HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve adaşlardan ayrılması
Erzincanlı Şeyh Mustafa Efendi, XVII. yüzyılın ikinci yarısı ile XVIII. yüzyılın başında faaliyet gösteren Celvetî şeyhidir. Kaynaklarda memleket nisbesiyle anılması, onu Odabaşı Şeyhi Mustafa Fenâî Efendi ve daha geç dönemde yaşayan Erzincanlı Mustafa Fehmi Efendi gibi adaşlardan ayırır. Hüseyin Vassâf’ın bir yerde Şumnulu ve Fenâî diye tanıttığı şahısla birleştirilmesi kronolojiye uymaz: Mustafa Fenâî 1115/1703’te, bu kaydın konusu olan Erzincanlı Mustafa ise 1123/1711’de vefat etmiştir.
Babasının adı kaynaklarda farklı biçimde aktarılır. Güvenli çekirdek, onun Erzincan’daki Halvetî çevreye mensup bir şeyh ailesinden geldiğidir. Bu aile zemini kendi irşad nispetiyle karıştırılmamalıdır; Mustafa Efendi İstanbul’da Divitçizâde Mehmed Tâlib Efendi’nin terbiyesinden geçerek Celvetiyye hilâfeti almıştır.
Erzincan’daki tahsili
İlk öğrenimini Erzincan’da gördü. Pîr Ömer ve Sa‘deddin efendilerden dinî ilimler tahsil ettiği kaydedilir. Kaynaklar bu hocaların ders halkalarının ayrıntısını ve Mustafa Efendi’nin doğum tarihini vermez. Bu nedenle doğum yılı tahmin edilmemiş, “Erzincanlı” nisbesi ise açık coğrafî köken kaydı olarak korunmuştur.
İstanbul’a gelişi ve Divitçizâde’ye intisabı
İstanbul’a geldikten sonra Üsküdar’daki güçlü Celvetî çevreye katıldı. Devâtî Mustafa Efendi’nin oğlu, şair ve bestekâr Divitçizâde Mehmed Tâlib Efendi’ye intisap ederek seyrüsülûkünü tamamladı. Divitçizâde’nin Hüdâyî Âsitânesi şeyhliğine geçmesi üzerine onun Üsküdar’daki zâviyesinde postnişin oldu. Bu görev, Mustafa Efendi’nin irşad yetkisinin ve Celvetî kurumsal ağı içindeki yerinin açık göstergesidir.
Şeyh Camii diye anılan bu zâviye, Üsküdar’da Selmanağa-Bülbülderesi çevresindeydi. Dergâhta pazartesi ve cuma geceleri Celvetî âyini icra edildiği; mensuplar arasında kalem efendilerinin de bulunduğu kaydedilir. Mustafa Efendi’nin burada görev aldığı dönem, aileden gelen Halvetî zemin ile İstanbul’da kazandığı Celvetî nispetin birbirine karıştırılmadan okunmasını gerektirir.
Hüdâyî Âsitânesindeki ilk kısa şeyhliği
Bafralı Halil Efendi’nin azli üzerine Mustafa Efendi Hüdâyî Âsitânesi postuna getirildi. Fakat bu ilk görev yalnız birkaç gün sürdü. Selâmî Ali Efendi’nin hatt-ı hümâyunla yeniden göreve getirilmesi üzerine Mustafa Efendi âsitâneden ayrıldı ve Erzincan’a döndü. Bu hadise şahsî bir tarikat ayrılığı olarak değil, büyük tekkelerin şeyh tayinlerinde merkezî iradenin rolünü gösteren kurumsal bir değişiklik olarak değerlendirilmelidir.
Erzincan’a dönüş ve Kadırga görevi
Bir müddet memleketinde kaldıktan sonra yeniden İstanbul’a geldi. 1114/1702-03 yılı sonunda Kadırga Limanı’ndaki Sokollu Mehmed Paşa Zâviyesi’nin şeyhliğine geçti. Ondan önce bu postta bulunan Kırımlı Mehmed Efendi’nin görev süresinin çok kısa olduğu anlaşılır. Mustafa Efendi’nin Kadırga’daki hizmeti, Üsküdar Celvetî çevresinden tarihî yarımadanın tekke ağına uzanan ikinci faaliyet alanını oluşturdu.
Hüdâyî Âsitânesindeki ikinci dönemi
Abdülhay Efendi’nin vefatı üzerine 1117/1705-06’da Hüdâyî Âsitânesi şeyhliğine ikinci defa tayin edildi. İlk tayinin aksine bu defa vefatına kadar görevde kaldı. Aziz Mahmud Hüdâyî’nin merkez dergâhındaki post, Celvetiyye’nin İstanbul ve taşra halifeleri arasındaki başlıca irtibat makamıydı. Mustafa Efendi’nin zâviye şeyhliğinden âsitâne postuna iki defa seçilmesi, irşad çevresindeki itibarını gösterir.
Kaynaklar ona müstakil eser, divan veya besteler nispet etmez. Tarihî önemini esas olarak tahsil, hilâfet ve üç tekke çevresindeki postnişinlik silsilesi oluşturur. Bu nedenle biyografi, belgesiz öğreti veya menkıbe üretmek yerine görev zincirini ayrıntılı biçimde ortaya koyar.
Vefatı ve kabri
10 Rebîülâhir 1123’te, 1711 yılında vefat etti. Bazı ikincil listelerde 1167/1754 tarihi görülür; bu tarih erken Celvetî post silsilesi ve onu takip eden Dede Çelebi Mehmed Sâburî’nin görev kronolojisiyle uyuşmaz. Esas alınan erken tabakat ve Celvetî silsile kayıtları 1123/1711 tarihini verir.
Kabri Üsküdar’daki Şeyh Camii/Divitçizâde Zâviyesi civarındadır. Hüdâyî Âsitânesi postuna onun ardından Dede Çelebi diye tanınan Mehmed Sâburî Efendi geçti. Böylece Mustafa Efendi’nin hayatı Erzincan’daki eğitim çevresi, Üsküdar’daki Şeyh Camii, Kadırga’daki Mehmed Paşa Zâviyesi ve Hüdâyî Âsitânesi arasında izlenebilen bir Celvetî irşad hattı meydana getirir.
Kaynakların sınırı
Doğum yılı, aile şeceresinin bütün ayrıntıları, müstakil eserleri ve halifelerinin tam listesi mevcut kaynaklarda kesinleşmez. Sefîne-i Evliyâ’daki Celvetiyye şeceresi onu Aziz Mahmud Hüdâyî’den gelen kol içinde açıkça gösterir; Divitçizâde’ye ilişkin ansiklopedi maddesi ve Üsküdar tekke araştırmaları da zâviye-post ilişkisini destekler. Bunun ötesindeki bilgiler tahminle tamamlanmamıştır.