Ara
Menü

Şeyh Muhammed Ziyâeddin Norşinî

Muhammed Ziyâeddin Norşinî (1858-1924), Abdurrahman Tâğî'nin oğlu; Fethullah Verkânisî'nin yanında tahsil ve sülûkünü tamamlayıp hilâfet alan, Norşin medrese-tekkesinde otuz dört yıl irşad hizmeti yürüten Hâlidî şeyhidir.

Doğum
1858
Vefat
1924
Unvan
Norşin postnişini, âlim ve Nakşibendî-Hâlidî şeyhi

Doğumu ve tahsili

1858'de Hizan'a bağlı Üsb, bugünkü Doğrular köyünde doğdu. İlk öğrenimini babası Abdurrahman Tâğî'nin yanında gördü. Tâğî'nin yakın halifesi Fethullah Verkânisî ile tahsilini sürdürerek ilmî icazet aldı.

İntisabı ve hilâfeti

Tarikata babasına intisap ederek girdi. Abdurrahman Tâğî, oğlunun terbiyesini Fethullah Verkânisî'ye yönlendirdi. Muhammed Ziyâeddin sülûkünü onun yanında tamamladı ve hilâfetini ondan aldı. Böylece biyolojik soy, ilk intisap ve fiilî hilâfet üç ayrı bağ olarak değerlendirilmelidir.

Norşin postu

Abdurrahman Tâğî'nin 1886'daki vefatından sonra Norşin postuna bir müddet Fethullah Verkânisî geçti. Verkânisî, Muhammed Ziyâeddin'in terbiyesini tamamlayıp kendisine hilâfet verdikten sonra Norşin'den ayrılarak tekkeyi ona bıraktı. Muhammed Ziyâeddin, mürşidi hayattayken geçen on yıl dâhil toplam otuz dört yıl irşad hizmetinde bulundu ve çok sayıda âlim ile halife yetiştirdi.

Hazret lakabı ve savaş yılları

Kaynaklarda “Hazret” ve “Hazret-i Sânî” lakaplarıyla anılır. Birinci “Hazret”in Mevlânâ Hâlid Ziyâeddin olduğu açıklaması, bu lakabın Norşin çevresindeki kullanımını ayırt eder. I. Dünya Savaşı sırasında bölgedeki mücadeleye katıldığı kaydedilir; askerî faaliyetlerin ayrıntıları bağımsız belgelerle karşılaştırılmadan genişletilmemiştir.

Vefatı ve devamı

1342/1924'te Norşin'de vefat etti ve burada defnedildi. Vefatından önce aile efradını ve tekkeyi halifesi, aynı zamanda Abdurrahman Tâğî'nin damadı olan Molla Muhammed Emin Kursincî'ye emanet etti. Norşin çevresinden Ahmed Haznevî gibi farklı coğrafyalarda yeni irşad merkezleri kuran halifeler yetişti.

Ağ ve yol

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Mehmet Saki Çakır, Nakşbendî-Hâlidîliğin Seyyid Tâhâ Hakkârî Nehrî Kolu (XIX. Yüzyıl), doktora tezi, İstanbul Üniversitesi, 2016, s. 111-113
Ortak kaynak kataloğunu aç →