ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “akl-ı evvel”
01Abâ-i ulviyye
Abâ-i ulviyye veya pederân-ı bülend , “ulu atalar, yüce babalar” anlamında kullanılan Farsça bir tamlamadır. Felsefe ve astroloji geleneğinde hava, su, toprak ve ateşten oluşan dört unsurun kaderini yönlendirdiğine inanılan yıldızlara verilen ad. Tasavvufta yaratılışın zuhuruyla ilişkilendirilen ilâhî isimler. Bazı tasavvufî kozmoloji metinlerinde akl-ı evvel, nefs-i küllî, tabiat-ı küllî ve hebâ için kullanılan toplu ad. “Ulvî babalar” nitelemesi, yaratıkların ortaya çıkmasını sağlayan iradenin bu ilâhî isimler ve kozmik ilkeler üzerinden açıklanmasına dayanır.
Âkil
Akıllı, ölçülü ve düşünerek hareket eden kimse. Tasavvuf ahlâkında âkil kişi geçici dünya arzularının tuzağına düşmeyen, sözünü ölçülü söyleyen ve âhiret yurdunu gözetendir. Emaneti, doğruluğu, iyi dostluğu ve sırrı korumak âkilin alametleri arasında sayılır. Buradaki akıl yalnız zihnî yetenek değil, davranışı hikmet ve sorumlulukla düzenleyen idraktir.
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağlı kalmakla, havas ise buna ek olarak kalple yaptıkları akitlere de bağlı kalmakla yükümlüdür. “Akitlere bağlı kalınız” mealindeki ayetten süfiler bu anlamı çıkarmışlardır. Akl-ı evvel (J (عقل ا و x. İlk akıl. “Allah'ın ilk yarattığı şey akıldır,” hadisi ile bu akla işaret edilmiştir. 2. Vahdet mertebesi. 3. Nur-i Muhammedi. 4. Cebrail. 5. Insanın hakikati. 6. Arş. Akl-ı evvel Allah'tan ilk zuhur eden şeydir. Allah önce onu, sonra onun aracılığıyla tüm diğer şeyleri yaratmıştır. Buna ilâhî ilmin ilk zuhuru adı da verilir. İlahi ilim ayrıntısızdır; aşağıya doğru inerken ayrıntılı hale gelir: ilâhî ilme Ümmü'Lkitap, akla evvele imam-ı mübin, levhe hitab-ı mübin adı verilir. Bunlara sırasıyla nun, kalem ve levh de denir. Kalem-i alâ, adl, el-hakku'l-mahluk bih, imam-ı mübin, hakikat-i Muhammediye, dürre-i beyzâ, nur-i Muhammed, ruh-ı azam, ukab akl-ı evvele verilen diğer isim- lerdir. Akl-ı kül (külli ilâhî akıl) akl-ı evvelden sonra gelen bir mertebedir. Levh gök kubbesindeki adil ölçü ve doğru kıstastır; nurlu bir müdrike olup akl-ı evvele tevdi edilen bilgilerin suretleri onunla zuhur eder. Akl-ı külli, akl-ı evvelin mazharıdır. Âdem külli aklın, Havva külli nefsin suretidir. Akl-ı meas fikir kanunu ile ölçülen bir nurdur, ancak alet ve vasıtayla; külli akla ait çeşitli idrak şekillerinden yalnızca biriyle idrak eder. Akl-ı evvelin yolu ona kapalıdır. Mutasavvıflar, “Allah akılla idrak edilemez,” dedikleri zaman, akıl kelimesiyle kı- yas ve mantık esasları dahilinde faaliyet gösteren akl-ı meaş'ı kastederler. “Allah akılla bilinir,” dedikleri zaman kıyas ve başka araçlar olmadan idrak eden akl-ı evveli kastederler. Bir tek nurdan ibaret olan akl-ı evvel ve kalem-i alâ kula nispetle akl-ı evvel, Hakk’a nispetle kalem-i alâ ismini alır. Allah Cebraili Hz. Muhammed'e nispet olunan akl-ı evvelden yarattığından o, Cebrail'in babası ve bütün âlemin aslıdır. Bu yüzdendir ki miraçta Hz. Peygamber Cebrail'in durmak zorunda kaldığı noktanın ilerisine tek başına gitmiştir. “Hz. Muhammed'in önün- de aklı kurban et,” diyen Hz. Mevlânâ bununla akl-ı meaş'ı kast eder. Akl-ı meaş'a akl-ı cüzi de denir. İlahi ismin deposu ve Allah'ın emini olması itibariyle Cebrail’e mmm اذ AY KR İS e e gt NN A
Avâlim-i külliye
عوا لم كليه) Akl-ı kül, akl-ı evvel, nefs-i külliye, insan-ı kâmil. Her biri birçok mertebeler içerir (sr).
Azra
5£) Dilber, bakire. tas a Kimsenin keşf edemediği ve sırrına | vâkıf olamadığı yüce hakikat. b Hakk'ın halktan gizli tuttuğu ve sakladığı velisi |. Uzre kabilesinin azraları (dilberleri) yaşadıkları aşk hayatıyla ün yapmışlardır. Uzri aşk, adını bu kabileden alır. Bkz. Arüs, Uzri aşk.
Beyza
Beyaz, ak. a tas, Akl-ı evvel, ilk varlık. İlk akıl amânın merkezidir. Gayb siyahlığından da ilk olarak o ayrılmıştır. Bulunduğu felekte en büyük ışık o olduğu için beyzâ adını almıştır. İlk aklın beyazlığı gaybın siyahlığına tekabül eder. Böylece zıddı sayesinde apaçık hale gelir. Varlık beyaz, yokluk siyahtır. Bundan dolayı bazı arifler fakrı beyazlık diye yorumlamışlardır. Burada fakr sözüyle imkânı kastetmişlerdir (kr). b Melekler ve ruhlar âlemine de beyzâ denir. Çok geniş olan bu âlemde pek çok yaratık bulunur ki, 75 |
Dürre-i beyzâ
بيضا') “ey 3) 1, Beyaz inci; iri inci, şahane inci, 2, tas. Akl-ı evvel, “Allah'ın ilk Yarattığı şey dürre-i beyzâdır,” mealindeki hadisle “Allah'ın ilk Yarattığı şey akıldır,” mealindeki hadis aynı anlama gelir (kı).
Ebsat-i mevcudat
بط مو جو دات) ( 1: En basit varlık. 2. tas. Akl-ı evvel, Zatı ahadiyet hariç, varlıkların ve yaratıkların en basit olanı ilk akıldır (sp),
Heba
Toz, zerreler. tas. Içinde âlemdeki bütün suretlerin açıldığı, şe- killerin meydana geldiği madde. Bununla beraber hebanın vücutta bir aynı yoktur. Yalnızca içinde bulundurduğu suretler itibariyle vardır. Aslı itibariyle yoktur. Bu bakımdan heba, ismi olan ama cismi bulunmayan ankaya benzer. Ona heyula adı da verilir. Heba akl-ı evvelden, nefs-i külliden ve külli tabiattan sonra varlığın dördüncü mertebesinde yer alır. Onun altında da külli cisim mertebesi bulunur. Hebâ ile suret ilişkisini ancak beyazlık ile beyaz ilişkisi şeklinde anlamak mümkün olur. Beyaz olmadan beyazlık anlaşılamadığı gibi suret olmadan da hebayı kavramak mümkün değildir.
Kalem
(قلم) Ayrıntılı ilim. Mürekkep halinde bulunduğu sürece ilim özet (mücmel) haldedir. Mürekkep kaleme geçince ilim ayrıntılı (mufassal) hale gelir. | Mürekkep halindeyken özet olan bilgiler yazıya dökülünce ayrıntılı hale gelir. Nitekim nutfe adamın belinde bulundüğu Sürece insanın bütün özelliklerini özet olarak ihtiva eder. Insan kalemiyle rahim levhine intikal edince beşeri ve insani “ suretler ayrıntılarıyla ortaya çıkar (cr), | Kalem-i âla Hakikat-i Muhammediye, akl-ı kül, “Allah ilk olarak kalemi yarattı,” hadisiyle akl-ı evvele işaret edilmiştir (TK 11:1223; CİK 11:6),
Levh
Belli bir süreyle sınırlanmış yazı ve takdir. Kitab-ı mübin, külli nefs. Dört türlü levh vardır: Akl-ı evvel levhi, mahv ve ispattan evvelki kaza (takdir) levhidir. Levh-i mahfüz, birinci levhte külli olan hususların ayrınth hale getirildiği ve sebeplerine bağlandığı külli nefs-i nâtıka levhidir; buna kader levhi de denir, Dünya seması levhi veya semavi-cüz'i nefs levhi, bu âlemde olan her şey şekli, tarzı ve miktarıyla bu levhe nakş edilirmiştir. Birinci levh âlemin ruhu, ikincisi kalbi, üçüncüsü hayali gibidir. Heyulâ levhi, madde âlemindeki şekilleri kabul eden levhadır (CT;::دو sr). Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Ruh
Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde olup menbaı kalbin içidir; atardamarlar vasıtasıyla bütün bedene yayılır (cr) d Cemâdi ve nebati ruh da vardır. Hayvan ruhu veya bitkinin ruhu dendiği zaman bunların diri olmalarını sağlayan güç, yani can kastedilir. İnsanda maddi ruh, nebati ruh, hayvani ruh vardır, buna ilaveten insani ruh da var- | dır. İnsanı insan yapan, ruh-ı menfüh, (Allah tarafından üfürülen ruh), ruh-i izafi | (Hakk'ın kendine nispet ettiği ruh) adı da verilen beşeri ruhtur. Bunun bir adı da ruh-i azam'dır. Ruh-i azam, Zat-ı ilâhî'nin mazharıdır. Burada sözü edilen yüce ruha akl-ı evvel de denir. Bedendeki ruh, odundaki ateş, sütteki yağ gibidir, görünür. Kimine göre ruh; bir latif cisim, kimine göre manevi bir cev- | herdir. İnsan ruhunun, gözle görülemeyen bir özel şekli ve belli bir bünyesi (kahbi, heykeli) vardır. İnsan öldükten sonra bu ruh yaşamaya devam eder. Fikir ve | akıl (anlama ve düşünme) bu ruhun özelliğidir. İlahi hitaba muhatap olan, sorumluluk yüklenen ve mükellef olan da bu ruhtur. Bu anlamdaki kişisel ruhlar bedenden ayrıldıktan sonra, cennette veya cehennemde ebedi olarak yaşarlar. Yeni Eflatunculuktan gelen etkilerle, feleklerin ve âlemin de bir ruhu olduğu kabul edilir; buna külli ruh denir.