ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “Nâib”
01Çukacızâde Damadı Seyyid Mustafa Efendi
Çukacızâde Damadı Seyyid Mustafa Efendi (ö. 1139/1727), Çukacızâde Seyyid Ahmed Efendi’nin damadı; İstanbul’daki üç medresede müderrislik yaptıktan sonra Medine nâibliğine tayin edilen Osmanlı âlimidir.
Kürd Sa‘dî bin Mahmud
Kürd Sa‘dî (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Kalecik doğumlu; Molla Acem, Saçlı Emir ve Ebüssuûd Efendi çevresinde yetişmiş Osmanlı âlimidir.
Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi
Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi (ö. 1902), İdlib çevresinden yetişen; kadılık nâibliği, Kur’an hizmeti ve Nakşibendî-Kādirî irşad bağlarıyla tanınan Arap âlim ve şeyhtir.
Sarı Nâib Naîm İsmail Efendi
Sarı Nâib Naîm İsmail Efendi (ö. 1695), Üsküdar'da yetişen, İskender Paşa Medresesi'nin ilk müderrisliğini yapan ve Naîm mahlasıyla divan ile manzum hamse sahibi Osmanlı âlim-şairidir.
Şeyh Şâmil
Şeyh Şâmil (1212/1797 – 1287/1871), Nakşibendî-Hâlidî şeyhi ve Dağıstan imamı; Rus İmparatorluğu'na karşı yirmi beş yıl süren direnişi yönetmiş, kurduğu nâiblik-vilâyet düzeniyle Kafkasya'da fiilî bir devlet işletmiş, Gunib'de teslim olduktan sonra ömrünü Rusya, İstanbul ve Medine'de tamamlamıştır.
Nâib
1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca giden masraftan fazla bir şey alamaz. Nâiblik ticârî maksatla olmaz. Nâib olarak hacca gideceklere yakışan esas maksat; Beyt-i muazzamayı (Kâbe'yi) ziyâret ve dolayısıyla öteki kişiyi borçtan kurtarmak için ona yardımcı olmaktır. (İbn-i Hümâm) Hacda nâibliğin şartlarından biri de, nâibin, hacca gidip gelmekten âciz olanın parasıyla haccetmesidir. (M. Zihni Efendi) Nâib, hacda isrâf ve cimrilik etmemek şartıyla yerine hac yaptığı kimsenin parasını sarf eder ve hac dönüşü de artan parayı kendisine veya vârisine iâde eder (verir). (M. Zihni Efendi) 2. Kâdı vekîli. Osmanlı Devleti'nde Mevâlî adı verilen büyük kâdılar (hâkimler), bâzan hizmetlerinin bütününü, bâzan da bir kısmını, yerine getirmek için yerlerine kâdı evsafını (şartlarını) taşıyan ehliyet (bilgi ve tecrübe) sâhibi birini tâyin ederlerdi. Bu sebeble bulundukları beldelerin kazâlarına nâibler gönderirlerdi. Nâibler vazîfelerine göre; Arpalık nâibi, Ayak nâibi, Bâb nâibi, Kazâ nâibi, Mevâlî nâibi gibi kısımlara ayrılmışlardır. (İslâm Târihi Ansiklopedisi)
Cenâib
Arapça, yedek binek hayvanları demektir. Bunlar, kalp havuzlarına ve kurb makamlarına ulaşıp, Allah’ta seyr makamına varmadıkları, müddetçe, takva ve tâat yiyeceğini taşıyarak, nefis menzillerinde Allah’a yol alanlardır.
Sükne kazası
Sefîne'de nakledilen mektubun hitap satırında Muhammed Yâsin Efendi'nin nâiblik yaptığı kazâ olarak geçer. Metinde kazânın bağlı olduğu vilâyet belirtilmediği için konum tespit edilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi : Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi (ö. 1902), İdlib çevresinden yetişen; kadılık nâibliği, Kur’an hizmeti ve Nakşibendî-Kādirî irşad bağlarıyla tanınan Arap âlim ve şeyhtir.
İlâhâbâd (Prayagraj)
Prayagraj · Hindistan · 1645'te ilk defa sûbedarlığına getirildiği eyalet merkezi; vilâyeti nâibleri vasıtasıyla idare etmiştir. İlişkili kişi dosyası Dârâ Şükûh : Dârâ Şükûh, Miyân Mîr ve Molla Şah çevresindeki Kādirî ilgisi, sûfî tabakat eserleri ve dinî gelenekleri karşılaştıran çalışmalarıyla XVII. yüzyıl Hindistan düşüncesinde dikkat çeker.
Grozni
Grozni · Çeçenistan (Rusya) · Rus hattının merkezlerinden; nâibleri Ahverdil Muhammed ve Şuayb Molla buraya saldırılarda bulundu. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Ferhâdiye Medresesi
Bursa · Türkiye · 1573'te Mısır dönüşünde müderris tayin edildiği medrese; aynı dönemde Câmi-i Atîk Mahkemesi'ne nâib oldu ve üç yıl sonra bu görevleri bırakıp sülûke girdi. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.