ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
8 sonuç · “Mıska”
01İbrahim bin Ni‘metullah Rûşenîzâde
İbrahim bin Ni‘metullah Rûşenîzâde (ö. 971/1563-64), Saçlı Emir Efendi'nin yanında yetişmiş; Kastamonu ve İstanbul medreselerinden sonra kazâ yoluna geçmiş Osmanlı âlimidir.
Medhî İlyas Bey
Medhî İlyas Bey (ö. 1011/1603), sipahilikten Divan-ı Hümâyun kâtipliğine geçmiş; Kanije seferinin fetihnâmelerini yazmış ve Arapça inşâsıyla tanınmış Osmanlı reisülküttâbıdır.
Muîd Ahmed Efendi
Muîd Ahmed Efendi (ö. 20 Rebîülevvel 1057 / 25 Nisan 1647); Osmanlı şeyhülislâmı. Bir mevlid cemiyetindeki oturma sırası yüzünden meşihat yoluna girmiş; kararlı kişiliğiyle IV. Murad'a karşı bile geri adım atmamıştır. Doğum yeri hakkındaki yaygın bilgi yanlıştır.
Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin)
Nûreddin Cerrâhî (İstanbul – 9 Zilhicce 1133/1 Ekim 1721); Halvetiyye-Ramazâniyye'nin Cerrâhiyye kolunun pîri . Mısır kadılığına giderken vedalaşmak için uğradığı tekkede intisap edip vazifeden vazgeçmiş; Karagümrük'te adına kurulan âsitânede on sekiz yıl irşad etmiştir.
Sarı Muslihiddin Kâmilî
Sarı Muslihiddin Kâmilî (ö. 19 Receb 1006/1598), Amasya'nın Gümüş yöresinden yetişmiş; kadılık, Farsça, hat ve şiir alanlarıyla tanınmış Osmanlı âlimidir.
Sultan Bâhû
Sultan Bâhû (1039/1630, Şûrkût – 1 Cemâziyelâhir 1102 / 2 Mart 1691); Hint alt kıtasında yetişmiş Kādirî şeyhi. Farsça 140 civarında eser kaleme aldığı söylenir, otuz kadarı günümüze ulaşmıştır ; Pencap lehçesindeki şiirleriyle de tanınır.
Şeyh Ahmed Usturumcalı Kadirî
İsmâîl-i Rûmî hazretleri hulefâsından olup, Bursa’da neşr-i feyz etmiştir. Rumeli’nin Usturumca kasabasından neş’etle, tahsîl-i ulûmdan sonra İstanbul’a gelmiş, Kâdirî-hâne’de İsmâîl-i Rûmî hazretlerine mülâkî olmuştur. İntisâb ve ikmâl-i sülûk ile Bursa’ya i’zâm kılınmıştı. Harâb ve mezbele-gâh olmuş Ali Paşa Hamamı’nı tathîr ve ta’mîr ve dergâh hâline kalb ile, 1037 senesi Zi’l-ka’desinin evâilinde (Temmuz 1628), cânib-i va
Mıska
Şifâ âyet-i kerîme ve duâlarının yazılı olduğu kâğıt, muska. (Bkz. Rukye) Kur'ân-ı kerîm ile ve duâ ile olan mıskaları yapmak ve kullanmak câizdir ve insanı korurlar. Kur'ân-ı kerîm maddî ve mânevî her derde şifâdır ve her harf mübârektir, muhteremdir. (İbn-i Âbidîn)