ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
8 sonuç · “Sâdât”
01Meczup Kadı Süleyman Efendi
Kadı Süleyman Efendi (ö. 8 Cemâziyelevvel 1124/1712), Bursa'da tahsil ve medrese kariyerinin ardından cezbeye yönelip Sultan Ahmed Medresesi'nde yaşayan Osmanlı sûfîsidir.
Sâdât-ı Nehrî
Nehrî veya Şemdînî şeyhleri diye anılan Seyyid Tâhâ Hakkârî ailesi ve bu ailenin Nehrî Tekkesi'ndeki irşad halkası.
Sâdât
Seyyidler; efendiler ve büyükler. Seyyid kelimesinin çoğuludur. Tarikat dilinde bir silsilenin büyük şeyhleri için “sâdât-ı kirâm” denebilir. Bu kullanım her zaman Hz. Peygamber soyundan gelme iddiası taşımaz; nesep bağlamı ayrıca belirtilir.
seyyidü’s-sâdât
Muhammed. 2. Hem ba hem anne tarafindan H Ali’nin soyundan gelen ki seler için kullanılan terim
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
Sayfalar 136–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması
Sayfalar 153–158
Muzaffer Ozak Külliyatı · anh Resûlüllah Aleyhisselâmın ayaklarına kapanarak: (Yâ Nebiyallah! Ummetinin menzillerini gördün. Ben kuluna ise cennet makam olmuş) Peygamberimiz Aleyhisselâm da Bilâl'e: «Yâ Bil
Sayfalar 505–511
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hadis-i şerifi ile beyan buyurmuşlardır. Huzur-u izzette saf bağlamak, safa gelmek, yalnız namaz saflarının düzeltilmesi demek degildir. Kalpten dünya endişe ve vesveselerini, düny