ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “ikâf”
01Şirvânî–Kafkasya Hattı
İsmâil Sirâceddin Şirvânî'den Has Muhammed, Muhammed Yeragī ve Cemâleddin Gazi-Kumûkī üzerinden Kafkasya'ya yayılan Hâlidî silsile.
Cemâleddîn Gazi-Kumukî
Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.
Süleyman Kürdî
Haremeyn'de uzun süre mücavir kaldığı ve Şam'da Emeviyye Camii'nde itikâfta bulunduğu kaydedilen Nakşibendî-Müceddidî şeyhi; Sâdık Erzincânî 1744'te ona intisap etti.
ikâf
ikâf a [Ar.] Hadis biliminde, bir haberin bir sahabiye ait ola duğunu söyleme veya bir hadie sin senedini bir sahabeye ulaştırıp orada bırakma durumu veya işi. a m ikâmet a. [Ar.] İslâmî ibadeta lerin en önemlilerinden olan ı namazm farzı kılınırken namae zm başlamak üzere olduğunu ifade etmek üzere okunan “ka, met” (bk. bu madde) sözü için kullanılan terim. İslâm bilginlerinin pek çoğu “ikâmef’i, “sünikindi 354 net-i mü'ekkede” (bk. bu madde) olarak nitelerken Hanbelî ve Şafi'î mezhebinden olan ulema “farz-ı kifâye” (bk. bu madde) olarak göstermişlerdir.
İ‘tikâf
İbadet amacıyla belirli süre mescitte kalma. Özellikle ramazanın son on gününde uygulanır. İ‘tikâfta namaz, Kur’ân, zikir, dua ve tefekkürle meşgul olunur; zorunlu ihtiyaçlar dışında ibadet mahallinden çıkılmaz. Süre, oruç şartı ve kadınların uygulaması konusunda mezhep görüşleri farklıdır.
İ'tikâf (îtikâf)
İbâdet niyetiyle câmide bir müddet bulunmak. Îtikâf, nezr (adak) olursa vâcib, Ramazan ayının son on gününde sünnet, bunların dışında herhangi bir zamanda namaz kılmayı beklemek, göz-kulak günâh işlemesin niyetiyle mescidde bulunmak ise müstehâbdır (sevâbdır). Îtikâfa girene mü'tekif denir. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Mescidlerde îtikâfta bulunduğunuz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın. (Bekara sûresi: 187) Îtikâfta olan kimseye bütün sevâbları yapıyormuş gibi ecir ( sevâb ) verilir. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Allah için bir gün îtikâf yapmak, insanı Cehennem ateşinden uzaklaştırır. (Hadîs-i şerîf-Hakîm) Peygamber efendimiz orucun farz kılınmasından sonra ömürlerinin sonuna kadar her Ramazanın son on gününde îtikâfta bulunmuşlardır. Bu, îtikâfın sünnet ile sâbit olmasının delîlidir. (M. Zihni Efendi) Kadın, evinin mescidinde yâni namaz kılmak için ayırdığı bir odasında veya köşesinde îtikâf eder. Mescidde îtikâf etmez. (M. Zihni Efendi)
Hacı Evhadüddîn Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Şeyh Elîf Efendi’nin Tenşîtu’l-Muhibbîn’de naklettiğine göre Mısrî’nin bir hücresinde itikâfa girdiği, Yedikule civarındaki dergâh; sonradan Mesnevîhan Hüsâmeddîn Efendi teberrüken burada oturmuştur. İlişkili kişi dosyası Niyâzî-i Mısrî : Niyâzî-i Mısrî, XVII. yüzyıl Halvetî şiirinin en güçlü temsilcilerinden; sürgünler, vaazlar, irşad halkaları ve Türkçe Dîvân-ı İlâhiyyât'ıyla etkili olmuş sûfîdir.
Rifâiyye'nin Usulü, Coğrafyası ve Tekke Kültürü
Tevazu merkezli terbiye, zikir düzeni ve Anadolu'dan Balkanlar'a yayılan tarihî ağ TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz