ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
110 sonuç · toplam 110 · “Mekr” · 2/5
01kahir
“Üstün gelen, gücü her şeye yeten, kuvvet = ve kudretine hiçbir güç engel olamayan, yarattığı varlıkları diı lediği gibi düzenleyen ve yönen ten.” anlamında Allah’ın zatî sıa fatlarından biri olarak kullanı ) lan terim. Bu söz, Kur’ân-ı n K…
nahr
G^) [Ar.] Sözlük anlam “Hayvanı boğazından kesme göğüs göğse karşılamak.” ol bu söz, bir hayvanın göğsü üz rinden bıçak vurarak boğaz d marlarmı keserek kurban etm anlamında terim olarak kul nılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm “Kevser suresi” (108)ni…
kerâhet
Şe hükümlere göre, bir fiilin y pılmamasını normal şartlar a tında, yani bağlayıcı olmaya tarzda isteyen hüküm. Kesin v bağlayıcı hükme “mekrûh” d nilir, bk. mekrûh § tam. kerâhet-i tahrîmiyy a. (harama y kın mekruh) bk. tahrîme mekrûh kerâ…
Emr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
iflâs
fık. Sözlük a lamı, “Malı tükenme, bozuk pa bulunmama.” anlamında olan b söz, İslâm hukukunda bir şahs borca batık olması, borçlarm mal varlığından fazla olması d rumu için kullanılan bir terim Yine İslâm hukukuna göre h kuken bir kimsenin…
kerâhet vakti
İbadetlerin yap ması “mekruh” (bk. bu madd sayılan vakitler. Bu vakitler şu lar: Güneşin doğuşu sırası, g neşin tam tepe noktasmda ol zamanı, akşam güneşin kavu ma zamanı
ilm-i fıkh
Bülûğ çağına ermiş kimselerin üzerine farz, vacip, sünnet, müstehab, mubah, harâm, mekruh ve müfsid olan konuları inceleyen bilim dalı. 357 ilm-i mîkât
ahkâm-ı hamse
ç. a “Vacib, mendub, mubah, mekruh, haram”dan oluşan beş hüküm. “Vacib”, kesin bir delille yapılması düşünülen dini görevler” (bk. bu made); “mendub”, farz ve vaciplerin dışında yapılması istenen dini görevler” (bk. bu made); “mubah” yapılı…
Timsâl
Kumaşa, kâğıda, duvara ve başka yerlere yapılmış canlı resimler. Saneme (odundan, altından, gümüşten yapılan insan heykeline), vesene (taştan yapılan insan heykeline), sûrete ve timsâle tapınmak, onların fayda ve zarar yapacaklarına inanmak…
Muhdis
Namaz abdesti olmayan kimse. Muhdisin Kur'ân-ı kerîmi tutması haramdır. Ezberden okuması câizdir, olur. Yatağa abdestli girmek sünnettir. (İbn-i Âbidîn) Muhdisin Kur'ân-ı kerîmi yatakta, yatarak ezberden okuması câizdir ve sevâbdır. Fakat b…
Zannî Delil
Mânâsı açık anlaşılmayan âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ile bir sahâbî tarafından bildirilen mânâsı açık hadîs-i şerîf. Zannî deliller, vâcibler ile tahrîmen (harama yakın) mekrûhları bildirir. Meselâ, kurban kesmek, vitir namazı kılmak…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Mel'ûn
Lânetlenmiş, tard olunmuş, kovulmuş. (Bkz. La'net) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mel'ûn! Âdem'e niçin secdeetmedin? (buyurunca) İblis dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu ise topraktan yarattın. (A'râ…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Tayyib
1. Helâl. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki: Ey îmân edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin tayyib olanlarından yiyin! (Bekara sûresi: 172) Ey îmân edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın…
Delîl-İ Zanni
Mânâsı açıkça anlaşılmayan, tek bir mânâya, delâlet etmeyen âyet-i kerîme ve tek bir Sahâbî tarafından bildirilen, mânâsı açık hadîs-i şerîf. Delîl-i zannî vâcib ile tahrîmen mekruhu (harama yakın mekruhu) bildirir. Tek Sahâbînin bildirdiği…
Da'vet (dâvet)
1. Hak dîne çağırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Muhammed! Rabbininin yoluna hikmetle, güzel öğütlerle dâvet et. Onlarla en güzel şekilde tartış. (Nahl sûresi: 125) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Allahü teâ…
Emr-İ Teklîfî
Allahü teâlânın insanlara yapmaları veya sakınmaları için verdiği emirler. Buna Emr-i teşrîî de denir. Emr-i teklîfîlerin yapılması, insanın irâdesine, dilemesine bağlıdır. Allahü teâlâ insanı irâdesinde, dilemesinde serbest bırakmıştır. Fa…
Kerâhet-İ Tenzîhiyye
Yasak olmasına kuvvetli ve açık bir delil bulunmayan ancak yapılması iyi olmayan şeyler. Helâle yakın mekrûh. (Bkz. Tenzîhen, Tenzîhî Mekruh)
Kerâhet-İ Tahrîmiyye
Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfteki delilinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın mekruh. (Bkz. Tahrimen Mekrûh)
Kerâhet Vakitleri
Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir.…
Kâmil
Tam, eksiksiz, olgun. Îmânı kâmil olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır. (Hadîs-i şerîf-Müslim) Eğer îmânının kâmil olmasını istersen, kendini müslümanlardan yüksek görme. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki: "Bir kişi îmân…
Ebedî Mahrem
Dinde kendileriyle evlenilmesi ölünceye kadar haram, yasak olan kimseler. Erkek için; yedisi kan ile olan, nesebden (soydan) akrabâ, yedisi süt sebebiyle, dördü de nikâh sebebi ile sonradan akrabâ olan toplam on sekiz kadın ebedî mahremdir.…