Ara
Menü

Çeleb Hüseyin Efendi

Çeleb Hüseyin Efendi (ö. 1107/1696), Ayaş’tan İstanbul’a gelerek Galata Sarayı’nda yetişen, saray hizmetinden ilmiye mesleğine geçen ve Buhâriyye’den Sahn-ı Semân’a uzanan medrese hattında müderrislik yapan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1696
Unvan
Galata Sarayı’ndan yetişen Osmanlı âlimi ve müderris
Temalar
Ayaş, Galata Sarayı, Enderun, kiler odası, Musâhib Mustafa Paşa, mülâzemet, İstanbul medreseleri, Sahn-ı Semân, Üsküdar, Eyüp

Kimliği ve kaynak kaydı

Şeyhî Mehmed Efendi, onu “Celeb Hüseyin Efendi” başlığı altında kaydeder ve şahsın asıl adını Hüseyin olarak verir. Aynı dönemde yaşamış çok sayıdaki Hüseyin Efendi’den ayırt edilmesini sağlayan temel işaretler Ayaşlı oluşu, Galata Sarayı’nda yetişmesi, kiler odası halifeliği yapması ve Musâhib Mustafa Paşa’nın himaye çevresine girmesidir.

Ayaş’tan İstanbul’a

Ankara yakınındaki Ayaş kasabasında doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Genç yaşta İstanbul’a gelerek Galata Sarayı’nda saray hizmeti için yetiştirilenler arasına katıldı. Galata Sarayı bu dönemde yalnız hizmet görevlisi yetiştiren bir mekân değil, yetenekli gençlere dil, edep, yazı ve temel ilimler kazandıran bir eğitim çevresiydi.

Galata Sarayı ve kiler odası halifeliği

Saraydaki eğitimi sırasında ilmî tahsilini sürdürdü ve kiler odası halifeliğine kadar yükseldi. “Halife” unvanı burada tarikat hilâfetini değil, saray odası içindeki kıdem ve görev sorumluluğunu ifade eder. Şeyhî, imkânları ölçüsünde ilim tahsilinin gereklerini tamamladığını özellikle belirtir.

Saraydan ilmiye mesleğine geçişi

Harem-i hümâyun hizmetinden günlük elli akçe vazife bağlanarak ayrıldı. Ardından Musâhib Mustafa Paşa’nın hizmet ve himaye çevresine girdi. Bu intisap da tasavvufî bir bağlılık değil, XVII. yüzyıl Osmanlı ilim ve edebiyat hayatında görülen hâmilik ilişkisidir. Musâhib Mustafa Paşa’nın desteğinin Çeleb Hüseyin Efendi’nin ilmiye mesleğinde ilerlemesine yardımcı olduğu çağdaş araştırmalarda da belirtilir.

Mülâzemeti

Şeyhülislâm Minkārîzâde Yahyâ Efendi’nin damadı Mustafa Efendi’den mülâzemet aldı. Böylece sarayda başlayan eğitimini Osmanlı ilmiye teşkilâtının resmî tayin düzenine bağladı. Medrese derecelerini tamamladıktan sonra kırk akçeli bir medreseden mâzul durumdayken yeniden tayinler almaya başladı.

Buhâriyye ve Kepenekçi Sinan medreseleri

Şevval 1089/Kasım-Aralık 1678’de Galatalı Şa‘bân Efendi’nin yerine Buhâriyye Medresesi’nin hâric derecesine tayin edildi. Receb 1092/Temmuz-Ağustos 1681’de Uzun Süleyman Efendi’nin yerine Kepenekçi Sinan Medresesi’ne geçti. Bu iki görev, ilmiye basamaklarındaki düzenli yükselişinin başlangıcını oluşturdu.

Hüsrev Kethüdâ ve Murad Paşa-yı Atîk

Rebîülevvel 1096/Şubat-Mart 1685’te Gelibolulu Mehmed Efendi’nin yerine Ûlâ-yı Hüsrev Kethüdâ Medresesi’ne getirildi. Rebîülâhir 1098/Şubat-Mart 1687’de ise Begler Hocası Ahmed Efendi’nin yerine Murad Paşa-yı Atîk Medresesi’ne tayin edildi. Safer 1099/Aralık 1687-Ocak 1688’de bulunduğu görev Sahn’a ulaştıran derece sayıldı.

Hankah ve Sahn-ı Semân

Cemâziyelevvel 1099/Mart-Nisan 1688’de Nîfî İbrâhim Efendi’nin yerine Hankah Medresesi’ne geçti. Rebîülevvel 1100/Aralık 1688-Ocak 1689’da Tatar Abdullahzâde Yahyâ Efendi’nin yerine Sahn-ı Semân medreselerinden birine yükseldi. Böylece Galata Sarayı’ndaki hizmet eğitiminden Osmanlı yüksek medrese düzeninin merkezine uzanan dikkat çekici bir meslek çizgisi kurdu.

Muîd Ahmed ve Sinan Paşa medreseleri

Şa‘bân 1100/Mayıs-Haziran 1689’da Esadzâde İmamı Mehmed Efendi’nin yerine Şeyhülislâm Muîd Ahmed Efendi Medresesi’ne tayin edildi. Cemâziyelevvel 1103/Ocak-Şubat 1692’de Çeşmîzâde Abdülkerim Efendi’nin yerine Sinan Paşa Medresesi’nde ders vermeye başladı. Bu tayinler, onun saray mensubiyetinden ziyade ilmî yeterliliğiyle medrese düzeninde kalıcılaştığını gösterir.

Üsküdar Mihrimah Sultan Medresesi

Ramazan 1106/Nisan-Mayıs 1695’te Dede Seyyid Mehmed Efendi’nin yerine Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Medresesi’ne getirildi. Bu, kaynakta belirtilen son görevidir. Yaklaşık bir yıl sonra vefat etmesi sebebiyle buradaki müderrisliği uzun sürmedi.

İlmî şahsiyeti

Şeyhî, Çeleb Hüseyin Efendi’yi “maârif-i ilmiyye ile meşhur, âlim-i âmil, sâlih-i sâf-dil” sözleriyle anar. Bu ifade onun yalnız ders veren bir müderris olarak değil, bilgisini yaşayışına yansıtan, dürüst ve temiz gönüllü bir âlim olarak hatırlandığını gösterir. Mevcut kaynaklarda ona ait müstakil bir eser veya tasavvufî hilâfet kaydı tespit edilmemiştir.

Vefatı ve kabri

Receb 1107’nin ortasında/Şubat 1696’da ders ve hayat devrini tamamladı. Eyüp Sultan civarına defnedildi; kaynak kesin mezar noktasını veya bir hazîre adını vermez. Bu sebeple coğrafî kayıtta Eyüp çevresi gösterilmiş, doğrulanmamış bir kabir yeri üretilmemiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Ayaş’tan Galata Sarayı’na

Ayaş’ta doğdu; İstanbul’a gelerek Galata Sarayı’nın eğitim ve hizmet düzenine katıldı.

Metni gösterMetni daralt

Ayaş’ta doğdu; İstanbul’a gelerek Galata Sarayı’nın eğitim ve hizmet düzenine katıldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.
KAVRAM

Kiler odası halifeliği

Saray içindeki kıdem ve görev makamıdır; tarikat hilâfeti anlamına gelmez.

Metni gösterMetni daralt

Saray içindeki kıdem ve görev makamıdır; tarikat hilâfeti anlamına gelmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.
KAVRAM

Elli akçe vazifeyle çıkışı

Harem-i hümâyun hizmetinden günlük elli akçe vazife bağlanarak ayrıldı.

Metni gösterMetni daralt

Harem-i hümâyun hizmetinden günlük elli akçe vazife bağlanarak ayrıldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.
KAVRAM

Musâhib Mustafa Paşa’nın himayesi

Paşanın hizmet çevresine girişi bir hâmilik ilişkisidir; tasavvufî intisap değildir.

Metni gösterMetni daralt

Paşanın hizmet çevresine girişi bir hâmilik ilişkisidir; tasavvufî intisap değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.
KAVRAM

Minkārîzâde çevresinden mülâzemet

Şeyhülislâm Minkārîzâde’nin damadı Mustafa Efendi’den mülâzemet aldı.

Metni gösterMetni daralt

Şeyhülislâm Minkārîzâde’nin damadı Mustafa Efendi’den mülâzemet aldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.
KAVRAM

Buhâriyye Medresesi — 1089

1678’de Buhâriyye Medresesi’nin hâric derecesine tayin edildi.

Metni gösterMetni daralt

1678’de Buhâriyye Medresesi’nin hâric derecesine tayin edildi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-fuzalâ, III, s. 2058-2059
Ortak kaynak kataloğunu aç →