HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Adı, ailesi ve kaynaklardaki yazılışı
Kaynaklarda Şeyh Abdülmüteâl, Abdül‘âl ve Halife Abdül‘âl adlarıyla anılır. Babası Fakih Şemseddin el-Ensârî’dir; bu sebeple Abdül‘âl el-Ensârî nisbesi de kullanılır. Eski sayfadaki “Abdül‘âl b. Fakih” başlığı bir şahıs adı değil, babasının fakih oluşunu bildiren kısaltılmış bir künyeydi. Doğum tarihi güvenilir kaynaklarda kesinleşmediği için tahmin edilmemiştir.
Ahmed el-Bedevî’nin hizmetinde
Abdül‘âl, Ahmed el-Bedevî’nin Tanta’daki en yakın hizmet ve sohbet halkasında yer aldı. Bedevî kaynaklarında “ashâb-ı sath”ın en büyüğü kabul edilir. Ahmed el-Bedevî’nin kendisinden sonra halife olarak onu tayin ettiği aktarılır. Bu tayin, Abdül‘âl’in sonraki kurumsal düzenlemelerinin yalnız şahsî nüfuzuna değil, pîrin açık tasvibine dayandırıldığını gösterir.
Tanta’da elli sekiz yıllık halifelik
Ahmed el-Bedevî’nin 675/1276’daki vefatından sonra Tanta’daki makamın başına geçti ve 733/1333’teki vefatına kadar yaklaşık elli sekiz yıl hizmet yürüttü. Bu uzun dönem, Bedeviyye’nin pîr çevresindeki sohbet topluluğundan düzenli bir zâviye, halifelik ve hizmet ağına dönüşmesinde belirleyici oldu.
Zâviyenin imarı ve sosyal hizmet
Ahmed el-Bedevî’nin zâviyesini imar ettirdi; yapıya kubbe ve minareler ekletti. Gelen ziyaretçilerin ve yoksulların doyurulması için hizmet düzeni kurdu. Yaşlılara ve korunmaya muhtaç kimselere gösterdiği ilgi sebebiyle kaynaklarda “Ebü’l-acâiz” unvanıyla anıldığı aktarılır. Bu unvan, biyografik bir isimden ziyade gelenek çevresinin onun merhamet ve himaye yönünü ifade etme biçimidir.
Dört büyük evin teşkilâtlandırılması
Abdül‘âl’in en önemli kurumsal faaliyeti Ahmedî toplulukları dört “büyük ev” halinde düzenlemesidir: Kennâsiyye, Menâyife, Merâzıka ve İnbâbiyye. Her evin başında “meşâyih-i eşâyir” diye anılan sorumlular bulunuyor; kaynaklar bu evleri birbirine rakip bağımsız tarikatlar değil, Tanta makamının gözetiminde ortak hizmet gören gruplar olarak tanımlıyordu. Daha sonraki Bedevî kollarının önemli bir bölümü bu teşkilât zemininden gelişti.
Mevlid-i Kebîr ve merasim düzeni
Bedeviyye’nin büyük Tanta mevlidi, kaynaklara göre Abdül‘âl döneminde düzenli bir merasim haline geldi. Kırmızı giysi, kırmızı sancak, yün elbise ve çift peçe gibi işaretler sonraki halifelerce sürdürüldü. Mevlid sırasında küçük ekmekler dağıtılması, misafirlerin ağırlanması ve merasim alaylarının düzenlenmesi de onun zamanına bağlanır. Bu uygulamalar pîrin hayatındaki değişmez hükümler değil, Abdül‘âl’in kurumlaştırdığı tarihî Bedevî âdetleridir.
Vesâyâ ve tarikat ahlâkı
Ahmed el-Bedevî’ye nispet edilen Vesâyâ, Abdül‘âl’e hitaben nakledilen öğütlerden oluşur. Allah sevgisi, gece ibadeti, kalbî zikir, sabır, ahde vefa, haramdan kaçınma, iffet, misafire ve garibe ilgi, şeyhlere hürmet ve dervişlik âdâbı metnin ana eksenleridir. Sancağı taşıyacak kişide doğruluk, takvâ, tefekkür ve Kur’an’ın emirlerine bağlılık aranması, sembolün ancak ahlâkî sorumlulukla anlam kazandığını gösterir.
Vefatı ve kabri
20 Zilhicce 733 Cumartesi günü, milâdî 4 Temmuz 1333’te vefat etti. Tanta’daki Mescidü’l-Ahmedî içinde, Ahmed el-Bedevî’nin türbesinin yakınına defnedildi. Ardından Tanta hilâfeti uzun müddet ailesi ve yakın çevresinden gelen şahıslarca sürdürüldü. Böylece Abdül‘âl’in mirası yalnız bir silsile halkası değil, kurum, merasim, sosyal hizmet ve halifelik düzeni olarak devam etti.