ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
430 sonuç · toplam 430 · “Nebî” · 7/18
01Kîsâniyye (keysâniyye)
Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı da Keysân olması sebebiyle Keysâniyye denilmiştir. Bu fırkaya Muhtâriyye veya Bedâiyye de denir. Hazret-i Ali'nin oğlu Mu…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
İhbât
1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…
Kırât
Değerli metallerin ölçülmesinde kullanılan ağırlık birimi. Eshâb-ı kirâmın zamânında, eski Arab meskûkâtı (basılmış paraları) kullanıldığı gibi, basılmamış altın ve gümüş parçalar da, tartılarak kullanılırdı. O zaman ağırlıkları başka başka…
Mürselîn
Gönderilenler, şerîatle (yeni bir dinle) gönderilen peygamberler. Resûller. (Bkz. Resûl) Ali radıyallahü anhtan rivâyet edildiğine (nakledildiğine) göre, Resûl-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem, ona şöyle buyurmuştur: "Ebû Bekr ve Ömer, n…
Her Musa’nın Bir Firavn’ı Vardır
Bu atasözü ile, “Böylece, her nebi için cin ve insan şeytanlarını düşman kıldık…” (En’âm/112) âyetine telmihde bulunulur, iyiler, kötülerle imtihan olunurken, kötüler de, iyilerle doğru yola iletilir.HER GECEYİ KADİR,
Niyazım Hakk’a
Bu sözle asıl niyazın Allah’a yapılması gerektiği bildirilir. Bir insandan bile bir şey isterken, mesela bir dolmakalem isterken, nezaket, edeb, usûl ve erkana riâ’yet etmeye çalışmak gerek… Zira, Allah’tan da istemenin kendine göre bir inc…
Kelime-İ Şehâdet
"Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh" mübâreksözü. Mânâsı şöyledir: "Görmüş gibi bilir ve inanırım ki, Allahü teâlâdan başka, varlığı lâzım olan, ibâdet ve itâat olunmağa hakkı olan, hiç ilâh, hiçbir kims…
Kur'ân-I Kerîm
Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen…
Bağdad Gülü
Kadirî tarikatı tâbirlerindendir. Şeyhlerin başlarına giydikleri tacın üzerinde, içice üç daireden oluşan ve gülü andıran yuvarlak parçaya, Bağdad Gülü denirdi. Genel olarak güller, bir daire onsekize bölünmek ve altışar altışar ipekle birb…
Azîz (el-Azîz)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büyük ve küçük her şeyin O'na şiddetle ihtiyâcı olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Bilin ki, Allahü teâ…
âdem (aleyhisselâm)
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki, Îsâ'nın hâli de (yâni babasız dünyâya gelişi de) Allah indi…
Kadr (kadir) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan yedinci sûresi. Kadir sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Kadir gecesinden bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır. Sûrede, Kadir gecesi, fazîleti, o gece meleklerin yeryüzüne inişi bildirilmekt…
Ecr (ecir)
İyilik, mükâfât, ücret, karşılık. Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği işleri yapanlara verdiği sevâb. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız sizi imtihân etmek için verildi. Allahü teâlâ i…
Tezekkür
1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…
Burak
Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece (mîrac gecesinde) üzerine bindiği ve kendisini Mekke'den Kudüs-ü şerîfe kadar götüren (taşıyan) Cennet hayvanı. Burak, dünyâ hayvanlarından değildir. Erkekliği v…
Enbiyâ
Nebîler, peygamberler. Yeni din ile gönderilmeyip, insanları önceki dîne dâvet eden peygamberler Nebî kelimesinin çoğulu. Yeni bir din ile gönderilen peygambere ise, resûl denir. (Bkz. Nebî, Peygamber) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen bu…
Kusvâ
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem devesinin adı. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret etmek istediği sırada Kusvâ adlı devesine bindi. Allahü teâlânın medhettiği b…
Eshâb-I Fîl
Peygamber efendimizin doğmasına yaklaşık iki ay kala Kâbe'yi yıkmak için Mekke yakınlarına kadar gelen, fakat Allahü teâlânın gönderdiği Ebâbîl kuşlarının üzerlerine bıraktıkları mercimek büyüklüğündeki taşlarla perişân olan Ebrehe ve içind…
Ettehıyyâtü
Namazların birinci ve ikinci oturuşlarında okunan duâ. Mânâsı: "Mal, beden ve dil ile yapılan ibâdet, tâat ve hamd ve şükürlerin hepsi cenâb-ı Hakk'a mahsustur. Allahü teâlânın selâmı rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Ey Nebiyyi zîşâ…
Arâzi-İharâciyye
Harac vergisine tâbi olan topraklar. Müslüman olmayanlardan sulh ile alınıp harac vergisi karşılığında mülkiyeti eski sâhiplerine bırakılan veya harbde zorla alınıp müslüman olmayan sâhiplerinin elinde bırakılan, yâhut zımmînin (müslüman ol…
Arâzi-İ Mîriyye
Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bırakılan veya uşr yâhut harac toprağı iken sâhibi ölüp, hiç mîrasçısı bulunmayan topraklar. Arâzi-i Memleket, Arâzi-i Emî…
âzâd Etmek
Serbest bırakmak, hürriyetine kavuşturmak, kölelikten kurtarmak. Kim kölesine bir tokat atsa yâhut onu döğse, onun keffâreti, köleyi âzâd etmesidir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî) Bir kimse Ramazân-ı şerîf ayında bir oruçluya iftar verirse günahlar…
Bâb-I Cibrîl
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Medîne-i münevverede yaptırdığı mescidinin doğu tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı. Bu kapıya, hazret-i Osman'ın evinin karşısında bulunması sebebiyle Bâb-ı Osmân; Resûlullah efendimiz ha…