ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
7 sonuç · “Teşrî”
01İzzî Süleyman Efendi
İzzî Süleyman Efendi (İstanbul – 18 Cemâziyelâhir 1168 / 1 Nisan 1755); Osmanlı vak'anüvisi, hattat ve mütercim. Nakşibendî; Bahâeddin Nakşibend'in menâkıbına dair Enîsü't-tâlibîn 'i Türkçeye çevirmiştir .
Seyyid Ahmed-i Buhâri
SEYYİD AHMED-İ BUHARI Bir Ahmed-i Buhari daha vardır. Emin-i Buhari'den tefrik için buna "Ahmed-i Buhari" derler. lstanbul'da Unkapanı civarında "Yeşiltulumba" denilen mahallin yakınındadır. Sene-i hicriyyenin 950/( 1 543 ) veya 960/( 1 55 3 ) tarihinde Buhara'dan lstanbul'u teşrif buyurmuşlar ve elyevm medfûn bulundukları mahalde kain hanelerinde imrar-ı…
Şeyh Hacı Muhammed Rûhî Efendi
İsmâîl-i Rûmî hazretleri, Edirne’yi teşrîf buyurdukları zamân, a’lemü'l-ulemâ ve efkahu’l-fukahâdan Edirne Nakîbü’l-Eşrâfı Mûsâ Efendi merhûmun mahdûmu eş-Şeyh el- Hac Muhammed Rûhî Efendi’ye misâfir olup, kendini irşâda ve konağın vakf ve dergâh edilmesine ma’nevî me’mûr bulunduğunu ifâde eylemiş ve müşârünileyh dahi kemâl-i itâatle derhâl konağını dergâha tebdîl ile, kâffe-i mâl ü menâlini meşîhat ve tevliyeti evlâdına munh
Eyyâm-ı teşrîk
Zilhiccenin 11, 12 ve 13. günleri. Kurban etlerinin güneşte kurutulması geleneğinden adını alır; teşrik tekbirleri ve hac menâsikiyle ilişkilidir.
Teşrik Günleri
Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri. Bayramın birinci gününe yevm-i nahr (nahr günü), ikinci ve üçüncü günleri de kurban günü olduğundan hepsine birden "eyyâm-ı nahr" denir. Ondan evvelki güne Arefe günü denir. Ramazân-ı şerîf bayramında arefe yoktur. Arefe, kurban bayramına mahsustur. (Bkz. Eyyâm-ı Teşrîk)
Teşrî
Kânun koyma. Allahü teâlânın ve peygamberlerinin, insan hayâtının maddî ve mânevî bütün yönlerine dâir emir ve yasaklar koyması. Teşrî', Allah ve Resûlüne (peygamberine) âittir. Peygamber efendimiz devrinde teşrî', ilâhî bir veche (durum) arzediyordu. Kur'ân-ı kerîm tedrîcî olarak (hâdiselere göre) inzâl oluyor (iniyor), dînî ve dünyevî her türlü mes'elelerin çözüm şekli belirtiliyordu. Peygamber efendimiz bizzât teşrî'î faâliyette bulunuyordu. Çünkü Kur'ân-ı kerîm, O'na teşrî' salâhiyeti tanımıştı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Peygamber size ne verdi ise onu alın (ve emirlerini tutun). Size neyi yasak etti ise, onu da almayın (yapma dediğini yapmayın). (Haşr sûresi: 7) (Serahsî, Pezdevî, Şa'rânî) Peygamber efendimizin teşrî' vazîfeleri fiilî (bizzât yaparak) ve kavlî (söyleyerek) olduğu gibi, dîne aykırı olmayan bir şey gördüklerinde de susarlar, o işe mâni olmazlardı. Buna Peygamber efendimizin takrîrî sünneti denir.Bu da Resûlullah'ın teşrî' vazîfelerindendi. (İbn-i Hatîb, Serahsî)
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i