HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Osman Sıdkı Efendi’nin halifesi
Hüseyin Vassâf’ın Sefîne-i Evliyâ’daki kısa kaydına göre Şeyh Hâmid-i Uşşâkī, Edirne’de yaşayan Uşşâkī şeyhi Osman Sıdkı Efendi’nin halifesidir. Şeyhinin vefatından sonra on yedi yıl daha yaşadı.
Osman Sıdkı Efendi’nin 1110/1699’da vefat ettiği kaydı esas alındığında Hâmid Efendi’nin ölümü 1127/1715-16’ya karşılık gelir. Mezar taşı tarihinin Muharrem ayının ilk gününü işaret ettiği aktarılır; milâdî gün, yalnız bozuk OCR’a dayanarak kesinleştirilmemiştir.
Kabri ve Vassâf’ın tanıklığı
Hâmid Efendi, Edirne’de şeyhi Osman Sıdkı Efendi’nin yanına defnedildi. Vassâf, mezar taşını devrilmiş hâlde gördüğünü, taşı düzelttiğini ve çevresindeki duvarın tamirinde bizzat çalıştığını yazar. Bu bölüm yalnız bir mezar kaydı değil, XX. yüzyıl başında Uşşâkī kabirlerinin korunma durumuna ilişkin görgü tanıklığıdır.
Mezar taşı manzumesi
Mezar taşındaki tarih manzumesinin Seyyid Muhammed Cemâleddin-i Uşşâkī tarafından söylendiği kaydedilir. Tashih edilebilen mısralar şöyledir:
Şeyh Hâmid Efendi zümre-i Uşşâkī’den
Çekti bu kesretten el, düştü vahdet iline
Râh-ı Hak’ta reh-nümâsı Şeyh Osman Hazreti
Hem civâra cezb edip döndü hâli aslına
Bi’t-tamâm sâl-i Muharrem gurresidir rihleti
Kırdı unsur bendini, yol buldu dostun vaslına
Rihleti keşf eyleyip verdi mukaddem ol haber
Can atıp fermân-ber oldu da‘vet-i Hak hâline
Hüsn-i hâl-i rihletine kurdu bir târih onun:
Son nefes Allah çekip gitti Hâmid aslına
Manzume, basılı nüshanın OCR’ında ağır biçimde bozulmuştu. Burada satır yapısı ve açık kelimeler tashih edilmiş; tereddütlü yerler yeni kelime uydurularak tamamlanmamıştır.
Bilginin sınırı
Doğum yeri, tahsil hayatı, müstakil tekkesi, eserleri ve halifeleri hakkında mevcut Sefîne kaydı ayrıntı vermez. Bu kişi Hamdi-i Bağdâdî ve başka Hâmid/Hamdi adlı Uşşâkī şeyhleriyle birleştirilmemelidir.