ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “Abdu’l-Ehad”
01Bolbolcızâde Şeyh Abdülkerim Fethî Efendi
Bolbolcızâde Abdülkerim Fethî Efendi (ö. 1694), Abdülehad Nûrî-i Sivâsî’nin halifesi; Fatih, Beyazıt, Süleymaniye ve Ayasofya kürsülerinde vaaz veren müfessir, şair ve Halvetî-Sivâsî mürşididir.
Çağalı Şeyh Hamza Efendi
Çağalı Şeyh Hamza Efendi (1014-1111/1605-1700), Bolu’nun Çağa yöresinden İstanbul’a gelerek medrese tahsili gören, Abdülehad Nûrî’nin yanında Halvetî-Sivâsî terbiyesini tamamlayan; Mehmed Ağa Dârülhadisi, Haseki ve Ayasofya kürsüleri ile Bayram Paşa Zâviyesi’nde hizmet eden muhaddis, vaiz ve şeyhtir.
Kuddüsi Abdurrahim Efendi
Kuddûsî Abdurrahim Efendi, Manisalı sûfî ve âlim; Abdülehad Nûrî’nin halifesi, tefsir hâşiyesi ile Şâhidî manzumesi şerhinin müellifidir.
Nazmî Mehmed Efendi
Nazmî Mehmed Efendi (1032-1112/1622-1701), Abdülehad Nûrî'nin yanında yedi tavrı tamamlayıp hilâfet alan; Yavaşca Mehmed Ağa Zâviyesi ve Vâlide Sultan Camii'nde hizmet eden Halvetî şeyh ve şairdir.
Nefes Anbarı Şeyh Osmân Efendi
Nefes Anbarı Osman Efendi (ö. 1095/1684), Kayseri'den İstanbul'a gelen, Abdülehad Nûrî'den hilâfet alıp Şemsi Paşa ve Tercüman Yûnus zâviyelerinde şeyhlik yapan sûfîdir.
Nefesanbârî Zâkir Şeyh Osman Efendi
Nefesanbârî Osman Efendi (ö. Rebîülâhir 1095/1684), Kayseri'den Üsküdar'a gelen; Abdülehad Nûrî'ye intisap edip Şemsî Paşa ve Tercüman Yunus zâviyelerinde vaizlik ve irşad yürüten güçlü sesli zâkir ve şairdir.
Şeyh Hasan Feyzi Efendi
Şeyh Hasan Feyzî Efendi (ö. 1102/1690-91), Hamzavî Şeyh Beşir'den feyiz alan, Abdülehad Nûrî'nin halifesi olan ve tefsir, divan ile Mi'râcnâme kaleme alan sûfîdir.
Şeyh Muhammed Nazmi Efendi
Muhammed Nazmî Efendi (ö. 1701), Abdülmecid Sivâsî'nin terbiyesine giren, sülûkünü Abdülehad Nûrî ile tamamlayan ve İstanbul'da uzun yıllar vaaz ve irşad hizmeti veren Halvetî şeyhidir.
Ümmî Sinânzâde Şeyh Hasan Efendi
Ümmî Sinânzâde Hasan Efendi (ö. Şevval 1088/1677), aile çevresi ile Eğrikapılı Çukadar Mehmed, Muîdzâde ve Abdülehad Nûrî'den aldığı terbiyeyi Şehremini'ndeki zâviye ve Fatih Camii kürsüsünde sürdüren Halvetî şeyhidir.
Abdu’l-Ehad
El-Ehad, bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek olan demektir. Bu ismin tecellî ettiği kul, zamanın sahibi olan vaktin biriciğidir. O, ehadiyyet-i ûlâ’da bulunan, en büyük kutbiyyet sahibidir. Kur’an’da üç yerde geçer.