ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
110 sonuç · toplam 110 · “îcâd” · 2/5
01beytü’l-ahzân
Yusuf ü Züleya kıssasında Yusufunu kaybetmenin verdiği üzüntüsünden dolayı Hz. Yakub’un kapandığı çadır. Bu terim, “beyt-i ahzân, beytü’lhüzn, külbe-i ahzân” tamlamaları biçiminde de aynı anlam çerçevesinde ifade edilmiştir. mec. Dünya. bey…
Talâk
Nikâh bağının belirli söz veya hukukî işlemle sona erdirilmesi. Talâkın ric‘î ve bâin türleri, sayı, iddet, nafaka ve dönüş imkânı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Kur’ân boşamayı keyfî bir tehdit aracına dönüştürmemeyi, süreleri ve hakl…
Dârülislâm
İslâm hukuk düzeninin yürürlükte bulunduğu ülke veya siyasî egemenlik alanı. Klasik tasnifin çağdaş hukuk ve vatandaşlık düzenlerine uygulanması ayrıca değerlendirilir.
Beynûnet-i kat‘iyye
Evlilik bağının kesin biçimde sona ermesi. Yeniden evlenebilmenin şartları, boşamanın türüne ve sayısına göre fıkıhta ayrıca düzenlenir.
mek va'îd
İslâmî inanç ve abul fırkalardan biri olan “Mu'tezile (Kader inancını inkâr eden Ha dininden bir fırka) fırkasının be Glı« inanç üzerine kurduğu ilkele hiy.” rinden birini ifade eden “va'd Hz. ve va'îd” (bk. bu madde) ilkesi ân-ı nin bir un…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
Meşiet
Arapça, dileme demektir. Ma’dum (yok) olanın icadı, mevcûd olanın idamı (yok olması), öne geçen inayet ve zât tecellîsinden ibarettir. Allah’ın istemesi, ma’dumu icad etmek üzere tecellî etmesidir. Meşiet, irâdeden daha geneldir.
Abdu’l-Kâdir
el-Kâdir, her şeye gücü yeten, kudretli demektir. el-Kâdir isminin tecellîsi ile, tüm takdir edilen şeylerde, Allah’ın kudretini gören kuldur. O, tutmayı kendisiyle gerçekleştiren ilâhî elin suretidir. Ona hiç bir şey engel olamaz. Her şeyd…
Ahmed-İ Muhtar Postu
Arapça-Farsça. Bektaşî deyimidir. Meydandaki tahtın sağ tarafındaki makamın ismiydi. Diğer makamlara olduğu gibi, bu makama da niyaz olunurdu. Nasip alan yeni talib (derviş), rehberinin yol göstericiliğiyle bu makama gelince, kendisine şu a…
Hissa
Arapça. Olgunluk ve noksanlık arasındaki farklılık, insanda, ilâhî sıfatların ve fiillerin husul bulmasına kemâl derler. Bu husulün azalması ve hatalara düşülmesi de, noksanlıktır. Şeref, yaratılan ile, onu icâd eden arasındaki vasıtaların…
Harf
Arapça, dönmek, meyletmek anlamına gelen bir kelime. Tasavvufî anlamda, Hakk’ın, kulunu, bazıibarelere muhatap kılmasıdır. Cifr ilmiyle uğraşanlara göre; harfler, nuranî ve zulmanî olarak ikiye ayrılır. Nuranî harflere Hakk’ın harfleri, zul…
İnabe Almak
Bir şeyhe intisab ile, onun müridi olmak anlamında kullanılan bir tâbir. Buna “el almak”, “filan şeyhten inâbe almak” “filan tarikata inabe etmek” denir. İnâbe kelimesi Osmanlıca’da “inâbet” şeklinde kullanılmıştır.
Meded
Arapça, yardım anlamında bir kelime. Allah’dan yardım istemeye istimdâd, velilerin ruhundan istemeye meded denir. Meded-i Vücûdî: Var oluş desteği. Mümkin bir varlığın, varolabilmesi için gerek duyduğu her şeyin, Allah tarafından ona ulaşma…
Nasib Almak
Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…
Ümmü’l-Heyûlî
Arapça, maddenin kaynağı, anası demektir. Bu, Levh-i Mahfûz’dur. Onun Levh-i mahfuzda olmaktan başka, bir şekle, biçime, surete ihtiyacı yoktur. Eğer bir şekle ihtiyaç duyarsa, o zaman belli bir mühlet içinde veya hemen nasıl gerekiyorsa o…
Menhî
Nehyedilen, yasaklanan şey. Abdest alırken bâzı menhîler vardır. Bunları yapmak haram veya mekrûhtur. Sağ el ile sümkürmek, kıbleye ve mushafa karşı ayak uzatmak mekrûhtur. Mushaf yüksekte ise, mekrûh olmaz. Tahâretlenmek için birinin yanın…
Mûcid (el-Mûcid)
Îcâd eden, yoktan vâr eden, yaratan mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden. "Ben civaya bakınca, bunu yaratanın büyüklüğüne hayran oluyorum. Buna ne türlü hassalar vermiş! Bunları düşündükçe, aklım başımdan gidiyor.Benim buluşlarım esâsen dü…
Nasûhî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Üsküdar Doğancılar’da Tunusbağı caddesi üzerinde yer alan, Halvetiyye’den Şâbâniyye’ye bağlı Nasûhiyye kolunun âsitânesi ve pîr makamıdır. Kaynaklarda Hazret-i Nasûhî Efendi, Nasûhî Mehmed Efendi, Şeyh Nasûhî Efendi gib…
İskender Paşa Medresesi (Kanlıca)
İstanbul · Türkiye · İlk müderrislik görevi: 1096 Rebîülevvelinde Keşf Kâtibi Ömer Efendi'nin yerine Kanlıca'daki bu medrese kendisine verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Trabzonî (Laz) Osman Efendi : Trabzonî Osman Efendi (ö. 1695), İbrahim…
Nehrî
Şemdinli (Hakkâri) · Türkiye · Amcası Seyyid Abdullah’ın vefatından sonra Berdesur’dan gelip irşada başladığı kasaba. Kaynak burada kırk iki sene ilim talebesine ve Hak yolcularına ders, feyiz ve sohbet verdiğini kaydeder; halk arasında Sey…
Yavsî Baba Tekkesi (Sivâsî Tekkesi)
İstanbul · Türkiye · Şeyh Resmî mahallesinde, Yavuzselim (eski adı Sakızağacı) caddesinde, Osmanlı döneminde Sultanselim Çukurbostanı olarak anılan Aspar Su Haznesi'nin güneybatı köşesinde, Dârüşşafaka lojman binasının bulunduğu arsada yer…
Karacaahmet Mezarlığı Kaygusuz İbrâhim Baba bölümü
İstanbul · Türkiye · Karacaahmet Mezarlığı'nın Tıbbiye caddesiyle Saraçlarçeşmesi caddesi arasındaki adanın üst kısmında yer alan ve onun adını taşıyan bölümdür; kendisi ve müridleri burada gömülüdür. İlişkili kişi dosyası KAYGUSUZ ŞEYH İBR…
Alaca Mescid
İstanbul · Türkiye · Zenbilli Ali Efendi'nin yaptırdığı mesciddir; Galata'da Tersane caddesinde bulunuyorken 1957'de Azapkapı caddesi açılırken yıktırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Zenbilli Ali Cemâlî Efendi : Zenbilli Ali Cemâlî Efendi (ö…
Bursa
Bursa · Türkiye · Fethine Orhan Gazi ile birlikte katıldığı rivayet edilen ve adına bağlanan iki türbeden birinin bulunduğu şehir; kaynağa göre Abdal Mûsâ an'anesinin doğduğu merkezdir. İlişkili kişi dosyası Abdal Mûsâ : Abdal Mûsâ, tarihî…