HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
266 Seflne-i Evliya nahın seccilde-nişin-i irşadı, fô.zıl-ı nihrir, mürşid-i şehir eş-Şeyh es-Seyyid Muhammed Sa id Efendi en-Nakşıbendi merhUmun ô.rô.m-gah-ı ma'nevileridir." Bu dergah ahiren inhilal edince Kelami Dergahı şeyhi Erbili Es'ad Efendi-zade Şeyh Ali Efendi'ye tevcih olunduğundan elyevm Pazartesi günleri hatm-i hacegan yapılmaktadır. /1 35/ ŞEYH AHMED HÜSAMEDDIN-İ DAGISTANi 1 264 senesi Rebiu'l-evvelinde (Şubat-Mart 1 848) Ban vilayeti'nin - Dağistan'da - Rukkal şehrinde zinet-saz-ı alem-i şuhud olmuştur. Pederleri Seyyid Said b. Seyyid Sefer b. Seyyid Haydar b. Seyyid Hasan b. Seyyid Kasım b. Seyyid Muhammed b. Seyyid Davud b. Seyyid Ca'feri es-salis b. Seyyid Muhammed Z:lhid b. Seyyid Musa Kazım es-san! b. Seyyid lbrahim b. Seyyid lsmail b. Seyyid Mustafa el-Ahrar b. Sey yid Ahmed-i Bağdadi b. Seyyid Süleyman b. Seyyid İsa el-Ahrar b. Seyyid Abdullah Tahir b. Seyyidina Hz.
Pir lbrahim ed-Dessuki b. Seyyid Ebu'l-Mecd b. Seyyid Kureyş b. Seyyid Muhammed et-Tayyib b. Seyyid Ebu'n-Nüca b. Seyyid Ali Zeynelabidin b. Seyyid Abdülhalık b. Seyyid Muhammed b. Seyyid Muhammed Ebu't-Tayyib b. Sey yid Abdülkarim b. Seyyid Abdülhalık b. Seyyid Ebu'l-Kasım b. Seyyid Ca'fer el-Meh di b. Seyyid Ali el-Hadi b. Seyyid Muhammed el-Cevad b. Seyyid Musa el-Kazım b. Seyyid lmam Ca'fer es-Sadık b. Seyyid Muhammed el-Bakır b. Seyyid Ali Zeynelabi din b. Hz. lmam Hüseyin b. Hz. Ali (kerrema'llahu vechehu ve radıya'llahu anhum) . lsm-i alileri, Ahmed; künyeleri, Ebu'l-Haydar; lakab-ı şerifleri, Sefer, Hüsamed din, Tevfik, Hamdi ve AbdulgafGr'dur. Nakş-ı hatem-i siyadetleri, "Ni'me'r-refik Ah med-i Tevflk"tır. Validelerinin ismi, Şerife binti Abdullah'dır. Mehadim-i kiramından Seyyid Ali Rıza Efendi, Mevalid-i Ehl-i Beyt namıyla bir eser te'llf edip, µederlerinin ve ecdadının tercüme-i halini bunda yazmıştır.
Mütalaaya şayan bir kitabdır. Bunda yazıldığına göre, 1 277/( 1 860-6 1 )'de, beray-ı hacc-ı şerif azi mi Mekke-i Mükerreme olan µederiyle birlikde bulunup, µederlerinin Mekke'de irti hali üzerine Medine-i Münevvere'ye gitmiştir. Bir müddet sonra lstanbul'a gelip µe derlerinin vasiyeti üzerine Denizli'de, Şeyh Hacı Hasan Feyzi Efendi'ye mülaki olduk tan sonra, Uluborlu'da, µederlerinin mürldanından Şeyh Hacı Mustafa Efendi merhu mun nezdine azimetle zaman- ı mev'udun hululüne kadar tedris-i ulum ile iştigal et miştir. Hacı Mustafa Efendi müşarünileyhe baldızı hanımı tezvlc eylemiştir. 1 300/( 1 883 ) tarihinde, işaret-i ma'neviyye üzerine Sivrihisar'a azimetle neşr-i envar-ı irfan eylediler. Şöhretini. istirkab edenlerin ağrazı neticesi Ankara'da ikame te me'mur olup, Vali Abidin Paşa merhumun hürmetini celb ile, 1 305/( 1 888) sene- Şeyh lsmall- i Nüvvab 267 sinde Bursa'ya /136/ azimet ve ihtiyar-ı ikamet eylemiştir.
Maksem civarında, Ahme diyye namıyla bir medrese, bir mescid ve bir de hane yaptırıp, 1 3 1 3/( 1 895 ) tarihine kadar tedris ve ta'lim ile meşgul olmuştur. Burada da ashab-ı ağrazın ta'rizine duçar olup, Sultan Abdülhamid Han'ın emriyle Trablusgarb'da ikamete me'mGr edildiler. Burada da zamanlarını te'lif-i asara hasr ile Tefsir-i Kebir ve Muşahhasat-ı Suver-ı Kur'aniyye nam eserlerini yazdılar. 1 324/( 1 908 ) senesinde inkılab-ı hükumet vaki' olunca, vali Receb Paşa mer humla İstanbul'a gelerek, Bursa'daki mescid ve medreselerinin ta'mirine şitaban ol dular. Bir buçuk sene Bursa'da kalarak İstanbul'a avdetle, Çapa civarında Arifi Paşa merhumun konağını iştira ile 1 324/( 1 908) sonuna kadar ikamet buyurdular. 1 33 1 /( 1 9 1 5 )'de Sivrihisar'a gidip iki sene kaldılar. 1 334/( 1 9 1 8)'de lzmir'e azimetle yirmi gün misafir oldular. İstanbul'a avdetlerinde, harik-ı kebirde konakları yandı.
Burada asar-ı aliyyelerinden yüz cildden fazlası yanmıştır. Ba'dehu Bursa'ya nakl-i ha ne ettiler. Balıkesir-Bandırma'ya gittiler. Şubat 1 337/( 1 92 I )'de lstanbul'a avdetle Hz. Sünbül civarında, Çınar Karakolu'na yakın "Voyvoda Konağı" denilen ikamet gahda bulundular. Ahiren Beşiktaş'da bir haneye nakledip, son günlerde Cerrahpaşa civarında iştira buyurdukları haneyi mesken ittihaz eylediler. Nakşıbendi, Kadiri, Çeşti ve Sühreverdi tariklarının ve daha doğrusu tarik-ı hik met Ü irfanın camiü'l-esrarı bulunuyorlar.
Nakşi Silsilesi: es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi, eş-Şeyh Muhammed Said, eş-Şeyh Abdullah Gulam Ali, eş-Şeyh Şemseddin Habibullah Han, eş-Şeyh es-Seyyid Nur Muhammed el-Bedvani, eş-Şeyh Seyfeddin, eş-Şeyh Muhammed el-Ma'sum, eş-Şeyh Ahmed-i Faruki es-Serhendi, eş-Şeyh Muhammed el-Baki, eş-Şeyh Hace Emkineki, eş-Şeyh Derviş Muhammed, eş-Şeyh Muhammed-i Zahid, eş-Şeyh Hace Ahrar-ı Ubeydullah, eş-Şeyh Muhammed el-Attar, eş-Şeyh kutbu't-tarika Muhammed Bahaeddin Şah-ı Nakşıbend.
(Kaddesa'llô.hu esrarahum) Kadiri Silsilesi: es-Seyyid Ahmed Bahaeddin, eş-Şeyh Muhammed Said, eş-Şeyh Abdullah-ı Dehlevi, eş-Şeyh Mirza Can-ı Canan, eş-Şeyh Şemseddin Habibullah, eş-Şeyh Mu hammed el-Abid, /1 37/ eş-Şeyh Abdülahad, eş-Şeyh Muhammed Said, eş-Şeyh Ah med-i Faruki, eş-Şeyh Seyyid İskenderi, eş-Şeyh Seyyid Kemaleddin- i Kengi, eş-Şeyh Abdurrahman-ı Sani, eş-Şeyh Fuzayl, eş-Şeyh Abdurrahman-ı evvel, eş-Şeyh Ebu'l Hasan, eş-Şeyh Şemseddin-i Sahra!, eş-Şeyh Seyyid Ukeyl, eş-Şeyh Abdülvehhab, 268 Seffne-i Evliya eş-Şeyh Bahaeddin, eş-Şeyh Şerefeddin, eş-Şeyh Abdürrezzak, eş-Şeyh kutbu'l-haki ka Seyyid Abdülkadir-i Geylani.
(Kadde sa'llô.hu esrarahum) Ahmed Efendi hazretleri ilm-i tevhidde feridü'l-asr olduklan gibi hakikaten gav vas-ı derya-yı Kur'an'dır.
Esrar-ı maani-i Hz. Kur'an'a vasıl, sahib-i te'vilat u maka miit bir pir-i kamildir. Mislini asırlar idrak edememiş denilecek derecede, te'vil-i ma'na-i Kur'an'da vahid-i zamandır. Hakk-ı alilerinde mu'teriz olan zevat vardır. "Eb cedci" ve "Hurufi" diye hakikat-i mesleklerinden haber-dar olamayarak söz söyleyen ler eksik değildir. Bir gün huzur-ı alilerinde bulundum. Esteizü bi'llah, ( 1 01 ,:r , J ) r)210 ayet-i kerimesinde yalnız, () üzerindeki tedkikiitı bi ;aatten ziyade sürmüştür. Hakayık-ı beyaniyyeleri karşısında mütehayyir kaldık. Derece-i irfanı yüksektir: Fa kat avam için imkan-ı istifade görünmez.
Meclis-i zikrden ziyade neş'eleri sohbette görünür. Harim-i ismet-i ma'na-i Kur'an'dır Hüsdıneddln Nedlm-i Hazret-i canan-ı irfandır Hüsdıneddln Hak.ayık aleminde mürşid-i ali-tebar oldu Hakim-i sırr-ı insan mağz-ı Kur'an' dır Hüsameddin NübU' -ı hik1net olmuş kalb-i alisi serairden VücUdu mülk-i aşka ayn-ı ihsandır Hüsdıneddin Uluvv-i kadrine eyler şehadet bunca asarı Tecelli-gah-ı feyz-i kudsi sübhandır Hüsdıneddln Muhibb-i kemter-i Vasscif ı istişfô.
ider her ô.n Muhakkak bilıneli yektô.-yı devrandır Hüsameddin Şemaili: Boyları mu'tedil, omuzlarının arası geniş, başları büyük, renkleri beyaz ise de humreti galib, gözleri büyücek, sakalı mutavassıt ve beyaz olup, kal ü halleriyle her kesi kendilerine müsahhar kılarlar, /1 38/ hilmi galib, tab'ı mülayim, mükrim ve fu kara-perverdirler.
Ma-laya'ni ile iştigal buyurmazlar, dfüma mebahis-i Kur'aniyye'den zevk alırlar. Az şehla bakışlı olup, hafızaları pek kuvvetlidir. 2 1 0. "Birbirlerine neyi soruyorlar? Büyük haberi mi?" 83. Nebe' suresi, 1 , 2. ( H ) Şeyh İsmall-i Nüvvab 269 Asar-ı Aliyyeleri: Muşahhasat-ı Suveri'l-Kur'aniyye'den: Hakayıku't-Tecrid fi Menazili't-Tevhid. Arabçadır, matbG'dur. Esrar-ı Ceberı1tı'l-A'la. MatbG'du, çok mühimdir. Muşahhasat-ı Suver-i Kur'aniyye, Ruhu'l-hikem, Muşahhasat-ı Si1re-i Meryem. Matbu'dur. Hikmetü'l-Envar, Muşahhasat-ı Sure-i Kehf. MatbG'dur. Nfiru'l-hüda, Muşahhasat-ı Si1re-i Taha. MatbG'dur. Huccetü'l-Hucec, Muşahhasat-ı Sure-i Hac. MatbG'dur. Burhanu'l-Asfiya, Muşahhasat-ı Si1re-i Enbiya. MatbG'dur. Huccetü'l-Melei'l-A'la, Muşahhasat-ı Sure-i Abese. MatbG'dur. Mezahirü'l-Vücud ala Menabiri'ş-Şuhud. Türkçe'dir. Kısmen matbG'dur. Makasıd-ı Salikin. MatbG'dur Mevaridü't-Tenzil fi Tercümeti Kur'ani'l-Celil.
Tefsiru'l-Kur'an. Gayr-i matbG'dur. Lem'atü'I-Afak fi'z-Zuhfiri ve'l-İşrak. Gayr-i matbG'dur. Zübdetü'l-Makal fi'l-Kevni ve'l-Hayal. Gayr-i matbG'dur. Niyyetü'l-Huruf ala Cedveli'l-Ma'rfif. Gayr-i matbG'dur. Zübdetü'l-Meratib. Türkçedir, gayr-i matbG'dur. Hakk-ı alilerinde Tunus kadısı şu yolda kelimat-ı ta'zimiyyede bulunmuştur: j.Pl} I ; ı _, t.JP\ j-l5:! 1 \ ' yw ı j t:'W I ' t.JW I r l..)' 1 _, JPLil l r l..+J I t.;'l y ...l,;..) \ .t,,-J ı İ ..ı.ıı .)l:&- ü.i...!J I ...,.. _, .:ı:.J.. 15:l ı ö.t"L.. \r ı :.ı.:... i_, t.;:ıt:... i t__r:ıı Jl.ıl ı · .y .:;:. r- .?J ı .:;\_;J ı rA-- ...,.. ı t>I _;\:...S.
l..ı.J I ..:r-..ı.l l r L:.- ..L...> İ .u)..u c!'-' ..ıw-_, .u...;.; Jl.ıl ı _; .)ıj_, ..ıı ..ı.ı ı r bi ı ._ş)_, ;;µ ı J.<dİ ı 2 1 1 . 1 _, .;....ı ı J'>İ ...:J.L _; ...;l.S' .r.ı L:.J;.; _, 1 Z1 1. "Faziletli ve himmet sahibi, mümtaz bir insan, faziletin en i leri derecesine ulaşmış, Allah'a karşı gelmekten son derece sakınan kamil bir şeyh, A l lah'ın emrettiklerine bağlı kalarak vuslata eriş miş bir mürşid, kamil, hocaların hocası, Allah'ın bütün kullarına karşı şefkatli, hocamız Mevlana Seyyid Ahmed Hüsameddln-i Dağıstan! en-Nakşıbendl el-Hüseyni, dedesinden icazetli bir Kur'an müfessiri id i.
En güzel salar ve en temiz selam ona olsun. Cenab-ı Hak onun derecesini artırsın, il mini ve faziletini yüceltsin. Marifetinden bütün Müslümanlar faydalansın. Bereketiyle, bizim doğ ruların ve gerçek iman sahiplerinin yolunda dosdoğru gitmemizi nasib etsin." ( H ) 270 Seflne-i Evliya Seyyid İsmet, Seyyid Ali Rıza, Seyyid Mahmud Mücteba ve Seyyid Musa Kazım namında dört evladı vardır. İsmet ve Rıza Efendiler Mevalid-i Ehl-i Beyt 'i yazmışlar, neşr etmişlerdir. Hz. Şeyh'in hangi bir eseri mütalaa olunsa, tar'ik-ı te'vlldeki rüsuhuna hayran ol mamak kabil değildir. /139/ llm-i hey'et, tabakatu'l-arz, nebatat, hayvanat, tıb ve fü nun-ı mütenevviaya dair olan mebahiste henüz fennen ma'lum ve mekşı1f olmayan bir çok noktalara tesadüf edilir. Bursa'da ekabir-i urefa ve evliya-yı asfiyadan Kadi Han merhı1mun şeref-i soh betlerine mazhar olduğum zaman müşarünileyh Ahmed Efendi hazretlerinin kutb-ı memleket olduğunu lisan-ı ta'zim ile söylemişlerdi.
Kadi Han, Buharalı olup, eazım dan idi. (Kuddise sırruhu) Ahmed Efendi'nin tekkeleri yoktur. Haftada bir gün nezd-i alilerinde ictima' eden erbab-ı aşk u muhabbet, hazine-i arifanelerinden müstefld olurlar. Müridlerin den ve urefadan Hilmi Bey: "Bir gün, azizimin huzurunda idim. Mübahase-i dakika ce reyan ediyordu. Biri, ( J ı ..v t;İ)212 hadls-i şerifini okudu. Hz. Şeyh gözlerin den meserret yaşları dökerek, ( \.p- \.:.0... t;İJ )21 3 buyurdular." diye nakl etmiştir. Mezahiru'l-Vücud nam eserlerinden: "Cenab-ı Hakk'ın umum beşeriyyete inzal buyurduğu Kur'an- ı Azimü'ş-şan, her biri :, ?!3;n. üt n eşyayı _ uhı . e ulum u fünunu ciimi'dir. i er l vh- i !11a , . (.k y.:... c,l .} , .J \} Y" J. , _k,,:.. \JJ .y .JJ I J) 214 Kur'an'ın Levh-ı mah fÖzu insii'ndır. -Mevudat, şuunat, ma'kular: mah;usat, ma'na-yı Kuran'dır. Şu ci handa meşhudumuz olan saltanat u azamet-i ilahiyye, ma'na-yı Kur'an'la tecelli eder.
Ma'na-yı Kur'an, envar-ı risalettir. Kime verilmiş ise, varis-i nebi ve lmam- ı vakt olur. Varis- i nebi olan zat, tercümeye sağmayan Kur'an'ın ma'niisını söyler ve halkı hakayık-ı kevniyyeye agah eder. Tevrat, Zebur ve İncil, Kur'an'da nasıl mevcud ise, Kur'an dahi insan- ı kamilin is ti'dadında mevcuddur. Yoksa Kur'an-ı Kerim'in elfaz-ı şerifesine bakılıp da, ma'na verilemez. lnsan- ı kamil, avalim-i ilahiyye vü kevniyyeyi cami'dir." Hulefası: Seyyid Abdülkerim Efendi. Mekke-i Mükerremede, reisü'l-müsevvidindir. 212. "Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır" el-Acluni, Keşfü'l-Hafa, c.I. s . 203. (H) 213. "Ben ise anahtarıyım." ( H ) 2 14. "Allah onları arkalarından çepeçevre kuşatmaktadır. Doğrusu bu yüce Kur'an'dır. Levh-i mah faz'da yazılıdır." Buruc suresi, 29, 2 1 , 22. ( H ) . Şeyh lsmail-i Nüvvab 27 1 Dağıstani Abdülkerim Efendi. llm-i Kelam mütehassısı ve müellefat-ı adide sahibi olup, Medlne-i Münevvere'dedir.
Müftü Hasan Efendi. Sivrihisar'dadır. Bilal-zade Mustafa Efendi. Sivrihisar'dadır. Sllfi Muhammed Efendi. Sivrihisar'dadır. /140/ - Müderris Muhammed Efendi. Ankara'dadır. Müderris İbrahim Efendi. Ankara'dadır. Salih Efendi. Ankara'dadır. Hacı Kara Yusuf Efendi. Sabık relsü'l-müsevvidln, Bursa'dadır. Hacı Mustafa Efendi, Dağistani. Bursa'dadır. Hacı Sadık Efendi, Bagavi-zade. Sabık relsü'l-müderrisln, Bursa'dadır. Mustafa Efendi. İçelli, Bursa'dadır. Şeyh Bekir Efendi. Eğinli Müftü-zade, İzmir'dedir. Hacı Ahmed Efendi. Tireli, lzmir'dedir. Hacı Muhammed Efendi. İzmir'dedir. Hafız Edhem Efendi. Rodos'tadır. Müftü Ahmed Kemaleddin Efendi. Bandırma'dadır. Hafız Mustafa Efendi. Bandırma'dadır. Ulemadan Hacı Muhammed Efendi. Bandırma'dadır. Sefer Efendi. Manyas'ta. Hacı Abdülkerim Efendi. Karacabey'dedir. Hacı Ömer Efendi. Gönen'dedir. Hacı İsmail Efendi. Edincik'tedir. Hacı Muhammed Efendi. Yozgadl, Bandırma'dadır.
Tevfik Efendi. Bandırma'dadır. Mustafa Efendi. Bandırma'dadır. Halil Efendi. Hacı KamGsl-zade, Karesi'dedir. Halid Efendi. Karesi'dedir. Halil Efendi. Karesi'dedir. Şeyh Şa'ban Efendi. Kirmastı'da. Hacı Abdurrahman el-Mücahid. Antep'dedir. Muhammed Mübarek Efendi. Şam'dadır. Tarlk-ı Halveti'de ilk bey'at aldı ğım şeyhimdir. Müftü Hacı İbrahim Efendi. Gelibolu'dadır. Müderris Süleyman Efendi. Fatsa'dadır. Müderris Seyfeddin Efendi. lstanbul'dadır. 272 Sef'lne-i Evliya /141/- M ü derr i s Hacı Ya'kub Efendi. Rizeli, İstanbul'dadır. Muhaddis Hacı Ömer Efendi. Eğinli, İstanbul'dadır. Hafız Muhammed Efendi. Filibeli, lstanbul'dadır. Hacı Muhammed Efendi. Siverekli, İstanbul'dadır. Hacı Said Efendi. "Beytü'l-ilm" denilmekle ma'rGf, Dağıstan'dadır. Seyyid Kazım Efendi. Müderris ve kadı, Dağıstan'dadır. Abdülkadir Efendi. Dağıstan'dadır. Şeyh Şa'ban Efendi. Dağıstan'dadır. Hacı Muhammed el-Keruki.
Müderris, Dağıstan'dadır. Muhammed el-Mihraki. Kadı, Dağıstan'dadır. Hacı Mikail. Dağıstan'dadır. Pir Muhammed. Kadı, Dağıstan'dadır. Necmeddin-i Avari. Ulemadan, Dağıstan'dadır. Şeyh Ali Süğı1ri. Dağıstan'dadır. Hacı Nasrullah-ı Kubadi. Dağıstan'dadır. Hacı Abdurrahman. Ejderhanı, Dağıstan'dadır. Abdülkadir. Ulemadan, Kaşgar'da. Seyyid Tahir. Çin vaizi. Abdüllatif et-Tarakani. Türkistan-ı Çini'de. Said-i Niyazi. Ahun'da. Şeyh el-Hac Şakir. Semerkand'da. Hacı Abdülbari. Lökçin'de. Sadık-ı Hıttani. Lökçin'de. Şeyh Abdurrahman. Harbin'de. Şeyh Ahmed Efendi. MGk'da. Seyyid Mücteba Han. Rampur hakimi, Hindistan'da. Şeyh İsmail es-Safayi. Muhaddisin-i kiramdan, ulema-yı benamdan, Tunus kadısı. Şeyh Hasan el-Uveydan. Trablusgarb'da. Şeyh Ahmed. Fas'da. /142/- Şeyh Hacı Muhammed-i Şenkiti. Fas'da. İrtihali: Şeyh-i müşarün ileyh ile ta rih- i irtihallerinden bir buçuk ay mukaddem müşerref olmuş idim.
Ser-a-pa m'.lr-ı mücessem bir mürşid - i mükerrem olmuş gördüm. FuyGzat- Şeyh lsmail-i Nüvvab 273 ı arifanelerinden müstefid oldum. Ser-a-pa derya-yı aşk u ma'rifete müstağrak olup, hep hakayık-ı Kur'aniyye'den bahs buyurdular. Birkaç gün hafif bir hastalığı müteakib 1343 senesi şehr-i Ramazanının onseki zinci ( 1 1 Nisan 1 92 5 ) Cumartesi günü alaturka saat yedi buçuk (sabah 03.00) radde lerinde "Hu" ism-i şerifine muvazıb oldukları halde irtihal-i dar-ı cemal eylemişler dir. (Kaddesa'/lahu sırrahu) Na'ş-ı mübareklerini halifelerinden Dersiam Hacı Ömer Efendi gasl edip Fatih Cami'-i şerifine ertesi Pazar günü cenazeleri eyadi-i ihtiramda nakl edilerek öğle na mazını müteakib salat-ı cenazeyi yine mumaileyh Ömer Efendi kıldırmış ve oradan Edirnekapı haricindeki, İbn Kemal merhumun kabrinin karşısındaki mezarlıkda de fin-i hak-i gufran kılınmıştır. (Rahmetu'/lahi aleyhi rahmeten vdsia) Cenazelerinde tekellüfiit ihtiyar olunmamasını ve fukara-yı müslimin mezarlığı na defnini vasiyyet buyurmuşlardır.
İrtihallerinden evvelce haber-dar olamadığımdan, cenazelerinde bulunamadığı ma çok müteessirim. Evrak-ı havadisde bi'l-ahare görülen i'lan nüsha- i matbfiası bir hatıra olarak telsik edildi: "lrcihal Sadat-ı Hüseyniyye'den ve meşayıh-ı Nakşıbendiyye'den Dağıstani Ahmed Hüsa meddin er-Rukkali hazretleri irtihal-ı dar-ı beka eylemişlerdir.
Bu gün Davutpaşa ci varındaki hanelerinden kaldırılarak, ikindi vakti Fatih Cami'-i şerifinden namazı ba'de'l-eda Edirnekapı'daki makber-i mahsusuna defin-i hak-i gufran kılınacaktır ( Rahmetu'llahi aleyh)." Müşarünileyhin irtihali alem-i irfan için azim bir zıya'dır, Cenab-ı Hak bizleri mazhar-ı şefaati buyursun. Amin. Şeyh Muhammed Şehri-i Gülşen! onun vefatı üzerine şu tarihi söylemiştir: 1,ıı ;l..l.o r J. ,.;.N ı r ..:r....U I r l.->- '5 l.AI_, \:s. ) c! ) J ..:..ı li fa o r" I ..:r....U I r l.->- '5 tS ..4JI 0 \5"" J tS ;_,.l ı J.S'İ J r _,Al ı J ) ..:r....u ı r 1.->- (.$" (.$" ;_,.l ı r p.
i 274 Sef!ne- i Evliya · -4) r _,w ı Y ela. .:r. ...U ı r t-.>. c..s ...m..i Jl.t •r ö...v ..._o..p l} I &- J J .:r....U ı r t-.>. c..s .<l!.- .1- .r-3 ı .)l -.A..,.} k _r:-l l .:r....u ı rt-.>. c..s ....u ı ıY r4J! ) \; 4-ı J c..s -4J ı rL.! .:r....U I r l->- <.S _r 1 ...; Li,,:. f::!.J \; Jj\.A zıs .:r....U I r l->- ci J ..:..ı l..
Hanedan-ı ehl-i beyte ben dahilem tii ezel İtmezem ( .......... ) güft ü gılsundan hazer Şemsi-i Mısrl mükerrer itdi sizden iktibas Feyzinizden oldu ma'nen kılm-yab u kam-ver 25 Muharrem 1 343-26 Ağustos 1341/( 1 924) Şeyh-i müşarünileyhin hulefasından Süleyman Sami Efendi, Rehber-i Talibin nam eserinde azizin Türkçe na't ve nutuklarını dere etmiştir: 2 1 5. "O, (hicri) bin senesinden sonra güneş (gibi)dir, hatta güneşin medarı sayılır. Bizden seyyidim Hüsameddin gizlendi. Furkan (K. Kerlm) in sırrını en iyi bilen ve onu en yüksek derecede anlayandır. Hidayet güneşinin dükkanı seyyidim Hüsameddin: M illetin dayanağı ve işlerinin en üstünü, varis ilimlerinin üstadı seyyidim Hüsameddin ilim kapısının anahtarı, asrının seçkini, emsallerine üstün geldi seyyidim Hüsameddin Onu tanımlayacak olanın ömrü bu işe yetmeyecektir. Asır benzerini görmedi . Dinin yardımcı sıdır. Onu tanımlamada acizlik anlaşıldı.
Allah'tan ilhamdır ve seyyiddir. Hidayet imamı bir güneştir. Onunla tarihi bilinir . Seyyidim böylece bildirdi. Hatiften bir ses bana onun gizlenişinin tarihini öğretti: Zamanının kutbu seyyid Hüsameddin ve fü.t etti." ( H )