Ara
Menü

Mazhar Cân-ı Cânân

Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

Doğum
1699
Vefat
1781
Unvan
Delhi merkezli Mazhariyye kolunun pîri
Temalar
şiir, sohbet, dinler tarihi, şehadet

Delhi'de eğitim ve irşad

1110/1699'da doğan Şemseddin Habîbullah, Farsça ve Urduca şiirlerinde “Mazhar” mahlasını kullandı. Çeşitli hocalardan dinî ilimler okudu; Müceddidî silsilede Muhammed Nûr Bedeûnî ve başka şeyhlerden eğitim aldı. Delhi'deki dergâhı âlim, şair ve sûfîlerin buluştuğu bir merkezdi.

Mazhariyye

Müceddidiyye içindeki irşad hattı, yetiştirdiği halifelerin geniş coğrafî etkisi sebebiyle Mazhariyye diye anıldı. En önemli devam halkası Abdullah Dihlevî'dir; onun aracılığıyla Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî yetişmiş ve hat Osmanlı dünyasında Hâlidiyye adıyla olağanüstü yayılmıştır.

Düşünce ve edebiyat

Mektupları, şiirleri ve sözleri şeriat-tarikat ilişkisi, sünnete bağlılık, aşk, edep ve farklı dinlerin tarihî konumu gibi konulara temas eder. 1195/1781'de uğradığı silahlı saldırının ardından vefat etmesi gelenek içinde “şehadet” diliyle anlatılır; olayın ayrıntıları kaynakların bakış açısıyla birlikte değerlendirilir.

Kırk halkanın tamamı
Nakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASINakşibendiyye bedâheli tâc-ı şerifi

Dört terkli, müjganlı ve stilize geometrik bedâhe işlemeli Nakşibendî tâcı. Kubbe merkezinde gül mühür bulunmaz.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi.…

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi. Mazhar’ın doğduğu yıl Çiştiyye tarikatına intisap ederek askerî görevinden ayrılıp münzevi ve fakir bir hayat yaşamayı tercih etti. Mazhar Cân-ı Canân, babasından Farsça ve diğer dillerdeki bazı küçük risâleleri okudu. Kırâat ve tecvîdi Abdürresûl’den, aklî ve naklî ilmleri yörenin büyük âlimlerinden tahsil etti. Babasının 1130/1718’de babasının vefatından sonra ileri düzeyde okumalarını Muhammed Efdal’den yaptı. Abdurresûl Dihlevî’den kıraat ilmini tahsil etti. Daha sonra o, Ekberabad (Agra)’dan ayrılarak Delhi’ye gitti. Burada orduda görev almak istediyse de başvurusu kabul edilmedi. Çiştî şeyhi Kutbüddin Bahtiyar Kakî’nin (ö.633/1236) tavsiyesiyle tasavvufa yöneldi. Bu sırada bölgede meşhur olan Müceddidiyye’nin kudretli şeyhi Muhammed Nur Bedeûnî’ye intisap etti.1135 Onun bu intisap aşaması Makâmât-ı Mazhariyye’de şöyle anlatılır:

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Altın Silsile’den Altın Halkalar.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Saldırı ve vefat anlatısı

1781'de evinde uğradığı silahlı saldırının ardından vefat etmesi, gelenek içinde şehadet anlatısıyla aktarılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

1781'deki saldırı

Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'deki evinde bulunduğu sırada silahlı bir saldırıya uğradı. Ağır yaralandı ve yaranın tesiriyle 1195/1781 yılında vefat etti. Hadisenin onun hayatının son safhası ve Mazhariyye çevresinin teşekkülü üzerinde güçlü bir etkisi oldu.

Farklılaşan rivayetler

Kaynaklar saldırganın kimliği, saldırının doğrudan sebebi ve olayın mezhep gerilimiyle ilişkisi konusunda aynı ayrıntıları vermez. Sonraki Nakşibendî-Müceddidî hafızası ölümü şehadet diliyle anlatmış, bazı nakiller olayın saikini daha belirgin mezhebî çerçevelerle açıklamıştır.

Bu dosyada ortak tarihî çekirdek —evinde vurulması, ağır yaralanması ve ardından vefatı— korunur; saldırganın niyeti hakkında kaynakların ayrıştığı hususlar kesin hükme dönüştürülmez. Şehadet yorumu, Mazhar Cân-ı Cânân'ın gelenek içinde nasıl hatırlandığını gösterir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi: Nakşibendiyye ve ilgili şahıs maddeleri; Necdet Tosun, Bahâeddin Nakşbend; Muhammed Pârsâ, Risâle-i Kudsiyye.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eser ve metin izi

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi.…

Metni gösterMetni daralt

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi. Mazhar’ın doğduğu yıl Çiştiyye tarikatına intisap ederek askerî görevinden ayrılıp münzevi ve fakir bir hayat yaşamayı tercih etti. Mazhar Cân-ı Canân, babasından Farsça ve diğer dillerdeki bazı küçük risâleleri okudu. Kırâat ve tecvîdi Abdürresûl’den, aklî ve naklî ilmleri yörenin büyük âlimlerinden tahsil etti. Babasının 1130/1718’de babasının vefatından sonra ileri düzeyde okumalarını Muhammed Efdal’den yaptı. Abdurresûl Dihlevî’den kıraat ilmini tahsil etti. Daha sonra o, Ekberabad (Agra)’dan ayrılarak Delhi’ye gitti. Burada orduda görev almak istediyse de başvurusu kabul edilmedi. Çiştî şeyhi Kutbüddin Bahtiyar Kakî’nin (ö.633/1236) tavsiyesiyle tasavvufa yöneldi. Bu sırada bölgede meşhur olan Müceddidiyye’nin kudretli şeyhi Muhammed Nur Bedeûnî’ye intisap etti.1135 Onun bu intisap aşaması Makâmât-ı Mazhariyye’de şöyle anlatılır:

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Altın Silsile’den Altın Halkalar.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

ÖĞÜT

Öğüt ve söz

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi.…

Metni gösterMetni daralt

Mazhar Cân-ı Canân, 1113/1702’de1134 Agra (Ekberabad) yakınındaki Kalabadağ kasabasında doğdu. Esasen Mazhar, onun şiirlerinde kullandığı mahlası olmasına rağmen meşhur olup isminin bir parçası hâline gelmiştir. Onun nesebi Muhammed b. Hanefiyye vasıtasıyla Hz. Ali(ra)’ye dayandırılmaktadır. Babası Mirza Can, Babür idaresiyle iyi ilişkiler kurmuş ve Evrengzib döneminde orduda görev almış bir askerdi. O, dönemin yönetici kesimiyle iyi ilişkileri olan Kaşgal kabilesindendi. Mazhar’ın doğduğu yıl Çiştiyye tarikatına intisap ederek askerî görevinden ayrılıp münzevi ve fakir bir hayat yaşamayı tercih etti. Mazhar Cân-ı Canân, babasından Farsça ve diğer dillerdeki bazı küçük risâleleri okudu. Kırâat ve tecvîdi Abdürresûl’den, aklî ve naklî ilmleri yörenin büyük âlimlerinden tahsil etti. Babasının 1130/1718’de babasının vefatından sonra ileri düzeyde okumalarını Muhammed Efdal’den yaptı. Abdurresûl Dihlevî’den kıraat ilmini tahsil etti. Daha sonra o, Ekberabad (Agra)’dan ayrılarak Delhi’ye gitti. Burada orduda görev almak istediyse de başvurusu kabul edilmedi. Çiştî şeyhi Kutbüddin Bahtiyar Kakî’nin (ö.633/1236) tavsiyesiyle tasavvufa yöneldi. Bu sırada bölgede meşhur olan Müceddidiyye’nin kudretli şeyhi Muhammed Nur Bedeûnî’ye intisap etti.1135 Onun bu intisap aşaması Makâmât-ı Mazhariyye’de şöyle anlatılır:

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Altın Silsile’den Altın Halkalar.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Kavram haritası

şiir, sohbet, dinler tarihi, şehadet

Metni gösterMetni daralt

şiir, sohbet, dinler tarihi, şehadet

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: tarikat.org editoryası.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAMuhammed Nûr Bedeûnîdoğrudan eğitim bağıSONRAKİ HALKAŞah Abdullah Dihlevîhalife ve Delhi post devamı

Önceki ve sonraki halka