Ara
Menü

Necmeddîn-i Dâye

Necmeddîn-i Dâye (573/1177, Rey – 654/1256, Bağdat); Kübrevî şeyhi ve müfessir. Mirsâdü'l-ibâd 'ın müellifidir; kaynak onu “tarikat ve irşad faaliyetiyle değil eserleriyle tanınmış” bir şeyh olarak tarif eder.

Doğum
1177
Vefat
1256
Unvan
Kübrevî şeyh, müfessir ve Mirṣâdü'l-ibâd müellifi

Adı ve lakabı

573'te (1177) Rey'de doğdu; Necmeddîn-i Râzî olarak da bilinir.

Kaynak iki adı da açıklar: Necmeddin adı mahlas olarak kullandığı “Necm/Necmâ” kelimesinden kaynaklanmakta, Dâye (sütanne) lakabı ise çok sayıda mürid yetiştirdiğine işaret etmektedir.

Uzun tahsil yolculuğu

599'da (1202) ilim tahsili için Rey'den ayrıldı. Ertesi yıl Mısır'da bulunduğu anlaşılmaktadır. Oradan Hicaz'a geçti; hac dönüşü bir süre Bağdat'ta kaldı. Ardından Horasan bölgesine, sonra Hârizm'e gitti. Hârizm'den Irak'a dönüp Bağdat'ı ve diğer şehirleri dolaştı, Azerbaycan'ı ziyaret etti.

Özellikle hadis ve tefsir dersleri almak için tekrar Horasan'a döndü. Bir süre burada kaldıktan sonra Kübreviyye tarikatının pîri Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katılmak amacıyla Hârizm'e gitti. Necmeddîn-i Kübrâ onun tasavvufî eğitimiyle Mecdüddin el-Bağdâdî'yi görevlendirdi.

Moğol kaçışı ve terkedilen aile

Hârizm'in Moğollar'ca istilâ edilmesinden önce veya Mecdüddin el-Bağdâdî'nin Hârizmşah Alâeddin tarafından öldürülmesinin ardından Hârizm'den ayrılıp Rey'e döndü.

Moğol tehlikesinin burayı da tehdit etmesi üzerine Hemedan'a geçti — burada hem Moğol yağmasından uzak kalacak hem de Hârizm'i lekelediğini düşündüğü felsefecilerin baskısından kurtulup hürriyetine kavuşacaktı.

Kaynak bedeli de kaydeder: kendisinin de itiraf ettiği gibi Rey'den ayrılarak ailesini Moğollar elinde ölüme terketmiş oldu.

Anadolu

Bir yıl Hemedan'da kaldıktan sonra Anadolu'ya hicret etmeyi uygun bulup Erbil ve Diyarbekir yoluyla Anadolu'ya geçti.

Malatya'da Halife Nâsır-Lidînillâh'ın danışmanı Şeyh Şehâbeddin es-Sühreverdî ile tanıştı ve kendisinden Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad'a sunulmak üzere bir tavsiye mektubu aldı. 618 Ramazanında (Kasım 1221) Kayseri'ye ulaştı.

Ünlü eseri Mirsâdü'l-ibâd'ı 620'de (1223) Sivas'ta Alâeddin Keykubad'a takdim etti.

Yaklaşık üç yıl Orta Anadolu'da kaldıktan sonra 621 (1224) yılında Mengücüklü Sultanı Alâeddin Dâvud Şah'ın hüküm sürdüğü Erzincan'a gitti ve Mermûzât-ı Esedî'yi burada onun adına kaleme aldı. Ancak Erzincan'da umduğu ilgiyi göremeyince Abbâsî halifeliğinin hizmetinde bulunmak üzere Anadolu'yu terkedip Bağdat'a gitti.

Elçilik ve son yıllar

622'de (1225) Halife Zâhir-Biemrillâh tarafından Tebriz'e, Celâleddin Hârizmşah'a elçi olarak gönderildi. Bu yıllarda bir süre Tebriz'de ikamet etti.

Hayatının yaklaşık son otuz yıllık dönemini Bağdat'ta geçirdi ve Bahrü'l-hakāik ve'l-meânî adlı tefsirini bu dönemde yazdı.

654'te (1256) burada vefat etti ve Şûnîziyye Kabristanı'nda Cüneyd-i Bağdâdî ile Serî es-Sakatî'nin mezarları yanına defnedildi.

Şeyhliği

Kaynak dengeli bir hüküm verir: Kübreviyye tarikatı tarihinde önemli bir yeri olan Necmeddîn-i Dâye, bir şeyh olarak tarikat ve irşad faaliyetiyle değil eserleriyle tanınmıştır.

Lakabıyla gerçek arasında bir gerilim de kaydedilir: Dâye lakabı çok sayıda mürid yetiştirdiğine işaret etmekteyse de kaynaklarda sadece Deymûnî adlı bir müridinin adı geçmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

İki Kâfirûn

Konya'da Mevlânâ'nın şakası.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Câmî, Necmeddîn-i Dâye'nin Konya'da Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Sadreddin Konevî ile görüştüğünü belirtir.

Rivayete göre akşam namazı vakti gelince imamlık yapan Necmeddin iki rek'atta da Kâfirûn sûresini okudu; bunun üzerine Mevlânâ Sadreddin'e, “Birini sizin için, birini bizim için okudu” diye şaka yaptı.

Çerçeve. Câmî'nin naklidir; Konya'da o yıllarda bir arada bulunan üç büyük ismin karşılaşmasını anlatan az sayıdaki kayıttan biridir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdurrahman-ı Câmî, Nefehâtü'l-üns, s. 465.

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Ailesini Moğollar'a bırakması

Kendi itirafıyla kaydedilen kaçış.

Metni gösterMetni daralt

Hârizm'den Rey'e dönmüş, Moğol tehlikesi burayı da tehdit edince Hemedan'a geçmişti — hem yağmadan uzak kalmak hem de Hârizm'i lekelediğini düşündüğü felsefecilerin baskısından kurtulmak için.

Kaynak bedeli saklamaz: kendisinin de itiraf ettiği gibi, Rey'den ayrılarak ailesini Moğollar elinde ölüme terketmiş oldu.

Çerçeve. Bu itiraf, Mirsâdü'l-ibâd'ın kendi mukaddimesindedir; kitabın yazılma sebebini anlatan sayfalarda yer alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mirsâdü'l-ibâd, s. 19-20.
BİYOGRAFİK KAYIT

Sühreverdî'nin tavsiye mektubu

Anadolu'ya girişin anahtarı.

Metni gösterMetni daralt

Erbil ve Diyarbekir yoluyla Anadolu'ya geçerken Malatya'da Halife Nâsır-Lidînillâh'ın danışmanı Şeyh Şehâbeddin es-Sühreverdî ile tanıştı.

Ondan Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad'a sunulmak üzere bir tavsiye mektubu aldı ve 618 Ramazanında (Kasım 1221) Kayseri'ye ulaştı.

Çerçeve. İki yıl sonra Mirsâdü'l-ibâd'ı Sivas'ta aynı sultana takdim edecektir. Bir mültecinin yeni bir ülkede yer edinme yolu, o devirde böyle bir mektuptan geçiyordu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
BİYOGRAFİK KAYIT

Erzincan'da görülmeyen ilgi

Anadolu'yu terkedişinin sebebi.

Metni gösterMetni daralt

621'de (1224) Mengücüklü Sultanı Alâeddin Dâvud Şah'ın hüküm sürdüğü Erzincan'a gitti ve Mermûzât-ı Esedî'yi burada onun adına kaleme aldı.

Ancak Erzincan'da umduğu ilgiyi göremeyince Abbâsî halifeliğinin hizmetinde bulunmak üzere Anadolu'yu terkedip Bağdat'a gitti.

Çerçeve. Ertesi yıl (622/1225) Halife Zâhir-Biemrillâh tarafından Tebriz'e, Celâleddin Hârizmşah'a elçi olarak gönderilmiştir — aradığı hâmiliği sonunda Bağdat'ta bulmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
BİYOGRAFİK KAYIT

Cüneyd ve Serî'nin yanı

Şûnîziyye Kabristanı'ndaki kabri.

Metni gösterMetni daralt

654'te (1256) Bağdat'ta vefat etti ve Şûnîziyye Kabristanı'nda Cüneyd-i Bağdâdî ile Serî es-Sakatî'nin mezarları yanına defnedildi.

Çerçeve. Hayatının yaklaşık son otuz yılı bu şehirde geçti ve büyük tefsiri Bahrü'l-hakāik burada yazıldı. Bağdat'ın 656'da (1258) Moğollar tarafından yıkılmasından iki yıl önce ölmüştür — ömrü boyunca kaçtığı istilâ, ölümünden hemen sonra son durağına da ulaşmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mirsâdü'l-ibâd mine'l-mebde' ile'l-meâd

Kübrevî edebiyatının en çok okunan kitabı.

Metni gösterMetni daralt

İran, Türkiye, Hindistan ve Orta Asya kütüphanelerinde çok sayıda nüshası bulunan eser, mensur tasavvufî eserler içinde yaygın bir şekilde okunan kitaplardan biridir ve diğer Kübrevî müelliflerinin eserlerinden daha etkili olmuştur.

Edebî ve tesirli bir Farsça ile yazılmıştır; bir mukaddime ile beş bölümden meydana gelir. Konuları: yaratılış mertebeleri ve mertebelerin kökenleri, nübüvvet ve dinin farklı boyutları, tasavvuf âdâb ve erkânı, rüya ve müşâhedelerin ve zikre eşlik eden nurun farklı renklerinin tahlili, insanın bâtınî sûreti, lâyıkıyla yapıldığında farklı iş ve mesleklerden kazanılan mânevî faydalar.

Hamid Algar The Path of God's Bondsmen from Origin to Return adıyla İngilizceye çevirmiştir (1982).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Muhammed Emîn Riyâhî, Tahran 1352 hş..
ESER / METİN

Mirsâd'ın Türkçe ve Çince yolculuğu

II. Murad'a ithaf ve Guzihen Yaodao.

Metni gösterMetni daralt

Kitap, 825 (1422) yılında Karahisarlı Kāsım b. Muhammed tarafından İrşâdü'l-mürîd ile'l-Murâd adıyla Türkçeye tercüme edilip II. Murad'a ithaf edilmiştir.

Daha uzağa da gitmiştir: Çin müslümanlarının temel tasavvufî metinlerinden olan Mirsâdü'l-ibâd'ı 1670'li yıllarda Wu Zixan on yıllık bir çalışma sonunda Çinceye çevirmiştir. Guzihen Yaodao adıyla bilinen tercüme XX. yüzyıl başlarına kadar okunagelmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
TARİHÎ KAYIT

Bahrü'l-hakāik ve'l-meânî

Yarım kalmış büyük tefsir.

Metni gösterMetni daralt

Tam adı Bahrü'l-hakāik ve'l-meânî fî tefsîri's-seb'i'l-mesânî; Aynü'l-hayât ve et-Te'vîlâtü'n-Necmiyye isimleriyle de anılır.

Anadolu'dan Bağdat'a dönmesinden sonraki uzun dönem içinde kaleme aldığı geniş hacimli bir tefsirdir. Zâriyât sûresinin 18. âyetinde sona ermiş, Alâüddevle-i Simnânî tarafından tamamlanmıştır.

Geniş çaplı etkisine rağmen henüz neşredilmemiştir. Mehmet Okuyan üzerine doktora tezi hazırlamıştır (2001).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
TARİHÎ KAYIT

Mermûzât-ı Esedî der Mezmûrât-ı Dâvûdî

Sultana göre yeniden yazılmış Mirsâd.

Metni gösterMetni daralt

Mengücüklü Sultanı Alâeddin Dâvud Şah'a ithaf edilmiştir; addaki “Esedî” kendi nisbelerinden birine, “Dâvûdî” ise hem sultanın hem Dâvûd peygamberin adına işaret eder.

On bölümden meydana gelir. İlk bölümünde kutsî hadis olarak rivayet edilen “Ben gizli bir hazine idim” sözünün her kelimesi ayrı ayrı şerhedilmiştir; diğer bölümlerin her biri Hz. Dâvûd ile ilgili bir âyetle başlar.

Kaynağın tarifi çarpıcıdır: Mirsâdü'l-ibâd'ın “özel bir edisyonu” niteliğindedir — tasavvufî yorumlar özenle ayıklanmış, sultanın gücüne dair kısımlar genişletilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Muhammed Rızâ Şefîî Kedkenî, Tahran 1352 hş..
TARİHÎ KAYIT

Menârâtü's-sâirîn ve Risâle-i Işk u Akl

Arapça versiyon ve bir şathiye şerhi.

Metni gösterMetni daralt

Menârâtü's-sâirîn ve makāmâtü't-tâirîn, hayatının muhtemelen son yıllarında yazdığı, on bölümlük ve Mirsâdü'l-ibâd'ın Arapça bilmeyen okuyucular için yazılmış versiyonu niteliğindeki eserdir.

Risâle-i Işk u Akl, Harakānî'nin “Sûfî mahlûk değildir” şeklindeki bir şathiyesinin şerhidir; Mi'yârü's-sıdk fî misdâki'l-ışk adıyla da bilinir ve Mirsâdü'l-ibâd'dan önce yazıldığı tahmin edilmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Saîd Abdülfettâh, Kahire 1993 / nşr. Takī Tefazzulî, Tahran 1345 hş..
TARİHÎ KAYIT

Risâletü't-tuyûr ve diğerleri

Rey'deki zulmü anlatan erken risâle.

Metni gösterMetni daralt

Risâletü't-tuyûr, Rey şehrinde yaşanan zulmü anlattığı küçük bir risâledir ve yaklaşık 590 (1194) yılında — yani daha on yedi yaşlarındayken, tahsil için şehirden ayrılmasından dokuz yıl önce — kaleme alınmıştır.

Eş'âr-ı Şeyh Necmüddîn Râzî, eserlerinde geçen ve tezkirelerde yer alan şiirlerinden derlenmiştir. Ayrıca otuz fıkhî sorunun cevabını içeren Sirâcü'l-kulûb ile Hasretü'l-mülûk ve Tuhfetü'l-Habîb adlı iki risâlesi daha vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Muhammed Emîn Riyâhî, Tahran 1361 hş..

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kübreviyye

Necmeddîn-i Kübrâ'nın yolu ve renkli nur öğretisi.

Metni gösterMetni daralt

Necmeddîn-i Dâye, Kübreviyye pîri Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katılmak için Hârizm'e gitmiş, pîr onun eğitimiyle Mecdüddin el-Bağdâdî'yi görevlendirmişti.

Yolun karakteristik öğretisi Mirsâdü'l-ibâd'ın konu başlıklarından okunabilir: rüya ve müşâhedelerin, zikirden kaynaklanan ve ona eşlik eden nurun farklı renklerinin tahlili.

Kübreviyye tarikatı tarihinde önemli bir yeri vardır — fakat kaynağın kaydıyla bir şeyh olarak tarikat ve irşad faaliyetiyle değil eserleriyle.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
TARİHÎ KAYIT

“Dâye” — sütanne

Lakapla gerçek arasındaki boşluk.

Metni gösterMetni daralt

Dâye (sütanne) lakabı, çok sayıda mürid yetiştirdiğine işaret etmektedir.

Kaynak burada bir boşluğa dikkat çeker: lakap böyle olmakla birlikte, kaynaklarda sadece Deymûnî adlı bir müridinin adı geçmektedir.

Tesiri müridler üzerinden değil kitaplar üzerinden yürümüştür — Mirsâdü'l-ibâd, Anadolu'dan Çin'e kadar okunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497.
TARİHÎ KAYIT

İşârî tefsir

Zâhir ile bâtını birleştirme hedefi.

Metni gösterMetni daralt

Bahrü'l-hakāik'te güttüğü amaç açıktır: Kur'an'ın zâhir ve bâtın anlamlarını mezceden, okuyucunun başka bir tefsire ihtiyaç duymayacağı bir tefsir yazmak.

Eser Zâriyât sûresinin 18. âyetinde sona ermiş, yine bir Kübrevî şeyhi olan Alâüddevle-i Simnânî tarafından tamamlanmıştır.

Geniş çaplı etkisine rağmen henüz neşredilmemiştir; ayrıca bazı kaynaklarda Necmeddîn-i Kübrâ'ya ait olarak gösterilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mehmet Okuyan, Necmüddin Dâye ve Tasavvufî Tefsiri, İstanbul 2001.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bağdat · IrakŞûnîziyye Kabristanı654'te (1256) vefat edip Cüneyd-i Bağdâdî ile Serî es-Sakatî'nin mezarları yanına defnedildiği kabristan. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Rey (Tahran) · İranRey573'te (1177) doğduğu şehir; 599'da (1202) tahsil için ayrıldı, Hârizm'den sonra döndü ve Moğol tehdidi üzerine ailesini burada bırakarak terketti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Köhne Ürgenç · TürkmenistanHârizm (Ürgenç)Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katılmak için gittiği ve Mecdüddin el-Bağdâdî'nin gözetiminde eğitildiği yer; Moğol istilâsı veya Mecdüddin'in öldürülmesi üzerine terketti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Sivas · TürkiyeSivasMirsâdü'l-ibâd 'ı 620'de (1223) Sultan Alâeddin Keykubad'a burada takdim etti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Kayseri · TürkiyeKayseri618 Ramazanında (Kasım 1221) Anadolu'ya vardığında ulaştığı ilk büyük şehir; yaklaşık üç yıl Orta Anadolu'da kaldı. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Erzincan · TürkiyeErzincan621'de (1224) Mengücüklü Sultanı Alâeddin Dâvud Şah'ın yanına gidip Mermûzât-ı Esedî 'yi yazdığı; umduğu ilgiyi göremeyince Anadolu'yu terkettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Malatya · TürkiyeMalatyaŞehâbeddin es-Sühreverdî ile tanışıp Alâeddin Keykubad'a sunulmak üzere tavsiye mektubu aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Hemedan · İranHemedanMoğol yağmasından ve felsefecilerin baskısından kurtulmak için gidip bir yıl kaldığı şehir; buradan Anadolu'ya hicrete karar verdi. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.Tebriz · İranTebriz622'de (1225) Halife Zâhir-Biemrillâh tarafından Celâleddin Hârizmşah'a elçi olarak gönderildiği ve bir süre ikamet ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Mirsâdü'l-ibâd, s. 19-20
  2. [2]Abdurrahman-ı Câmî, Nefehâtü'l-üns, s. 465
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Necmeddîn-i Dâye”, c. 32, s. 496-497
  4. [4]Mehmet Okuyan, Necmüddin Dâye ve Tasavvufî Tefsiri, İstanbul 2001
  5. [5]nşr. Muhammed Emîn Riyâhî, Tahran 1352 hş.
  6. [6]nşr. Muhammed Rızâ Şefîî Kedkenî, Tahran 1352 hş.
  7. [7]nşr. Saîd Abdülfettâh, Kahire 1993 / nşr. Takī Tefazzulî, Tahran 1345 hş.
  8. [8]nşr. Muhammed Emîn Riyâhî, Tahran 1361 hş.
  9. [9]Kişi kartı kaynak paketi — Necmeddîn-i Dâye
Ortak kaynak kataloğunu aç →