HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ünye'nin Müftîzâde ailesi
Şeyh Abdürrahîm Ünyevî, XIX. yüzyılda Kādiriyye'nin İstanbul'daki irşad çevresinde yer alan âlim, hattat ve şeyhtir. Sefîne-i Evliyâ onu Ünye'nin Müftîzâde ailesine mensup gösterir. Ailenin büyük atalarının Buhara'dan göç ederek Ünye kasabasının kuruluşunda rol aldığı ve nesebinin Hz. Ömer'e ulaştığı yolundaki kayıt, aile ve tekke hafızasının nesep anlatısıdır; modern nüfus belgesi kesinliğinde sunulmamalıdır.
Ünye ve İstanbul'daki tahsili
İlk öğrenimini, ailesinin Ünye'de yaptırdığı Müftî Medresesi'nde gördü; naklî ilimleri tahsil etti. Genç yaşta İstanbul'a giderek Fatih çevresinde aklî ve naklî ilimlerde eğitimini sürdürdü. Kaynakların onu “âlim ve ârif” diye anması, yalnız tarikat terbiyesini değil bu medrese zeminini de ifade eder.
Hacı Hasan Şirvânî'den hilâfet
Hicaz yolculuğu sırasında İstanbul'a uğrayan Kādirî şeyhi Hacı Hasan Şirvânî ile tanıştı. Aralarında kurulan yakınlık sonunda Şirvânî ona Kādiriyye hilâfeti verdi. Böylece Abdürrahîm Ünyevî ile aynı mürşidin başka bir halifesi olan Müştâk Baba pîrdaş oldu. Abdürrahîm Ünyevî'nin silsilesi Hacı Hasan Şirvânî ve Abdülcelîl-i Bitlisî üzerinden Kādiriyye pîri Abdülkādir-i Geylânî'ye bağlanır.
Aksaray Sineklibakkal'daki hayatı
İstanbul'da Aksaray'ın Sineklibakkal semtinde yaşadı. Güzel yazısı sayesinde Kādî İyâz'ın Hz. Peygamber'i konu alan eş-Şifâ adlı eserini istinsah ederek geçimini sağladığı kaydedilir. Ona kadılık veya niyâbet teklif edildiği, fakat inziva ve vahdet hayatını tercih ederek kabul etmediği aktarılır. Buradaki tercih, ilmiye eğitimini terk ettiği anlamına değil, resmî görev yerine istinsah ve irşadı seçtiğine işaret eder.
Osman Şems Efendi ile karşılaşması
Kuşadalı İbrâhim Efendi'nin vefatından sonra seyrüsülûkünü tamamlayacak bir mürşid arayan Osman Nûreddin Şems, 1847-48 çevresinde Abdürrahîm Ünyevî ile tanışıp ona intisap etti. Kaynaklarda Ünyevî'nin müridindeki kabiliyeti fark ettiği, fakat nefsânî gurur izini kırmak için onu odun yarıcılığıyla sınadığı anlatılır. Osman Şems emri kabul edince bunun bir imtihan olduğu açıklanmış ve müridliğe kabul edilmiştir.
Osman Şems, mürşidinin yanında sülûkünü tamamladı ve 1849'da irşad hilâfeti aldı. Sefîne'nin yedi yıllık hizmet kaydı ile kronolojik tarihler arasında küçük bir yuvarlama farkı vardır; intisap ve hilâfet için TDV'nin teyit ettiği 1846 sonrası ve 1849 tarihleri esas alınmıştır.
Kādirî meslek, Üveysî meşrep
Osman Şems, mürşidini “Kādirî meslek, Üveysî meşrep bir gavs” ve “bâzü'l-ebyaz” yani ak şahin diye anar. Bu ifadeler Abdürrahîm Ünyevî'nin müstakil bir Üveysiyye tarikatına mensup olduğunu göstermez. Sefîne'nin de açıkladığı üzere Üveysîlik burada doğrudan mânevî feyiz ve bâtınî yakınlığı anlatan bir meşrep terimidir; kurumsal yol aidiyeti Kādiriyye'dir.
Vefatı ve medfeni
1272/1856 yılında İstanbul'da vefat etti. Aksaray'da Vâlide Camii karşısındaki Kara Mehmed Paşa Camii bitişiğindeki hazîreye defnedildi. Osman Şems Efendi daha sonra kabrine mezar taşı koydurdu ve çevresini demir şebekeyle koruma altına aldırdı. Şems'in tarih manzumesindeki “İtdi seyr-i lâ-mekân Abdürrahîm-i Ünyevî” mısraı 1272 tarihini verir.
Enveriyye'ye uzanan tarihî etkisi
Abdürrahîm Ünyevî müstakil Enveriyye kolunun kurucusu değildir. Bununla birlikte Osman Şems'e verdiği Kādirî hilâfeti sebebiyle Enveriyye'nin hemen önceki mürşid halkasıdır. Osman Şems'in sonraki Üveysî ve melâmet neşvesi, Ünyevî'den aldığı Kādirî terbiyeyle birleşmiş; böylece Ünyevî'nin etkisi bir tekke postundan çok müridi ve onun oluşturduğu irşad çevresi üzerinden sürmüştür.