Ara
Menü

Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî

Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510), Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi; şeyhinden sonra yirmi altı yıl irşad makamında bulunan ve kabri Ayaş'ta ziyaret edilen sûfîdir.

Vefat
1510
Unvan
Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi ve Ayaş'taki Bayramî-Rûşenî irşad halkası

Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi

Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî, Hüseyin Vassâf'ın kaydında Dede Ömer Rûşenî'nin sır ve kemâlâtının vârisi diye anılır. Şeyhinin ardından yirmi altı yıl irşad makamında bulundu. Bu kayıt onu Bayramî gelenekten doğan Rûşenî çevresi içinde konumlandırır; sonraki Alâeddin Ali biyografisiyle karıştırılmamalıdır.

Ayaş ve kabri

Ayaşlıdır. Vassâf kabir yerini ihtiyatla bildirirken, XIX. yüzyıl Kādirî şairi Müştâk Baba'nın Ayaş ziyaretini anlatan manzumesini mezarın burada bulunduğunu destekleyen tanıklık olarak kullanır. Bünyâmin-i Ayâşî 916/1510 yılında vefat etmiştir.

Müştâk Baba'nın Ayaş manzumesi

Müştâk Baba, divanında Ayaş şehrini ve orada medfun “İbn-i Yâmin” diye andığı pîri över. Sefîne nüshasındaki metnin okunabilen kıtaları şöyledir:

Tâc-ı ser-i Ayâş, dil-i kâm-kân durur
Ya‘nî ki kân-ı ma‘den-i sâhib-dilân durur

“Yâ”sı yâ-yı yümn ü yenâbî‘-i feyzdir
İkinci elifi sâni elf-i emân durur

“Şın”ı ki şîn-i şehr-i safâ vü şehr-i Rûm
Yâ şu‘le-i şems-i şa‘şa‘a-i âsmân durur

Hor görme, kör olur gözün ey bed-nazar, hazer
Hâmîsi İbn-i Yâmin-i kutb-ı cihân durur

Ey pâdişâh-ı şehr-i atâ, sâkin-i Ayâş
Müştâk geldi dergehine, mihmân durur

Deryûze-i feyz-i amîm etse ta‘n mıdır
Lutfun cemî‘-i âleme çün râygân durur

Manzumenin bazı kelimeleri basılı metnin OCR'ında ağır biçimde bozulmuştur. Burada vezin ve görülebilen harfler ışığında tashih edilen okuma verilmiş; şiir Bünyâmin-i Ayâşî'nin kendi sözü gibi sunulmamıştır.

Kayıt sınırının düzeltilmesi

Eski aktarımda Bünyâmin-i Ayâşî'nin metninin sonuna “Pîr Alâeddin Ali” başlıklı bir sonraki biyografi ve yeni sayfanın başlığı eklenmişti. Alâeddin Ali'nin Aksaray/Lârende nispeti, Şeyh Hayreddin'den hilâfeti, Sultan Süleyman'la görüşmesi ve Bursa'daki kabri Bünyâmin-i Ayâşî'ye ait değildir; bu dosyadan ayrılmıştır.

Adı, lakabı ve nisbesi

Kaynak, asıl adının Mustafa, lakabının İbn Yâmîn olduğunu ve bu kelimenin muhtemelen zamanla Bünyâmin'e dönüştüğünü belirtir. Ayâşî nisbesi ise doğduğu Ayaş kasabasından gelir.

Çerçeve. Müştâk Baba'nın manzumesinde geçen “İbn-i Yâmin” ifadesi bu sebeple şairane bir söz oyunu değil, kişinin kayıtlı lakabıdır. Ad, lakap ve nisbe arasındaki bu geçiş, aynı kişinin kaynaklarda Mustafa, Bünyâmin ve İbn Yâmîn adlarıyla ayrı ayrı görünmesine yol açmıştır.

Mürşidi meselesi: Ömer Dede Sikkînî mi, Hacı Bayrâm-ı Velî mi

XVI. yüzyıl müelliflerinden Mahmûd el-Kefevî, Bünyâmin'i Bayramiyye'nin Melâmiyye kolunun kurucusu Ömer Dede Sikkînî'nin halifesi sayar. Melâmî çevreden Sarı Abdullah Efendi ile Lâ‘lîzâde Abdülbâki, Kefevî'ye dayanarak aynı görüşü tekrarlar; Müstakimzâde de bu çizgiye katılır. Bu silsileye göre Melâmiyye kolu Ömer Sikkînî'den sonra Bünyâmin Ayâşî vasıtasıyla yürümüştür.

Buna karşılık sonradan ortaya çıkan belgeler onu doğrudan Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifesi gösterir: Hacı Bayrâm soyundan Sâdullah Efendi'nin düzenlediği liste, 1325 tarihli Ankara Vilâyeti Salnâmesi, Fuat Bayramoğlu'nun kaydettiği bir mecmuadaki kıta, Bünyâmin Camii'nde asılı Esad Muhlis Paşa manzumesi ve Bayramiyye kollarını gösteren bir silsilenâme bu yöndedir. Kaynak, silsilenâmedeki adı okunamayan Hacı Bayrâm halifesinin, silsilenin devamından anlaşıldığı üzere Bünyâmin olduğunu söyler.

Çerçeve. Mesele yalnız bir isim tercihi değildir: Bünyâmin Hacı Bayrâm'ın halifesi kabul edilirse Bayramiyye'nin Melâmiyye kolunu Ömer Sikkînî'den değil ondan başlatmak gerekir. Kaynak, eldeki bilgilerle kesin sonuca ulaşmanın güç göründüğünü açıkça yazar; sayfa da iki rivayeti yan yana tutmalı, birini seçmemelidir.

Vefat tarihindeki ihtilâf

Ölüm yılı için dört ayrı kayıt vardır. Kefevî, Yavuz Selim saltanatının ilk yıllarını göstererek 918 (1512); Müstakimzâde 916 (1510); Bünyâmin'i Ömer Sikkînî'nin halifesi sayan Atâî ve ona dayanan Uzunçarşılı ise 926 (1520) tarihini verir.

Sarı Abdullah Efendi ölüm tarihine hiç değinmez; ancak naklettiği Rodos rivayeti dolaylı bir tarih doğurur. Rodos 5 Safer 929'da (24 Aralık 1522) fethedildiğine göre, rivayet doğruysa Bünyâmin bu tarihten sonra ölmüş olmalıdır.

Çerçeve. Kaynak buradaki mantık kilidini kendisi kurar: 929'dan (1522) sonra ölen biri, 833'te (1429) vefat eden Hacı Bayrâm-ı Velî'ye halife olamaz. Yani vefat tarihi tercihi ile mürşid tercihi birbirine bağlıdır; geç bir vefat tarihi Hacı Bayrâm bağını, erken bir tarih ise Ömer Sikkînî bağını imkânsız kılar. Kaynak Sarı Abdullah'ın Kefevî'nin tarihini görmezden gelmesini, Bünyâmin'i Ömer Sikkînî'nin halifesi gösterme gayretiyle açıklar.

Kütahya hapsi ve Rodos'un fethi rivayeti

Sarı Abdullah Efendi Semerâtü'l-fuâd'da şunu nakleder: Bünyâmin hakkındaki bazı suçlamalar yüzünden Kütahya Kalesi'ne hapsedilmiştir. Aynı sıralarda Kanûnî'nin kuşattığı Rodos bir türlü alınamaz. Bünyâmin'in yakın dostu olan Kanûnî'nin çuhadarı sultana, Hacı Bayram tarikinden Bünyâmin Ayâşî'nin uzun zamandır Kütahya'da hapiste olduğunu ve fethe engelin bu olduğunu söyler. Padişahın emriyle Bünyâmin'in serbest bırakıldığı gün Rodos fethedilir.

Çerçeve. Anlatı, bir velînin hapsiyle bir kalenin düşmemesini aynı sebep zincirine bağlayan klasik bir menkıbe kalıbıdır. Tarihî değeri, taşıdığı olaydan çok doğurduğu kronolojik sonuçtadır: rivayet Bünyâmin'i Kanûnî devrine taşır ve böylece hem vefat tarihi hem de mürşid tartışmasında taraf tutar. Kaynak bunu bir mucize kaydı olarak değil, silsile tercihinin dolaylı delili olarak değerlendirir.

Halifeleri ve Melâmî silsilesinin devamı

Kaynak, Bünyâmin'in Aziz Rûşen Efendi, Sivaslı Osman Efendi ve Bolulu Süleyman Efendi adlı üç halifesini daha zikreder. Buna rağmen Melâmî silsilesi onun ölümünden sonra Pîr Ali Aksarâyî ve oğlu İsmâil Ma‘şûkī vasıtasıyla devam etmiştir.

Atâî, Bünyâmin'in kendi halifesi Pîr Ali Aksarâyî'nin oğluna, ileride idam edileceğinin işareti olarak İsmâil adını koyduğunu nakleder ve bunu bir kerâmet delili sayar. Oğlan Şeyh diye tanınan İsmâil Ma‘şûkī gerçekten de Şeyhülislâm Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'nin fetvasıyla idam edilmiştir (945 veya 946/1539).

Çerçeve. Ad koyma menkıbesi geriye dönük kurulmuş bir anlatıdır: İsmâil'in idamı bilindikten sonra, adın kendisi bir önceden bilme işaretine dönüştürülmüştür. Halife listesi ile silsile hattının ayrışması da dikkat çekicidir — üç halifenin adı korunmuş, fakat yol adı geçmeyen dördüncüsünden, Pîr Ali Aksarâyî'den yürümüştür.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç4 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Bayram keşf edip bir gün Dede Ömer'e hitaben, "Ak Şeyh ile senin mit-beynini ateş te'llf eder." diye işaret buyurmuşlar­ dır. Akşemseddin, Dede Ömer'i ümmilik ile itham edip, İr­ şad dfüyyesine kalkışmamasını tenbih ile, "Azizin tdc ve hırka ve seccadesi, tesblh ve asa­ sı bizdedir." demiştir.

Metni gösterMetni daralt

Bayram keşf edip bir gün Dede Ömer'e hitaben, "Ak Şeyh ile senin mit-beynini ateş te'llf eder." diye işaret buyurmuşlar­ dır. Akşemseddin, Dede Ömer'i ümmilik ile itham edip, İr­ şad dfüyyesine kalkışmamasını tenbih ile, "Azizin tdc ve hırka ve seccadesi, tesblh ve asa­ sı bizdedir." demiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Ayaş · TürkiyeAyaşKaynak, Bünyâmin Ayâşî'nin Ankara'ya bağlı Ayaş'ta doğduğunu bildirir. Nisbesi de bu kasabadan gelir; hayatının ilk dönemleri hakkında yeterli bilgi yoktur. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî : Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510), Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi; şeyhinden sonra yirmi altı yıl irşad makamında bulunan ve kabri Ayaş'ta ziyaret edilen sûfîdir.Ayaş · TürkiyeBünyâmin Camii1325 tarihli Ankara Vilâyeti Salnâmesi, Ayaş anlatılırken Şeyh Mustafa Bünyâmin'in kendi adıyla anılan caminin yakınlarında gömülü olduğunu kaydeder. Esad Muhlis Paşa'nın Bünyâmin'in Hacı Bayrâm-ı Velî'den el aldığını söyleyen manzumesi de bu camide asılıdır.Ayaş · TürkiyeBünyâmin Ayâşî TürbesiTürbesi Ayaş'ta kendi adıyla anılan caminin yanındadır. Kaynak aynı yerde medrese ve hamam gibi vakıflarının da bulunduğunu bildirir; koordinat kasaba düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî : Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510), Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi; şeyhinden sonra yirmi altı yıl irşad makamında bulunan ve kabri Ayaş'ta ziyaret edilen sûfîdir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  2. [2]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 433-437
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ömer Dede Sikkînî”
  4. [4]Kişi dosyasının kaynakları — Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî
Ortak kaynak kataloğunu aç →