HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
GÖZLÜKLÜ ŞEYH AHMED EFENDİ
Kibar-ı meşayıh-ı Şa'baniyye'dendir. Rumelikavağı'nda Sütlüce'de tekkesi ve Hz. Sünbül civarında hanesi vardı. Kısa boylu, beyaz uzunca sakallı, düz sarık sarar, gözlük takar, yüzyirmi yaşında bir pir-i fani idi. Henüz oniki yaşında iken Hz. Pir Şa'ban-ı Veli efendimizi rü'yada görüp, "Ahmed! Bize gel!" diye emirlerini telak ki etmekle, meşhfir alim Şeyh lbrahim-i Şa'bani'nin dahil-i dfüre-i intisabı olmuş, ri yazat ve mücahedat ile tekmil-i etvar edip, nail-i hilafet olmuştur. Sütlüce Tekkesi melce-i uşşak idi. Ale'l-ekser gemiciler bulunur; pek aşıkane zikir olunur idi.
Ziyare tine kasd ettiğim gece atideki rü'yayı gördüm: Kavak'a gitmişim. Dergaha vasıl oldum. Tevhid-hanede erbab-ı aşk zikrediyor lardı. Gulgule-i zikr ortalığı kaplıyordu. Şeyh Efendi'nin dairesi ileride bir yerde imiş. Oraya dahil oldum. Bir köşede dizlerini dikmiş, oturuyor idi. Dizlerine nazar ettim. Kuru bir kemikten ibaret idi. Tac-ı şerifleri rafta siyah tül içinde, fakat haricten gö rünüyordu. Mübarek ellerini öptüm. "Gel evliidım! " diye taltif buyurdular. Ziyareti kasd ederek geldiğimi arz ettim. lzhar-ı memm1niyyet eylediler, dua ettiler. Çıkaca ğım sırada, "Efendim!
Teberrüken bir şey ihsan buyurunuz, ona devam edeyim. " dedim. "Olflum! Her gece sure-i Mülk oku . " buyurdu ve hakkında hadis-i şerif olduğunu söy ledi. Elini ayağını öptüm. Yanlarından çıktım. Sütlüce'ye deniz kenarına indim. Sa bah namazı vakti idi. Biri ezan okuyordu, gaşy oldum. Saf saf cemaat olduk, namaz kıldık; uyandım. Kavak'a gitmek üzere giyindim.
Gazeteye bir göz gezdirdiğimde bir de ne göre yim; "Sütlüce' deki dergah-ı şerifin şeyhi eazım-ı meşllyıhtaıı Gözlüklü Ahmed Efendi , dün irtihal-i dar-ı beka eylediginden na'ş-ı münifleri ihtifalat-ı layıka ile dergah-ı şerif-i mezkur haziresinde ihzar olunan kabirde defin-i hak-i gufran olmuştur. (Kaddesa'Uahu sırrahu)" Bu ibareyi okuduğum dakika dünya gözüme zindan oldu. Fakat Hz. Şeyh'in kera met-i mahsusasına ve iltifatına karşı kalbimde husule gelen hürmet, o teessürü ta'dile sebeb oldu.
Rü'yadaki işarata göre, Hz, Şeyh'in tevhid-haneden ayrı bir mahalde mün ferid bulunması alem-i sGriden mufarakatına, tac-ı şerifinin siyah tül içinde görülmesi kendilerinin nail-i mertebe-i velayet ve bu alem-i faniden mübaadetine ve kendisi fa kiri huzuruna kabulü, ertesi günü azimetim halinde adem-i mülakat yüzünden me'yGs
