Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

67 sonuç · toplam 67 · “Mecaz” · 2/3

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kebap

Tasavvuf şiirinde gönlün aşk ve tecelli ateşi içinde yanarak olgunlaşmasını anlatan mecaz. Âşık, ilâhî aşk ateşinde pişen veya kebap olan gönül şeklinde tasvir edilir.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kūt

Gıda ve rızık. Tasavvuf dilinde bedenin yiyeceğine karşılık kalbin ve ruhun mânevî gıdasını anlatan bir mecazdır. Âşığın kūtu ilâhî güzelliği temaşa, zikir, sohbet ve mânevî dinleyiştir. Semâ ve dinî mûsiki de kalbi uyandırdığı ölçüde ruhun…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahmel

Yükün konulduğu yer veya yük taşıma aracı. Tasavvufî metinlerde yük ve külfet mecazı çevresinde, sâlikin benlik iddiasından ve ağırlaşmış alışkanlıklardan kurtulması anlamında kullanılır. Kaynaklardaki “teklif külfetinden rahatlamak” ifades…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Pîr-i mugân

Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sahrâ

Geniş kır, ova veya çöl. Tasavvufî sembolizmde sınırsızlık ve maddî kayıtlardan sıyrılmış ruhânî âlem için mecaz olabilir. Şiirde yolculuk, gurbet ve tecelli mekânı anlamları da taşır.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şeyh ia

Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tehzib

(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ümmü’l-kitâb

Kitabın aslı ve anası. Kur’ân’da muhkem âyetler için kullanılan bir ifade olup gelenekte Fâtiha sûresinin adlarından biri olarak da yaygınlaşmıştır. Tasavvufî ve kozmolojik metinlerde bütün hakikatlerin aslı, ilâhî ilimdeki temel veya varlı…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Verkā

Güvercin veya kumru. Tasavvuf ve İşrâkî sembolizmde insan ruhunu, küllî nefsi yahut ulvî âleme özlem duyan mânevî varlığı temsil eder. Kafese konmuş kuş mecazı, ruhun beden ve dünya kayıtları içindeki durumunu; uçuş ise aslına dönüş arzusun…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vîrâne

Yıkılmış ve harap yer. Tasavvuf şiirinde dünya, gösterişten arınmış gönül veya toplum ölçülerine aldırmayan derviş için kullanılan mecaz. Gönül vîrânesi, benlik yapısının çözülüp ilâhî aşk hazinesinin ortaya çıktığı yer olarak tasvir edilir…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zer

Altın. Tasavvuf şiirinde dünya malı ve zenginlik için kullanılabildiği gibi, riyâzet ve mücâhedeyle arıtılan mânevî cevheri de simgeleyebilir. Bağlama göre olumlu veya eleştirel anlam taşır: gönlü bağlayan servet yerilirken saflaşmış altın…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tûfan

Geniş bir bölgeyi kaplayan büyük su baskını. Dinî literatürde özellikle Hz. Nûh’un kavminin inkârı sebebiyle meydana gelen felâketi ifade eder. Kur’ân kıssasının amacı yalnız tarihî bir afet tasviri değil; peygamber uyarısına karşı direniş,…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ecâzü’l-Kur'ân

y> }k.) [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan mecazî ifadelerin tefsiri üzerinde çalışmalar yapan bilim dalı için kullanılan terim ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adı.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâfikayn

Doğu ile batı; güneşin doğduğu ve battığı iki ufuk. Klasik şiir ve nesirde bütün yeryüzünü kuşatan iki yönü anlatmak için kullanılır. Maşrık ve mağrib karşılığındaki mecazlı bir çoğul ifadedir.

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baht

Talih, nasip ve kişinin payına düştüğü düşünülen hayat şartları. Farsça kökenli kelime halk ve edebiyat dilinde iyi veya kötü talihi anlatır. İslâmî düşüncede baht bağımsız ve kör bir güç değildir; kader, insan iradesi, sebepler ve sorumlul…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Heft-soffâ

“Yedi kat” veya “yedi saf” anlamındaki Farsça birleşik ifade; eski kozmoloji dilinde yedi kat gök. Tasavvufî şiirde gök katları, mânevî yükseliş veya âlemlerin düzeni için mecaz olarak kullanılabilir.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ehrimen

Zerdüştî gelenekte kötülük ve karanlık ilkesi için kullanılan Farsça ad. İslâmî dönem Farsça ve Türkçe metinlerde şeytan, kötücül güç veya karanlık taraf anlamında mecazlaşmıştır. İslâm kelâmındaki şeytan anlayışıyla Zerdüştî ikiciliğin ayn…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebû’n-nevm

“Uykunun babası” anlamında haşhaşa verilen mecazlı ad. Uyutucu etkisine gönderme yapar.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çerâğ-ı çeşm

Göz nuru; çok sevilen çocuk veya kimse. Farsça tamlama “gözün kandili” anlamındaki sevgi mecazıdır.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

sâhib-i işâret

Konuşması ile enbe, gin bilgi, derin mecaz ve zenülk gin nükteyi yansıtan sufî

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mir’âtü’l-vücûd

Varlık aynası. Tasavvufî düşüncede ilâhî isim ve sıfatların varlık sûretlerinde görünmesini anlatan mecazdır.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seb‘a-i iklîm

Yedi iklim; klasik coğrafyada yerleşilebilir dünyanın yedi bölgeye ayrılması. Şiirde bütün dünya ve geniş hükümranlık anlamında mecazlaşmıştır.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kâbe-i şerif

Mekke’deki Mescid-i Harâm’ın merkezinde bulunan kutsal yapı ve Müslümanların kıblesi. Tasavvuf şiirinde arınmış insan kalbi “mânevî Kâbe” mecazıyla anılabilir.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bahr-i vücûb

Zorunlu varlık denizi; Allah’ın mutlak ve zorunlu varlığını anlatan tasavvufî mecaz. Mümkin varlıklar bu mutlak varlığa bağımlıdır.

↗