ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “Gisû”
01Dekken Çiştî Hankahları
Burhâneddin Garîb ve Gîsûdırâz çevresinde Devletâbâd, Gülberge ve Dekken'de gelişen bölgesel hankah ağı.
Gîsûdâr Ahmed Kādirî
İlmiyeden kadılığa, oradan Şerif Halil terbiyesiyle Kādirî-Rûmî irşadına geçen; Bağdat ziyaretinin ardından Bursa’daki Kasap Cömert Tekkesi’ni kuran veya dönüştüren XVII. yüzyıl şeyhi ve şair.
Bahâeddin el-Cüneydî
Bahâeddin el-Cüneydî (ö. 921/1515), Kādirî terbiyesini Ebü’l-Abbas Ahmed b. Hasan’dan alan ve Hindistan’da yayılan Cüneydiyye kolunun kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Çapkun Dede (Şeyh Sâlih)
Şeyh Sâlih, kaynakların “Meczûb-ı İlâhî Çapkun Dede” başlığıyla andığı; süratli hareketleri sebebiyle bu lakabı taşıyan, vaktini ilim tahsiline ayırmış ve çevresinde güven telkin etmiş bir derviştir. Cemâziyelevvel 1112/Ekim-Kasım 1700’de vefat etmiştir.
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî, XIII. yüzyılda Hadramut’ta yaşayan; Abdullah es-Sâlih üzerinden Ebû Medyen’in irşad mirasına bağlanan ve Amûdiyye’nin kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Ebû Muhammed Afîfüddin Abdullah b. Ali el-Esedî
Afîfüddin Abdullah b. Ali el-Esedî (ö. 620/1223), kaynaklarda Esediyye ve Yemeniyye adlarıyla anılan erken Kādirî şubenin kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Enderunlu Şeyh İbrâhim Ağa
Enderunlu (Edirneli) İbrâhim Ağa (ö. 1145/1732), Üsküdarlı Mehmed Nasûhî’nin yakın halifesi; şeyhinin 1711-1718 arasında gönderdiği sülûk mektuplarını Mürâselât adıyla tertip eden ve Nasûhî güftelerini besteleyen musikişinas derviştir.
Gözlüklü Şeyh Ahmed Hakkı Efendi
Ahmed Hakkı b. Ali (1800/01-1905), Anadolu Kavağı Sütlüce’de gemicilerin devam ettiği Şâbânî tekkesini kuran ve “Boğaz Muhafızı” diye anılan Halvetî şeyhidir.
Kemâleddin el-Kisâlî
Kemâleddin el-Kisâlî, 971/1563’te vefat eden ve Hindistan’da faaliyet gösteren Kādirî Kemâliyye kolunun kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Gisû
Omuzlara dökülen saç. Tasavvuf şiirinde sevgiliye ulaştıran talep yolunun ve “Allah’ın ipi” şeklinde yorumlanan mânevî bağın remzidir. Saçın kıvrımları, hakikate giden yolun çokluğu ve inceliğiyle ilişkilendirilir.