmiştir. 1100 Muharreminde Anadolu pâyesi ile Mudurnu kazâsı, buna eklenen Atranos kazâsı da gelirlerine katılmıştır.

1101 Ramazanında nakîbüleşraflıktan azledilmiş, makam Başmakçızâde Seyyid Ali Efendi'ye verilmiştir. Buna rağmen 1102 Şevvalinde Rûmeli pâyesi ihsan edilerek Balıkesir ve Edremit kazâları arpalık tayin edilmiş; 1106 Rebîülâhirinde Vize ve Keşan kazâları tevcih olunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Zâtülcenb hastalığı ve bayram sabahı vefatı

1107 Ramazanında zâtülcenbe yakalanmış, ramazan bayramının ilk günü vefat ederek Edirnekapı dışına defnedilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, 1107 Ramazanında zâtülcenb hastalığına yakalandığını ve îd-i fıtrın (ramazan bayramının) ilk günü vefat ettiğini yazar; bu, 1 Şevval 1107 / 4 Mayıs 1696'ya denk gelir. Edirnekapı dışında defnedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Ardında bıraktığı arpalıkların paylaştırılması

Vefatından sonra Balıkesir kazâsı Sultan imamlığından mâzul Hasan Efendi'ye, Vize kazâsı büyük oğlu Mehmed Azîz Efendi'ye maîşet olarak, Keşan kazâsı reîsületibbâ Nûh Efendi'ye verilmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, vefatının ardından boşalan arpalıklarının nasıl dağıtıldığını tek tek kaydeder: Balıkesir kazâsı sâbıkā Sultan imamı Hasan Efendi'ye, Vize kazâsı evlâdının en büyüğü Mehmed Azîz Efendi'ye geçim tahsisi olarak, Keşan kazâsı ise reîsületibbâ Nûh Efendi'ye tevcih olunmuştur.

Bu kayıt, bir ilmiye mensubunun ölümünde ailesine bırakılanın mal değil gelir kaynağı olduğunu; oğluna da babasının arpalıklarından birinin maîşet olarak ayrıldığını göstermektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Dârülhadisi1098 Recebinde Çavuşzâde Ahmed Efendi'nin yerine buraya tayin edilmiştir; medrese basamaklarının en üstünde yer alan bu görev, bir yıl sonra gelen nakîbüleşraflığın da hazırlayıcısı olmuştur. İlişkili kişi dosyası Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi : Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi (ö. 1696), Ankara'dan İstanbul'a gelip tefsir imtihanıyla ilmiyeye giren, Süleymaniye Dârülhadisi'ne yükselen, nakîbüleşraflık yapan ve Arapça-Türkçe şiirler yazan Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeEdirnekapı dışındaki kabri1 Şevval 1107 / 4 Mayıs 1696'da vefat edince Edirnekapı dışında defnedilmiştir; kaynak kabrin bulunduğu hazîre veya tekkenin adını vermez. İlişkili kişi dosyası Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi : Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi (ö. 1696), Ankara'dan İstanbul'a gelip tefsir imtihanıyla ilmiyeye giren, Süleymaniye Dârülhadisi'ne yükselen, nakîbüleşraflık yapan ve Arapça-Türkçe şiirler yazan Osmanlı âlimidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 3, s. 2060-2063, Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Efendi (Vâlî) tercemesi
  2. [2]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 4, s. 2928-2933
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →