Ara
Menü

Şeyh Ali Gâlib Vasfi Efendi

Ali Galib Vasfi'ye takdim olunmak üzere bir mektub verir. Muhammed De de, "Azizim Nazilli'den dışan çıkmış bir kimse degil.dir. Siz onunla nerede görüştünüz, ah bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin hafuula iki gece huzür-ı saadette bu lunduğunu." söyler. Muhammed Dede, azizinin kemalatına esasen vakıf olup, bunun ehl-i beldeye bir eser-i…

Yol
Halvetiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Ali Galib Vasfi'ye takdim olunmak üzere bir mektub verir. Muhammed De de, "Azizim Nazilli'den dışan çıkmış bir kimse degil.dir. Siz onunla nerede görüştünüz, ah bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin hafuula iki gece huzür-ı saadette bu lunduğunu." söyler. Muhammed Dede, azizinin kemalatına esasen vakıf olup, bunun ehl-i beldeye bir eser-i keramet olacağına iman ederek mektubu hamilen avdetinde azizine arz-ı key fiyyet eylemiş, mktubu takdim etmiştir. Azizi gülümseyerek bu işin kendinde sır ola rak kalmasını emr edip, intikalinden sonra Muhammed Dede tarafından işaa olun muştur.

lrtihallerinde Büyük Kabristan'ın ortasına defo olunmuş. Evvelce aziz-i müşarü nileyhi ziyaret emeliyle başka kasabadan bir aşık Nazilli'ye gireceği sırada mezarista nın orta yerinde Hz. Şeyh'i oturuyor görür. Yanına gider, elini öper, müşerref olur. Oradan kasabaya dergaha gelir, keyfiyyeti anlatır. Halbuki irtihalinden haber-dar de ğildi. Herkes mütehayyir olur. Şeyhine bir kat daha hürmet muhabbet gösterir. Bu yolda menakıbı çoktur. Tarik-ı Uşşaki'ye şeref vermiş erlerdendir. Ara bi, Farisi, Türki eş'arı ve bir de külliyyatı vardır. Külliyyatını Şeyh Muhammed Emin Efendi cem' ve tahrir eylemiştir.

Latife: Salim Baba namında bir zar ızhar-ı kemalar maksadıyla Hz.

Şeyh'e şöyle bir fah riyye göndermiş: 'Alleme'l·esmii ' ya her dem mahremim ben sen nesin Vird iderler dilde ism·i a'zamım ben sen nesin Ziit-ı pllk- i mutlakım nam u nişdnnn na-bed'ıd ikiira vü hafaya a'lemiın ben sen nesin Tik-ı kerremna ile oldum mükerrem tii ezel Ol sebebden riih-ı Hakk'a olmuşum ben sen nesin zahiren niis arasında oldum amma mübtezel Uk srretde kamudan ekremim ben sen nesin Yanmadım narına Nemrad'un Haluullih olup Söyledim bin bir kelam Tar' a Kel1mu'lliih olup Kabe kavseyne İrişdim hem Hablbu'lliih olup Mürde ihya eyledim lsii demim ben sen nesin İ lm-i eşya ilm-i simya keşf olupdur hufyeten İlm-i teshrriit bildim vefk u tencim cümleten Lik girdim gftşe-i vahdetde şimdi uz/eten Vaktin Efliitün'uyum hem nadirim ben sen nesin Feyz-yiib oldum tarik·ı hane-dandan ey püser Ma-sivayı terk idüp kıldım aliiyıkdan güzer Hiil-i aczimden sorarsan salim' in ziihid eğer Bir kemine kemterim kemden kemim ben sen nesin Tevh'id-i Zat neş'esiyle söylenen bu nutk ile atideki cevab hakkında birden bire mütereddid bir vaz'iyyete düşmekten ise inşaa'llah o neş'e-i ma'nanın tecellisine in tizaren ihtiyar-ı sükOt eylemek ve kemalat-ı insaniyyenin hak'ikatına vuslat ni'meti ni Hz.

Vahibü'l-amalden istemek lazime-i adabdandır. Şeyh Ali Galib Vasfi buna Nazilli şive-i lisanıyla ve bi-hakkın tevh'id-i Zat neş'esiyle cevab veriyor. "Bilmemin?", "Bilmez misin?" demektir. Nazilli lisanıdır. Piidişiih·ı on sekiz bin alemim ben bilmemin Taht urup eflô.k-i bi-keyf ü kemim ben bilmemin Ben avmü'ş-şamm itdim yoktan ızhiir alemi Cümleden ey ziihidii yô.

akdemim ben bilmemin Hazret-i Şeyh Abdullılh Salahaddin-i Uşşilki 455 Bir nefesle aleme seHôAwılem virdim hayat 'Kün' didim bu devre ne kesb nitdi bô.ğ-ı kô.irıô.t Emrime ram olmamak mümkün değildir mümküııô.t Hô.lık-ı tô.k-ı sipihre muhkemim ben bilmemin Eyledim gül-şen Halı1e ô.teş-i Nemrfid.'u ben Görmedi tufan-ı NUh'u kuılretimle pire-zen Kıldım ihya üstülıô.n-ı hurde vü saıl mürde ten Aleme can baJış iden sô.hib-demim dilim bilmemin Ben degilmim sen sana ak.dem firavan eyleyen Tab' nıı mevzf,tn idüp iş'ar ihsan eyleyen Ben degilmim sen gedayı hô.n u hô.kô.n eyleyen Kô.şif-i esrar-ı kenz-i mübhemim ben bilmemin Hamdü li'Uilh hô.k-pa-yı rô.h-ı Uşşilki menem Berk-i yar ô.rzf,t olmazsam dünyô.da ne gam * Künc-i istitııô.da Vasfi-i fakirin ey dedem Bir pula dünyayı virmiş ademim ben bilmemin Na't-ı şerif: Bilô.-şek hô.k-payııı kimyadır Ya RasUla'Uilh Uyun-ı ô.şıkô.na tutiyô.dır Ya Rasula'Uilh Günahım olmasa manend hezaran kUh-ı kô.f-iisa Nigô.hııı olsa bir dem hep hebô.dır Ya Rasula'Uilh Behişt-i heşti tezyin eyleyen nur-ı zuhurundur Ziyiisı nur-ı zil.tından nümô.dır Ya RasUla' Uilh Azab-ı duzahı çekmez sana ümmet olan adem Fe-terdô.

sana Hak'dan bir atadır Ya RasUla'Uilh Ümld-i Vasfi-i iiciz kapıııda bende olmak.dır Ki baş u elin sana ancak fedadır Ya Rasullı'llô.h * ** Hayal itme kabô.-yı hüsnü her bir sim-ten geydi Anı alemde ancak Yfısuf-ı gül-plrehen geydi Muhabbet bir hakikat camesidir suftye bi'll1ih Kaba- y ı zÜ/ıd ü takvayı ser-a-pa çak iden geydi Vasd bir hil'aı-ı nilrani iken geymedi kimse Hecir bir ateş efserken aceb aşık neden geydi SafMır bu libas-ı nev iden terk-i siva geydi Cefa bir köhne hil' atdır gelen geydi giden geydi Muamıen bir abadır ayn u zevk ey dil bu alemde İderı çak-ı girlban atlas-ı çerh-i kühen geydi Muhakkak hulle- i in'am-ı Bilrl'dir visill-i yilr Kamu alemde varnn herkese yagına diyen geydi Hakikat zlllıida bir kisve-i nur-ı illlhldir Be-hakk- ı Kibriya sen geymedin amma giyen geydi Beğenmezken harrr- i atlas-ı gerdunu ehl-i hrrs Neden llhir zarilrl ihtiyar itdi kefen geydi Serin hilk-i der-i meyhaneye vaz' eyle ey Vasji Kaba-yı şevk-i zlbayı ona ta'zlm iden geydi * * * Gönül bir şllh-rllh-ı kibriyadrr Gönül bir mevsıl-ı srrr- ı Hudil'drr Gönül sahra-yı iklim-i vefadrr Gönül meydan-ı ali can fezadrr Gönül bir kişver-i bl-müntehadrr Gönül bir mahzen-i ilm-i illlhl Gönüldür bir kicab-ı padişllh Gönüldür şerh iden zatı ke-ma-IU Gönüldür gösteren canana rahı Gönül bir mukteda-yı enbiyadrr Gönüldür bir saray-ı zat-ı bl-çun Gönüldür dergeh-i pire diger-gü.n Gönüldür la-cerem beyt-i hümayun Gönül sahmnda la-şey' sahn-ı gerdun Gönül arş-ı muallidan uladrr Hazret-i Şeyh AlxlullAh SalAhaddin-i Uşş3ki 457 Gönüldür mesned-i erbab-ı hacet Gönüldür pişvtı.-yı ehl-i t1iat Gönüldür kıble-i dln-i saadet Gönüldür mescid-i nilr-ı hidtı.yet Gönül bir mustaftı.

nur-ı hudlidır Gönüldür Vasfiyd şehr-i hakikat Gönüldür taht-gtı.h-ı sırr-ı tarikat Gönüldür mahrem-i sırr-ı şeriat Gönül burcunda vasfı kıl meşihat Gönül bir mecma' -ı al-i abtı.dır Kitabe-i seng-i mezarı: "Nazilli'de kırkdört sene müftü olan ve Hüstı.meddln-i Uşştı.ki tankından bulunan es Seyyid eş-Şeyh Ali Vasfi Efendi hazretlerinin rUhuçün el-Ftı.tiha - 1 266" ŞEYH MUHAMMED TEVFİK EFENDİ Şeyh Ali Galib Vasfi'nin hem oğlu, hem talebesi, hem de mürididir. 237 Hilafeti pederindendir. Nazilli'de doğmuştur. İrtihali de buradadır. Pederlerinin yerine müftü olmuştu.

Pederleri hal-i ihtizarda iken ileride müftülük makamına geçtiklerinde maz har-ı feyz olması için dua talebinde bulunan Tevfik Efendi'ye, "Oğlum! Kırk dört se nedir müftülük hizmeti iftı. ediyorum. Hz. RasUlulah efendimizden ist iftii etmeden bir feıvtı. ya ıasaddl etmedim. Müftülük pek zordur. Ceniib-ı Hak muinin olsun " diye dua ve hüsn . i nazar buyurmalarıyla Tevfik Efendi'de bab-ı feyz açılmış o dahi eser-i pedere iktifa eylemiştir. Hem ulemadan hem de meş3.yıh-ı urefadan idi. Kabr-i enverleri Muham med Zühdi hazretlerinin kabirleri yanında Nazilli'dedir.

(Kaddesa 'Utı.hu sırrahu) Şu nutuk kendilerinindir: Anladım hikmet neden olmaz gönül gamdan ben Ttı.lib-i hüzn olmak ister niir-ı aşka müşteri Derd ile gamdan safeulan gönlümün pervtı.sı yok Sanki ikltm-i beltı.nın Hüsrev ü İskender'i 237. Bu kelime aslında "müididir" şeklinde yazılıdır. Öyle olması mümkün olmadığı düşüncesiyle "mürididir" şeklinde yazılmıştır. ( H )

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Siz onunla nerede görüştünüz, ah­ bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin…

Siz onunla nerede görüştünüz, ah­ bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin hafuula iki gece huzür-ı saadette bu­ lunduğunu." söyler. Muhammed Dede, azizinin kemalatına esasen vakıf olup, bunun ehl-i beldeye bir eser-i keramet olacağına iman ederek mektubu hamilen avdetinde azizine arz-ı key­ fiyyet eylemiş, mktubu takdim etmiştir. Azizi gülümseyerek bu işin kendinde sır ola­ rak kalmasını emr edip, intikalinden sonra Muhammed Dede tarafından işaa olun­ muştur. lrtihallerinde Büyük Kabristan'ın ortasına defo olunmuş.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç
Gelenek içi anlatı

Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

Ali Galib Vasfi'ye takdim olunmak üzere bir mektub verir. Muhammed De­ de, "Azizim Nazilli'den dışan çıkmış bir kimse degil.dir. Siz onunla nerede görüştünüz, ah­ bab oldunuz!" diye sorunca o zat, "Müşarünileyhin hafuula iki gece huzür-ı saadette bu­ lunduğunu." söyler. Muhammed Dede, azizinin kemalatına esasen vakıf olup, bunun ehl-i beldeye bir eser-i keramet olacağına iman ederek mektubu hamilen avdetinde azizine arz-ı key­ fiyyet eylemiş, mktubu takdim etmiştir. Azizi gülümseyerek bu işin kendinde sır ola­ rak kalmasını emr edip, intikalinden sonra Muhammed Dede tarafından işaa olun­ muştur. lrtihallerinde Büyük Kabristan'ın ortasına defo olunmuş. Evvelce aziz-i müşarü­ nileyhi ziyaret emeliyle başka kasabadan bir aşık Nazilli'ye gireceği sırada mezarista­ nın orta yerinde Hz. Şeyh'i oturuyor görür. Yanına gider, elini öper, müşerref olur. Oradan kasabaya dergaha gelir, keyfiyyeti anlatır. Halbuki irtihalinden haber-dar de­ ğildi. Herkes mütehayyir olur. Şeyhine bir kat daha hürmet muhabbet gösterir. Bu yolda menakıbı çoktur. Tarik-ı Uşşaki'ye şeref vermiş erlerdendir. Ara­ bi, Farisi, Türki eş'arı ve bir de külliyyatı vardır. Külliyyatını Şeyh Muhammed Emin Efendi cem' ve tahrir eylemiştir. Latife: Salim Baba namında bir zar ızhar-ı kemalar maksadıyla Hz. Şeyh'e şöyle bir fah­ riyye göndermiş: 'Alleme'l·esmii ' ya her dem mahremim ben sen nesin Vird iderler dilde ism·i a'zamım ben sen nesin Ziit-ı pllk- i mutlakım nam u nişdnnn na-bed'ıd ikiira vü hafaya a'lemiın ben sen nesin Tik-ı kerremna ile oldum mükerrem tii ezel Ol sebebden riih-ı Hakk'a olmuşum ben sen nesin zahiren niis arasında oldum amma mübtezel Uk srretde kamudan ekremim ben sen nesin Yanmadım narına Nemrad'un Haluullih olup Söyledim bin bir kelam Tar' a Kel1mu'lliih olup Kabe kavseyne İrişdim hem Hablbu'lliih olup Mürde ihya eyledim lsii demim ben sen nesin İ lm-i eşya ilm-i simya keşf olupdur hufyeten İlm-i teshrriit bildim vefk u tencim cümleten Lik girdim gftşe-i vahdetde şimdi uz/eten Vaktin Efliitün'uyum hem nadirim ben sen nesin Feyz-yiib oldum tarik·ı hane-dandan ey püser Ma-sivayı terk idüp kıldım aliiyıkdan güzer Hiil-i aczimden sorarsan salim' in ziihid eğer Bir kemine kemterim kemden kemim ben sen nesin Tevh'id-i Zat neş'esiyle söylenen bu nutk ile atideki cevab hakkında birden bire mütereddid bir vaz'iyyete düşmekten ise inşaa'llah o neş'e-i ma'nanın tecellisine in­ tizaren ihtiyar-ı sükOt eylemek ve kemalat-ı insaniyyenin hak'ikatına vuslat ni'meti­ ni Hz. Vahibü'l-amalden istemek lazime-i adabdandır. Şeyh Ali Galib Vasfi buna Nazilli şive-i lisanıyla ve bi-hakkın tevh'id-i Zat neş'esiyle cevab veriyor. "Bilmemin?", "Bilmez misin?" demektir. Nazilli lisanıdır. Piidişiih·ı on sekiz bin alemim ben bilmemin Taht urup eflô.k-i bi-keyf ü kemim ben bilmemin Ben avmü'ş-şamm itdim yoktan ızhiir alemi Cümleden ey ziihidii yô. akdemim ben bilmemin Hazret-i Şeyh Abdullılh Salahaddin-i Uşşilki 455 Bir nefesle aleme seHôAwılem virdim hayat 'Kün' didim bu devre ne kesb nitdi bô.ğ-ı kô.irıô.t Emrime ram olmamak mümkün değildir mümküııô.t Hô.lık-ı tô.k-ı sipihre muhkemim ben bilmemin Eyledim gül-şen Halı1e ô.teş-i Nemrfid.'u ben Görmedi tufan-ı NUh'u kuılretimle pire-zen Kıldım ihya üstülıô.n-ı hurde vü saıl mürde ten Aleme can baJış iden sô.hib-demim dilim bilmemin Ben degilmim sen sana ak.dem firavan eyleyen Tab' nıı mevzf,tn idüp iş'ar ihsan eyleyen Ben degilmim sen gedayı hô.n u hô.kô.n eyleyen Kô.şif-i esrar-ı kenz-i mübhemim ben bilmemin Hamdü li'Uilh hô.k-pa-yı rô.h-ı Uşşilki menem Berk-i yar ô.rzf,t olmazsam dünyô.da ne gam * Künc-i istitııô.da Vasfi-i fakirin ey dedem Bir pula dünyayı virmiş ademim ben bilmemin Na't-ı şerif: Bilô.-şek hô.k-payııı kimyadır Ya RasUla'Uilh Uyun-ı ô.şıkô.na tutiyô.dır Ya Rasula'Uilh Günahım olmasa manend hezaran kUh-ı kô.f-iisa Nigô.hııı olsa bir dem hep hebô.dır Ya Rasula'Uilh Behişt-i heşti tezyin eyleyen nur-ı zuhurundur Ziyiisı nur-ı zil.tından nümô.dır Ya RasUla' Uilh Azab-ı duzahı çekmez sana ümmet olan adem Fe-terdô. sana Hak'dan bir atadır Ya RasUla'Uilh Ümld-i Vasfi-i iiciz kapıııda bende olmak.dır Ki baş u elin sana ancak fedadır Ya Rasullı'llô.h * ** Hayal itme kabô.-yı hüsnü her bir sim-ten geydi Anı alemde ancak Yfısuf-ı gül-plrehen geydi Muhabbet bir hakikat camesidir suftye bi'll1ih Kaba- y ı zÜ/ıd ü takvayı ser-a-pa çak iden geydi Vasd bir hil'aı-ı nilrani iken geymedi kimse Hecir bir ateş efserken aceb aşık neden geydi SafMır bu libas-ı nev iden terk-i siva geydi Cefa bir köhne hil' atdır gelen geydi giden geydi Muamıen bir abadır ayn u zevk ey dil bu alemde İderı çak-ı girlban atlas-ı çerh-i kühen geydi Muhakkak hulle- i in'am-ı Bilrl'dir visill-i yilr Kamu alemde varnn herkese yagına diyen geydi Hakikat zlllıida bir kisve-i nur-ı illlhldir Be-hakk- ı Kibriya sen geymedin amma giyen geydi Beğenmezken harrr- i atlas-ı gerdunu ehl-i hrrs Neden llhir zarilrl ihtiyar itdi kefen geydi Serin hilk-i der-i meyhaneye vaz' eyle ey Vasji Kaba-yı şevk-i zlbayı ona ta'zlm iden geydi * * * Gönül bir şllh-rllh-ı kibriyadrr Gönül bir mevsıl-ı srrr- ı Hudil'drr Gönül sahra-yı iklim-i vefadrr Gönül meydan-ı ali can fezadrr Gönül bir kişver-i bl-müntehadrr Gönül bir mahzen-i ilm-i illlhl Gönüldür bir kicab-ı padişllh Gönüldür şerh iden zatı ke-ma-IU Gönüldür gösteren canana rahı Gönül bir mukteda-yı enbiyadrr Gönüldür bir saray-ı zat-ı bl-çun Gönüldür dergeh-i pire diger-gü.n Gönüldür la-cerem beyt-i hümayun Gönül sahmnda la-şey' sahn-ı gerdun Gönül arş-ı muallidan uladrr Hazret-i Şeyh AlxlullAh SalAhaddin-i Uşş3ki 457 Gönüldür mesned-i erbab-ı hacet Gönüldür pişvtı.-yı ehl-i t1iat Gönüldür kıble-i dln-i saadet Gönüldür mescid-i nilr-ı hidtı.yet Gönül bir mustaftı. nur-ı hudlidır Gönüldür Vasfiyd şehr-i hakikat Gönüldür taht-gtı.h-ı sırr-ı tarikat Gönüldür mahrem-i sırr-ı şeriat Gönül burcunda vasfı kıl meşihat Gönül bir mecma' -ı al-i abtı.dır Kitabe-i seng-i mezarı: "Nazilli'de kırkdört sene müftü olan ve Hüstı.meddln-i Uşştı.ki tankından bulunan es­ Seyyid eş-Şeyh Ali Vasfi Efendi hazretlerinin rUhuçün el-Ftı.tiha - 1 266" ŞEYH MUHAMMED TEVFİK EFENDİ Şeyh Ali Galib Vasfi'nin hem oğlu, hem talebesi, hem de mürididir. 237 Hilafeti pederindendir. Nazilli'de doğmuştur. İrtihali de buradadır. Pederlerinin yerine müftü olmuştu. Pederleri hal-i ihtizarda iken ileride müftülük makamına geçtiklerinde maz­ har-ı feyz olması için dua talebinde bulunan Tevfik Efendi'ye, "Oğlum! Kırk dört se­ nedir müftülük hizmeti iftı. ediyorum. Hz. RasUlulah efendimizden ist iftii etmeden bir feıvtı.­ ya ıasaddl etmedim. Müftülük pek zordur. Ceniib-ı Hak muinin olsun " diye dua ve hüsn­ . i nazar buyurmalarıyla Tevfik Efendi'de bab-ı feyz açılmış o dahi eser-i pedere iktifa eylemiştir. Hem ulemadan hem de meş3.yıh-ı urefadan idi. Kabr-i enverleri Muham­ med Zühdi hazretlerinin kabirleri yanında Nazilli'dedir. (Kaddesa 'Utı.hu sırrahu) Şu nutuk kendilerinindir: Anladım hikmet neden olmaz gönül gamdan ben Ttı.lib-i hüzn olmak ister niir-ı aşka müşteri Derd ile gamdan safeulan gönlümün pervtı.sı yok Sanki ikltm-i beltı.nın Hüsrev ü İskender'i 237. Bu kelime aslında "müididir" şeklinde yazılıdır. Öyle olması mümkün olmadığı düşüncesiyle "mürididir" şeklinde yazılmıştır. ( H )

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Şeyh Ali Galib Vasfi buna Nazilli şive-i lisanıyla ve bi-hakkın tevh'id-i Zat neş'esiyle cevab veriyor. Piidişiih·ı on sekiz bin alemim ben bilmemin Taht urup eflô.k-i bi-keyf ü kemim ben bilmemin Ben avmü'ş-şamm itdim yoktan ızhiir alemi Cümleden ey ziihidii yô. akdemim ben bilmemin Hazret-i Şeyh Abdullılh Salahaddin-i Uşşilki 455 Bir nefesle aleme seHôAwılem virdim hayat 'Kün' didim bu devre ne kesb nitdi bô.ğ-ı kô.irıô.t Emrime ram olmamak mümkün değildir mümküııô.t Hô.lık-ı tô.k-ı sipihre muhkemim ben bilmemin Eyledim gül-şen Halı1e ô.teş-i Nemrfid.'u ben Görmedi tufan-ı NUh'u kuılretimle pire-zen Kıldım ihya üstülıô.n-ı hurde vü saıl mürde ten Aleme can baJış iden sô.hib-demim dilim bilmemin Ben degilmim sen sana ak.dem firavan eyleyen Tab' nıı mevzf,tn idüp iş'ar ihsan eyleyen Ben degilmim sen gedayı hô.n u hô.kô.n eyleyen Kô.şif-i

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Ali Galib Vasfi buna Nazilli şive-i lisanıyla ve bi-hakkın tevh'id-i Zat neş'esiyle cevab veriyor. Piidişiih·ı on sekiz bin alemim ben bilmemin Taht urup eflô.k-i bi-keyf ü kemim ben bilmemin Ben avmü'ş-şamm itdim yoktan ızhiir alemi Cümleden ey ziihidii yô. akdemim ben bilmemin Hazret-i Şeyh Abdullılh Salahaddin-i Uşşilki 455 Bir nefesle aleme seHôAwılem virdim hayat 'Kün' didim bu devre ne kesb nitdi bô.ğ-ı kô.irıô.t Emrime ram olmamak mümkün değildir mümküııô.t Hô.lık-ı tô.k-ı sipihre muhkemim ben bilmemin Eyledim gül-şen Halı1e ô.teş-i Nemrfid.'u ben Görmedi tufan-ı NUh'u kuılretimle pire-zen Kıldım ihya üstülıô.n-ı hurde vü saıl mürde ten Aleme can baJış iden sô.hib-demim dilim bilmemin Ben degilmim sen sana ak.dem firavan eyleyen Tab' nıı mevzf,tn idüp iş'ar ihsan eyleyen Ben degilmim sen gedayı hô.n u hô.kô.n eyleyen Kô.şif-i

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

RasUlulah efendimizden ist iftii etmeden bir feıvtı.­ ya ıasaddl etmedim. Ceniib-ı Hak muinin olsun " diye dua ve hüsn­ . i nazar buyurmalarıyla Tevfik Efendi'de bab-ı feyz açılmış o dahi eser-i pedere iktifa eylemiştir. Kabr-i enverleri Muham­ med Zühdi hazretlerinin kabirleri yanında Nazilli'dedir. (Kaddesa 'Utı.hu sırrahu) Şu nutuk kendilerinindir: Anladım hikmet neden olmaz gönül gamdan ben Ttı.lib-i hüzn olmak ister niir-ı aşka müşteri Derd ile gamdan safeulan gönlümün pervtı.sı yok Sanki ikltm-i beltı.nın Hüsrev ü İskender'i 237.

Metni gösterMetni daralt

RasUlulah efendimizden ist iftii etmeden bir feıvtı.­ ya ıasaddl etmedim. Ceniib-ı Hak muinin olsun " diye dua ve hüsn­ . i nazar buyurmalarıyla Tevfik Efendi'de bab-ı feyz açılmış o dahi eser-i pedere iktifa eylemiştir. Kabr-i enverleri Muham­ med Zühdi hazretlerinin kabirleri yanında Nazilli'dedir. (Kaddesa 'Utı.hu sırrahu) Şu nutuk kendilerinindir: Anladım hikmet neden olmaz gönül gamdan ben Ttı.lib-i hüzn olmak ister niir-ı aşka müşteri Derd ile gamdan safeulan gönlümün pervtı.sı yok Sanki ikltm-i beltı.nın Hüsrev ü İskender'i 237.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.