HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Gerede'den İstanbul'a
1047/1637-38'de Gerede'ye bağlı Sarı Kadılar köyünde doğdu. Sukûkî Ali Efendi'nin yeğeni, Ganîzâde Nâdirî çevresiyle akrabaydı. İstanbul'a giderek Arap dili ve dinî ilimler tahsil etti.
Halvetî terbiyesi
Bolbolcızâde Abdülkerim Efendi'ye intisap etti; tarikat terbiyesini tamamlayarak hilâfet aldı. Kaynak onu cehrî zikir meclisi, vaaz ve irşad faaliyetiyle tanıtır.
Ders, vaaz ve tekke hizmetleri
Medrese tedrisatı ile çeşitli camilerde vaaz hizmetini birlikte yürüttü. Tercüman Yûnus Zâviyesi'nde postnişinlik yaptı; hadis ve tefsir nakletti.
Hac yolunda vefatı
1127/1715'te hac yolculuğuna çıktı. 22 Ramazan 1127/21 Eylül 1715'te Şam'ın Sâlihiyye semtinde vefat etti ve Muhyiddin İbnü'l-Arabî Türbesi'ne defnedildi. Kaynak, yaşının seksene yaklaştığını bildirir.
Silsilesi ve vaaz hizmeti
Sefîne-i Evliyâ, Mahvî Efendi'nin hilâfetini iki halkada verir: Abdülehad Nûrî hulefâsından Şeyh Fethî Abdülkerim Efendi'nin halifesidir. Bu bağ, onu on yedinci yüzyıl İstanbul'unun en tesirli irşad merkezlerinden birine bağlar.
Görevine dair kayıt kısa fakat açıktır: Şehzade Camii şerifinin vâizliğinde bulunmuştur. Vâizlik, tekke içindeki irşadı cami cemaatine taşıyan ve şeyhin tesir alanını genişleten bir hizmettir.
Kabri hakkında Sefîne kaydı
Kaynak, defin yerini iki kademede tarif eder. Önce Şeyhü'l-Ekber Muhyiddîn-i Arabî'nin türbesi civarında rahmete kavuştuğunu söyler; ardından türbenin dışında, Emîrü'l-Hac Îsâ Paşa'nın kabri yanında medfun olduğunu bildirir ve bu ikinci bilgiyi Hadîkatü'l-Cevâmi'de okuduğunu belirterek kaynak gösterir.
Aynı bahiste mürettep bir Dîvân'ı, Müfîdü'l-İ'râb adlı eseri ve başka bazı teliflerinin bulunduğu tekrarlanır; ayrıca ona ait bir na't-ı şerif nakledilir. Metnin kenarındaki neşir notu, verilen ibarelerden birinin hesabından 1128 tarihinin çıktığını kaydeder.