HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Şeyh Mustafa Enver Efendi, Pazar Tekkesi'ne ait şu ma'lfimatı vermiştir: Pazar Tekkesi'nin olduğu mahalde Hariri Muhammed Efendi hazretlerinin tür besiyle iki türbe-dar odası vardı. Burası Ümmi Sinan meşihatına meşrut idi. Ümmi Sinan Hankahı'nda şeyh olan zat buranın türbe-darı idi. Salih Efendi, büyük pederim Zekai-zade Mustafa Zeki Efendi'ye intisab edip, asitanede kahve nakibi olmuş idi. Kendisi an-asıl Şumnuludur. Bir müddet hizmette bulunduktan sonra büyük pe derim mezkfir türbe-darlığı Salih Efendi'ye terk ve kendisine hilafet vermiştir.
Salih Efendi bi'l-ahare türbe civarına güzel bir dergah-ı şerif inşasına muvaffak olmuş ve türbeyi de tecdid etmiştir.
Dergah-ı şerifin bir müddet sonra muhterik olmasıyla yeniden ihyasına muvaffa kıyet hasıl olduğunu tekkenin kapısı balasındaki manzfime-i atiyeden müsteban olur: Kazaz Mehmed Efendi şeyhi Salih eyledi bu ıekyeyi ihya Sebeb tahribine bir hıl.e-ger müflis hasis oldu Bütün sarf itdi varın zikri hayr olsun li-vechi'lliih O zlit-ı muhlise ihsan-ı ehlu'lliih enls oldu İder her şeyh u derviş ol salah-endişeye gıbta Şu ra'na hızmeti ef al-i eslafa makls oldu Erenler himmetiyle perıev-i şiinı olur müzdad Ceml-i sa'yi dağ-ı kalb-i hussad na.his oldu Kıyam itdi olup Ümmi Siniin'ın lutfuna mazhar Gelüp ihlas ile kim ki bu dergaha celli oldu Sekiz tarih dere itdim iki mısra' da ey Safvet Bu beytim himmet-i Kazzaz-ı ekremle sells oldu Hacı Salih ne vala yapdı bu tekye yıkılmışken Bu dergeh himmet-i plran-ı dil-cu nefis oldu sene: 1 274/( 1 858) Salih Efendi'nin ziyaret-i Haremeyn'e muvaffak olduğu ve dergahın inşası dola yısıyla hussadın duçar-ı hasedi olup, fakat her halde sahib-i muvaffakiyet bir zat bu lunduğu anlaşılmaktadır.
Pazar Tekkesi'nin kuruluş zemini
Mustafa Enver Efendi'nin Sefîne-i Evliyâ'ya verdiği bilgiye göre Pazar Tekkesi'nin bulunduğu mahalde önce Harîrî Muhammed Efendi'nin türbesi ile iki türbedar odası vardı. Burasının türbedarlığı bağımsız bir görev değildi; Ümmî Sinan Hankâhı'nda şeyh olan zât aynı zamanda türbedarlık hizmetini yürütürdü.
Dolayısıyla tekke, kurulmuş bir yapı olarak değil, bir kabrin etrafında büyüyen hizmetin zamanla dergâha dönüşmesiyle ortaya çıkmıştır.
Türbedarlıktan dergâha
Sâlih Efendi, Mustafa Enver Efendi'nin büyük pederi Zekâîzâde Mustafa Zekî Efendi'ye intisap etmiş ve âsitânede kahve nakibi olarak hizmete girmişti. Bir müddet sonra büyük peder, türbedarlığı Sâlih Efendi'ye bırakmış ve kendisine hilâfet vermiştir.
Sâlih Efendi daha sonra türbenin civarına güzel bir dergâh inşasına muvaffak olmuş, aynı zamanda türbeyi de tecdid etmiştir. Böylece türbe ve iki odadan ibaret çekirdek, tam teşekküllü bir dergâha dönüşmüştür.
Yangın ve 1274/1858 ihyâsı
Dergâh bir müddet sonra yanmış, ardından yeniden ihyâ edilmiştir. Bu ihyânın belgesi, tekkenin kapısı üstüne konulan tarih manzumesidir. Safvet mahlaslı şairin kaleme aldığı manzume, tekkeyi ihyâ eden Sâlih Efendi'yi ve masrafı üstlenen Kazzâz Mehmed Efendi'yi anar, tahribe sebep olanı ise sert biçimde kınar.
Manzumede bu hizmet, selefin işlerine kıyas edilecek bir güzellikte görülür ve Ümmî Sinan'ın lutfuna mazhariyet olarak anlatılır. Şair, iki mısrada sekiz tarih derc ettiğini söyler; verilen tarih 1274/(1858)'tir.