ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
230 sonuç · toplam 230 · “Belâ” · 4/10
01Akîka kurbanı
Çocuğun doğumu vesilesiyle şükür amacıyla kesilen kurban. Sünnette doğumun yedinci günü isim verme ve saç kesmeyle birlikte anılır; daha sonraki bir zamanda da kesilebilir. Akîka farz değildir. Etinden aile ve yakınlar yiyebilir, ihtiyaç sa…
Kâşif
Örten şeyi açan, sıkıntıyı gideren. Allah’ın bela ve darlığı kaldırmasını anlatan sıfat ifadelerinden biridir. Tasavvuf dilinde keşfe mazhar olan, örtülü mânaları fark eden kimse için de kâşif kelimesi kullanılır; bu ikinci kullanım ilâhî s…
ahde vefa
ahde vefa a. bk. ahit ahd günü a. “kâlû belâ” (bk. bu madde) günü.
evhaş-Allah
“Allah acı göstermesin! Allah kaza belâ vermesin! ” anlamında bir iyi dilek sözü. levh-i mahfûz a. [< Ar levhü’l-mahfûz ] Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulu…
şeyh-i imâret
İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İ…
müteşâbih
İslâm bilginleri arasında, ayetleri güzel, belâgatli, doğru, veciz ve muciz olmaları özelliği ile değerlendiren ve niteleyen görüşe göre Kur’ân’ırı tamamı m “müteşâbih” terimi ile karşılanmıştır. Kur’ân’ırı bu vasfı “Zümer suresi” nin yirmi…
muharrem
“Yasaklanan, haram kılınan veya kutsal sayılan.” anlamına gelen ve Hicrî takvimin ilk ayı için kullanılan ad. İslâmî inançta “haram aylar” (bk. bu madde) arasmda zikredilen bu ay içinde, onuncu 481 muhayyelât günde, Hz. Hüseyin üe aüe fertk…
tevvâbîn
Kerbelâ’da şehit edilen Hz. Hüseyin’in intikamını almak için harekete gete çen zümre.
âşûrâ
Değişik din ve u mezheplerce kutsal sayılan muiharrem ayının onuncu günü. r Arapça “on” sayısı ile ilgili “aşr” âveya “âşir” kökünden bir söz rolduğunu savunanlar yanmda n, bu dilde “fâ'ûlâ” vezninin buü lunmadığmı, bundan dolayı da ü bu sö…
kalp gözü
kalp gözü a. tas. Hikmet ve marifeti anlayabilecek veya kavrayabilecek derunî güç. Kalp gözü açık olanlarm manevî gerçekleri kolay anlayabileceği; bu mertebeye ermiş sûfînin ibadet, taat ve mücahedeye kolay ulaşabileceği inancı tasavvuf ehl…
Cin suresi
Cin suresi a. ((^[ -1 Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş ikinci, iniş sırasına göre kırkıncı suresi olup “A'râf suresi” nden sonra ve “Yâsîn suresi” nden önce Mekke’de nazil olmuş ve yirmi sekiz ayetten meydana gelmektedir. Admı ilk ayetteki “cinn” t…
ağfer
ağfer s. (>l) [Ar.] Çok bağışlayan, mağfiret eden. 2. “Esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri) arasında zikredilen, daha çok da O’nun vasfinı ifede eden söz. ağıt a. 1. Sosyal ve toplumsal felâketler veya çok sevilen bir kişinin kaybı için…
Vehhâbîlik
İslâmî tarikatlerden 18. yüzyılda ortaya çıkan, Muhammed b. Abdülvehhâb (öl. ve 1206 /1792) a nispet edilen dinîsiyasî hareket, Arabistan’da doğmuş; “ehl-i sünnet” (bk. bu madde) çerçevesinde kalan ve “ehl-i hadis” (bk. bu madde) çizgisinde…
elest
“Değil miyim?” anlamında Allah’ın kullarına hitaben söylediği söz (bk. kâl ü belâ ve bezm-i elest).
ta'ziyye
Peygamber’in torunu Hz. Hüseyin ile yakınlarmm Kerbelâ’da şehit edilmesini konu alan temsilî gösteriler için Şiî imamiyyesi arasında kullanılan terim.
kâri'a
“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden…
ahit, -hdi
ahit, -hdi a. [< Ar.ahd] “Antlaşma, taahhüt, yükümlülük, güven veren söz.” anlamında kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “mîsâk, kal ü belâ, ahid, belâ ahdi, rûz-ı elest, bezm-i ezel, bezm-i elest” gibi Allah ile kul arasındaki ahitlerden söz e…
bezm-i elest
Bu meclise “mîsâk, kal ü belâ, ahid, belâ ahdi, rûz-ı elest
Atebât-ı mukaddese
Kutsal eşikler ve ziyaret merkezleri. Özellikle Şiî gelenekte Irak’taki Necef, Kerbelâ, Kâzımeyn ve Sâmerrâ imam türbeleri için kullanılır.
ilm-i beyân
(ûL ^j ed Üslûp konusu içinde yer alan ve anlatım tarzını inceleyen belâgatin bir bölümü için kullanılan terim
Rubûbiyyet
İlâhlık, ma'bûdluk. Ey Âdemoğulları! Bir kimse benim kazâma râzı olmaz ve benim tarafımdan gelen belâlara sabretmez, verdiğim nîmetlerime şükr etmez, ihsân ettiğim dünyâ nîmetlerine kanâat etmezse, başka bir Rab arasın. Ey Âdemoğlu! Bir kim…
Mübâhele
Lânetleşme. Dar anlamda hazret-i Îsâ'nın ilâh ve Allahü teâlânın oğlu olduğunu söylemekte ısrâr eden ve bu inanışlarının yanlış olduğunu kabûl etmeyen hıristiyanlara, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); "... Gelin oğullarım…
Mazlûm
Zulme, haksızlığa uğramış kimse. Üç kimsenin duâsı muhakkak kabûl olur. Mazlûmun, misâfirin ve ana babanın. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Kafir bile olsa, mazlûmun duâsı red olmaz. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Mazlûmun bedduâsından korkunuz. Çünkü onu…
Cerbeze
İşleri incelemek, anlamak kuvvetini, lüzumsuz yerlerde kullanmak, ukalâlık etmek, gereksiz aklî yorumlarda bulunmak. Hikmetin aşırısı. Cerbeze sâhiblerinin ilim meclislerindeki yerleri herkesten geri olup, belki de kapıdan dışarı olması lâz…