HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Doğumu ve adı
Dağıstan'ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası Avarlar'dan Muhammed, annesi Avar beylerinden Pîr Budak'ın kızı Bahu Mesedu'dur.
Doğduğunda kendisine dedesi Ali'nin adı verildi. Ancak sürekli hasta olduğundan, ad değiştirmenin iyi geleceğine dair geleneksel inancın etkisiyle ailesi adını Şâmil (Şâmûîl, Şemûîl) olarak değiştirdi; kısa süre sonra sağlığına kavuştu.
Tahsili
İlk eğitimini dayısından aldı. Ardından arkadaşı Molla Muhammed ile birlikte Harakinili Said'den ve ileride kayınpederi olacak Nakşibendî şeyhi Cemâleddin Gazi-Kumûkī'den dinî ilimleri tahsil etti; yirmi yaşlarında ileri bir seviyeye ulaştı.
Gazavâtın yeniden başlaması
Kuzey Kafkasya müslümanlarının XVIII. yüzyıl sonlarında Ruslar'a karşı başlattığı — Rusların müridizm, kendilerinin gazavât adını verdiği — direniş hareketi, lideri İmam Mansûr'un ölümünden sonra uzun yıllar lidersiz kalmıştı.
Nakşibendî-Hâlidî şeyhi İsmâil Sirâceddin Şirvânî'ye (Kürdemirî) intisap edip hilâfet aldıktan sonra 1823'te Dağıstan'a dönen arkadaşı Molla Muhammed, 1829'da hareketin liderliğine seçildi ve bir bildiri yayımlayarak cihadı yeniden başlattı. Şeyh Şâmil, imam ve gazi unvanıyla anılan Molla Muhammed'in en önemli yardımcısı oldu.
Gimri: iki lider, bir kurtulan
1830'da Hunzak Kalesi'ni almaya teşebbüs ettiler, başaramadılar; aynı yıl Hazar sahilindeki Tarku'ya saldırdılarsa da Rus kuvvetlerinin yetişmesiyle çekildiler. Ertesi yıl Tarku'yu ele geçirip Derbend ve Kızılyar'ı kuşattılar.
1832'de Viladi Kafkas önlerindeyken Rusların Gimri'ye kadar ilerlemesi üzerine Dağıstan'a döndüler. Yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü, Şâmil ağır yaralı olarak kurtuldu (20 Kasım 1832).
Ruslar direnişin bittiğini düşünürken yerine imam seçilen Hamza Bey mücadeleyi sürdürdü. Hamza Bey'in bir suikastla öldürülmesinin ardından (19 Eylül 1834) Şâmil, Avar ulemâsı ve ileri gelenleri tarafından imam seçildi.
Otoritenin kurulması
Hunzak'a yürüyerek Avaristan'ın tamamını kontrolü altına aldı. Buna karşılık Rus kuvvetleri Gimri'yi tahrip etti, Akuşa ve Girgil'i ele geçirdi; Kuzey Kafkasya Rus hâkimiyetine girdi.
Şâmil, Çeçenistan'da yeni bir güç hâline gelen Hacı Taşov ve Kibid Muhammed ile anlaşarak Dağıstan ve Çeçenistan'daki hâkimiyetini sağlamlaştırdı. Ruslar otoritesini kırmak için kendilerine sadık bir din âlimi olan Kazanlı Tâceddin Efendi'yi bölgeye gönderdiler, fakat halk onun gelmesini istemedi.
Çarın görüşme teklifini reddetmesi
1837'de General Fészé Hunzak, Ensal ve Aşilta'yı ele geçirip Tilitl önlerine vardı; Şâmil'in direnişiyle karşılaşınca onun ateşkes önerisi üzerine Hunzak'a çekildi.
Bu sırada Çar I. Nikola Tiflis'te onunla görüşmek istedi; Şâmil reddetti. Görüşme isteğini bildiren mektuba verdiği cevapta, Kafkasya'da çarın hâkimiyetini kesinlikle tanımayacağını, vatan topraklarında taş üstünde taş bırakılmasa bile kararını asla değiştirmeyeceğini bildirdi.
Ahulgoh: seksen gün
Haziran 1839'da General Grabbe 30.000 kişilik orduyla sefere çıktı; Şâmil Ahulgoh'a çekilmek zorunda kaldı. Ruslar 13.000 kişilik kuvvetle kuşattı. 1000 kadarı savaşçı, geri kalanı kadın, çocuk ve yaşlı 4000 kişiyle savunan Şâmil ateşkes istemek zorunda kaldı.
Grabbe'nin şartları ağırdı: oğlunun rehine gönderilmesi, Ahulgoh'un şartsız teslimi, bütün silâhların teslimi. Dört gün süren müzakerelerin ardından Şâmil bu şartları reddetti. Seksen gün süren çarpışmalardan sonra Ruslar 4 Eylül 1839'da Ahulgoh'u ele geçirdilerse de binlerce kayıp verdiler. Ahulgoh savunması Kafkasya direnişinin dönüm noktası oldu.
Yeniden kuruluş
Kuşatmadan yedi müridiyle kurtulan Şâmil önce İçkeri'ye (Küçük Çeçenistan) gitti; nâibleri Şuayb Molla, Hacı Taşov ve Dargili Cevad Han da oraya geldi. Kendisine itirazsız itaat edilmesi şartıyla İçkeri'nin yönetimini kabul etti ve ilk iş olarak Çeçenistan'ı dört nâibi arasında paylaştırdı.
Temmuz 1840'ta Rus kuvvetlerini İşkarti ve İrpili yakınlarında ağır bir yenilgiye uğrattı. 1841'i saldırı hazırlığıyla geçirdi; yaz sonunda nâibleri Kibid Muhammed ve Cevad Han doğudan, Hacı Murad batıdan Avaristan'a, kendisi Kasım 1841'de Dağıstan'a girdi. 1842'ye girerken Çeçenistan ve Dağıstan'ın tek hâkimiydi.
Eylül 1843'te bir günden az zamanda 70 kilometreden fazla yol katederek Ensal'i ve Avaristan'daki bütün Rus kalelerini fethetti. 1844 başlarında Kuzey Dağıstan'ın kesin hâkimiydi.
Çar I. Nikola'nın 30 Aralık 1843 tarihli emirnâmesi durumu özetler: Şâmil'in bütün ordularının dağıtılmasını istiyor, destekçilerinin satın alınması için 45.000 ruble gönderildiğini bildiriyor, özellikle Şâmil'in hocası ve kayınpederi Şeyh Cemâleddin ile Akuşa ve Tsuhadar kadılarının ve Kibid Muhammed'in Rus tarafına çekilmesinin önemli olduğunu vurguluyordu.
Dargiye seferi
Nisan 1845'te Kafkas orduları başkumandanlığına ve genel valiliğe getirilen Prens Vorontsov, 21.000 asker ve kırk iki topla sefere çıkıp 23 Temmuz'da Şâmil'in idarî merkezi Dargiye'ye girdi. Şâmil, Rusların büyük gücü karşısında meydan savaşını uygun bulmayıp şehri fazla direnmeden terketti ve Çeçenistan'a çekilerek âni baskın hareketlerine yöneldi.
Dargiye'yi tahrip ettikten sonra dönmekte olan Rus kuvvetlerine saldıran mücahidler üç general, 195 subay ve 3000'den fazla askeri öldürdüler.
Kırım Savaşı ve kaçırılan fırsat
Mart 1853'te Sultan Abdülmecid'e mektup yazarak durumu bildirdi ve savaş resmen başlamadan Rus askerî yığınağını sekteye uğratacak eylemlere girişti. Amacı, muhtemel bir Osmanlı-Rus savaşına karşı Rusların bölgede yığınak yapmasını önlemekti.
Sultan Abdülmecid 9 Ekim 1853'te bir fermanla onu cihada çağırdı. 13 Aralık 1853'te verdiği cevapta Tiflis üzerine bir harekâta girişilirse Rusların Kafkaslar'dan çıkarılabileceğini bildirdi; bu teklif kabul görmedi. Mayıs 1854'te Osmanlı Devleti ona Dağıstan serdâr-ı ekremi unvanını verdi, oğlu Gazi Muhammed ile Danyal Sultan ve İsmâil Paşa'yı mirlivâlıkla ödüllendirdi.
Temmuz 1854'te Gürcistan'ın Kaheti bölgesine girdi; bütün gayretine rağmen Osmanlı ordusunun Tiflis'e doğru hareket etmesini sağlayamadı ve yeni Dargiye'ye çekildi.
Osmanlı bahriyesindeki İngiliz Amirali Adulphus Slade bir raporunda, Rusya'yı barışa zorlamak için Kafkasya'nın fethedilmesinin ve bunun için Çerkezlerle birlikte Şâmil ile iş birliği yapılmasının gerekli olduğunu yazıyordu. Gerek Şâmil'in Dağıstan'daki kritik durumu gerek Osmanlı Devleti'nin pasif tutumu bunu önledi; tarihî bir fırsat değerlendirilemedi.
Gunib ve teslim
Paris Antlaşması'ndan (30 Mart 1856) sonra Rusya'nın Prens Baryatinsky'i yeniden başkumandanlığa getirmesi, Kafkasya'nın ve Şâmil'in kaderini belirledi. Baryatinsky kuvvetlerini beş gruba ayırıp her birine ayrı kumandan tayin etti; 1857-1858 boyunca Salatav, Burtinah, Argun Geçidi ve Aşağı Çeçenistan'daki doksan altı köy elden çıktı.
Yevdokimov ve Wrangel 26 Temmuz 1859'da eş zamanlı büyük bir saldırı başlattı. Şâmil ailesi ve 400 müridiyle Gunib'e çekildi; Ruslar 21 Ağustos'ta 70.000 kişilik bir orduyla Gunib'e ulaştılar. Prens Baryatinsky görüşmek istedi, red cevabı aldı.
Şeyh Şâmil önce vuruşarak ölmeyi düşündüyse de sonunda oğulları Gazi Muhammed ve Muhammed Şâfiî ile birlikte teslim olmak zorunda kaldı (6 Eylül 1859). Baryatinsky'nin karargâhında saygıyla karşılandı; uzun zamandır direnişini kırmaya çalıştıkları Şâmil'e iyi davrandılar.
Rusya, İstanbul, Medine
Ertesi gün Temirhanşura'ya, oradan Saint Petersburg'a, ardından Kaluga'ya götürüldü. Çar Aleksandr onunla burada görüştü; çarın onu kucakladığı rivayet edilir.
1869'da kendi isteğiyle Kiev'e gönderildi; Rusların izniyle hacca gitmek üzere 31 Mayıs 1869'da İstanbul'a geldi. Aynı gün sadrazamla görüştü, sonra şeyhülislâmı ve Dâhiliye nâzırını ziyaret etti. 15 Ağustos 1869'da Sultan Abdülaziz tarafından Dolmabahçe Sarayı'nda kabul edildi. Yedi ay Koska'da kendisine ayrılan köşkte oturdu; padişah kendisine ve aile fertlerine maaş bağlattı, dönüşünde kalması için Zarif Paşa Konağı tahsis edildi.
15 Ocak 1870'te padişaha veda ziyaretinde bulunup 25 Ocak'ta İstanbul'dan ayrıldı. Hac görevini ifa ettikten sonra 1871'de Medine'de vefat etti ve Cennetü'l-bakī'a defnedildi — dönmesi beklenen konağa dönemedi.
Oğulları
Aynı ailenin üç ferdi üç ayrı yolda yürüdü: Gazi Muhammed Osmanlıların hizmetine girdi ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Ruslara karşı savaştı. Muhammed Şâfiî Rus ordusunda tuğgeneralliğe kadar yükseldi, bir süre Moskova'da, sonra Kazan'da yaşadı. Küçük oğlu Muhammed Kâmil'den olan torunu Said Şâmil ise 1920'li yıllarda Dağıstan'ın bağımsızlığı için Ruslarla savaştı.
Kurduğu düzen
Bir Nakşibendî şeyhi olan Şâmil, imam seçildikten sonra güçlü hitabeti, kararlı tutumu, askerî ve siyasî dehasıyla temayüz etti. Hem idarî hem dinî otoriteydi; yazışmalarında imam ve emîrü'l-mü'minîn unvanlarını kullandı.
Hükmü altındaki bölgelerde idarî sistemi yeniden düzenledi. Siyasî, idarî, dinî ve adlî görevlerde kendisine yardımcı olan bir divan vardı. Ülkeyi nâibliklere ve vilâyetlere ayırıp başlarına idarî ve askerî yetkilere sahip nâibler tayin etti; her nâibin bir müftüsü bulunuyordu. Üç dört nâiblik bir vilâyet oluşturuyor, vilâyetlerin başında yüksek rütbeli nâibler duruyordu — Ahverdil Muhammed, Kibid Muhammed, Şuayb Molla, Hacı Taşov, Danyal Sultan, Hacı Murad ve Gazi Muhammed bunlardandır. Nâiblerin faaliyetlerini denetlemek için muhtesip adı verilen görevliler vardı.
Bu idarî ve askerî yapı, Ruslara karşı Dağıstan ve Kafkasya'da yirmi beş yıl boyunca direnişi ayakta tuttu. Adı, Rus işgaline direnen Kafkas kavimlerinin hâfızasına nakşedilmiştir.