Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

616 sonuç · toplam 616 · “Mevlevi” · 16/26

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semâ Çıkarmak

Mevlevîlik tâbiri. Semazenbaşı, yeni dervişe (can) nasıl semâ yapılacağını öğretir ki, buna semâ çıkartmak denir. Semâ’a, meşk tahtası denilen ve ortasında çivi bulunan dört köşe bir tahta üzerinde başlanırdı.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ser Ü Pay

Farsça, baş ve ayak demektir.Mevlevî tabiridir. Mevlevî disiplinindeki cezalardan biridir. Mürid, fukara elbisesini çıkarır, eski elbisesini giyer, mevlevî-hâneyi terkederdi. Seyyah vermekden (bkz. Seyyah Vermek) daha ağır bir ceza idi. Sey…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Binbir Gün

Mevlevî tabiri. Yeni derviş, yapılan sohbeti anlamak üzere binbir gün hizmet eder. Bu hizmetin yapıldığı yer, mutfaktır.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Allah Deyip Dururuz

Bu ifadelerin dayandığı olay şöyle nakledilir : Bir gün Bektaşî, Mevlevî’ye sormuş :Ne der de dönersiniz? Mevlevî de;Allah deyip döneriz, demiş. Bektaşî bu sözü duyunca şu karşılığı vermiş :Biz de Allah deyip dururuz.Bu anlatıma bakılırsa M…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ö. 1611)allah Eyvallah

Sufiler arasında ortak olan, fakat daha çok Bektaşîlerle Mevleviler tarafından kullanılan bu deyim, muhatabı tatmin etmek için kullanılır ve yemin mahiyetini taşır. “Allah, Eyvallah bu böyledir” gibi. Eyvallah, iki ayrı kelimenin birleşmesi…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk Olsun

Bazı tarikatlarda özellikle Mevlevî ve Bektaşîlerde selamlaşma. Hoş geldin, afiyet olsun yerine kullanılırdı. Buna “eyvallah” veya “aşkın cemal olsun” diye cevap verilirdi. Bunu işiten dilerse “cemalin nur olsun” derdi. Nihayet muhatab da b…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ateş-Bâz-I Veli

Ateş-baz, Farsça’da “ateşle oynayan” demektir. Mevlevî Tarikatında, Muhammed Bahaeddin ve oğlu Mevlana’ya hizmet eden Muhammed Hâdim’in lakabı. Tekkede, mutfakta görevliydi. Yemek yaparken, devamlı ateşin önünde bulunduğundan bu şekilde isi…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayakçı

Mevlevîlerde, tarikata ilk giren dervişin bulunduğu merhale.

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

A’ref Bi’l-Mesnevilik Ciheti

Mevlevîlik terimlerindendir.Mesnevi-hanlık verilecek kişilerin, imtihan sonucunda ehil oldukları belirlenince Evkafa teklif edilmesi demektir, ilk kez III. Selim zamanında Galata Mevlevi-hanesi şeyhi Şeyh Galib’e verilen bir unvandır. Buna…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taşsın Dökülmesin

Bektaşî ve Mevlevî tarikatı terimlerindendir. Mevlevîlerin ayinde, Bektaşîlerin ise yemekte yaptıkları dualardandır.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bulaşıkçı Dede

Mevlevî tâbiri. Matbah-ı Şerifte önemli bir görevdir. Bulaşıkçı dede’nin beraberinde, yardımcıları bulunurdu. Yemek kaplan mutlaka mutfakta yıkanırdı. Kaşıklar da büyük bir özenle yıkanıp kurulanırdı. Somat denen sofra bezinin temizliğine ç…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cin Evi

Bu, Bektaşî ve Mevlevî tâbiri olup, hamamlar için kullanılır. Muhtemelen bu tabir, hamamlar’ın şeytanın evi olmasıyla ilgili bir hadisi şerife dayanır.

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cüneydî Sarık

Bir sarık türüdür. Sarıklar ya katları gelişigüzel, yahut aşağı indirip yukarı çıkarmak suretiyle sarılırdı. Bu çıkış ve inişin üstüste gelmesinden bir çeşit kafes oluşurdu. Mevlevîlerce “kafesî destur” denilen bu tarz sarığa, öteki tasavvu…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çar Darb

Farsça-Arapça. Dört vuruş demektir. Kalenderîler ve abdallar, başlarında biten bütün kılları usturaya vurdukları için, yapılan traş işlemine bu ad verilmiştir. Başta bulunan kıllar dört çeşittir: 1. Saç, 2. Kaş, 3. Bıyık, 4. Sakal. Kalender…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çark-Çarh

Farsça. Yaka, gök, talih, okyayı, yer, devam eden, süren gibi manaları ihtiva eder. Mevlevîler sağ ayağa çarh, sol yağa da direk derler. Semâ sırasında, direk adı verilen sol ayağa dayanılarak, sağ ayak döndürüldüğü için bu adın verildiği k…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çelebî Efendi

Türkçe-Rumca. Çelebî, daha önce ifade ettiğimiz gibi Allah manasına gelen Çalap kelimesinin nisbetidir. Efendi ise Rumca asıllı bir kelime olup okumuş kibar kimse, malik, sahip gibi manaları vardır. Seyyid, hoca, kadı, molla ve şehzadeler i…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çelikleme

Çelik, Türkçe bir kelime olup değnek manasınadır. Parmak kalınlığında yarım metre kadar uzunluğundadır. Mevlevî tekkelerinde, tekkenin toplantı yeri olan meydanda, kazancı postu üzerinde asılı dururdu. Tarikat edebine aykırı iş yapanlar, bu…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çengi

Çeng, harbe benzer bir müzik aletidir. Kavisli ağaca takılı, bağırsaktan yapılmış yirmi üç telden meydana gelir. Bu müzik âletinin kökeni Doğu’dur. Bu âleti çalana çengi denir. Mevlevi mutasavvıflarından bestekâr Yusuf Dede, bu enstrümanı ç…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çerağcı

Tekkelerde çerağın arzettiği önem büyüktür. Bunu, çerağı yakıp söndürmek için, ayrı bir görevli tayin edilmesinden anlıyoruz. Kaynaklar, tekke hizmetleri arasında, ifa ettiği görev itibariyle çerağcının önemli bir kişi olduğunu kaydetmekted…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çerağ Gülbanki

Mevlevî tabiri olarak çerağ gülbanki, mumların (çerağlarm) yakılması sırasında okunurdu. Bu gülbank şu şekildeydi: “Çerağ-ı rûşen-i fahr-i dervişan, ziyâ-yı iman, kanûn-ı merdân, dem-i Hazret-i Mevlânâ Hû diyelim Hû”. Bu gülbanktan sonra, d…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çeşm-İ Bülbül

Farsça bülbül gözü demektir. Çizgili ve hareli olarak yapılmış cam ürününe Çeşm-i Bülbül denir. Bu cam işleme tekniğini ilk kez Venedik’ten getiren kişi, Üçüncü Selim devri Mevlevî sûfilerinden Mehmed Dede’dir. Şeyh Efendi, bu san’atı Vened…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aykaççile

Farsça, kırk anlamına gelen çihil’den düzenlenmiş bir terim. Bir şeyh nezaretinde derviş, karanlık bir hücrede yalnız başına kırk gün süre ile az uyumak, az yemek, az içmek ve mümkün mertebe sürekli ibadetle meşgul olur ki bu olaya, çile de…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çile Çıkarmak

Saliklerin, nefsin tezkiyesi (arınması), kalbin saflaşması için bir hücreye girip kırk gün süreyle ibadet, zikir ve fikir ile meşgul olması. Çile bazan, zelle (ufak kusur) karşılığında ceza şeklinde de uygulanırdı. Mevlevî dervişleri, çiley…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çivi Tutmak

Mevlevi dervişi sema ederken, dönmekte olduğu yeri terketmez, bu noktada sabit kalarak deveran (dönme)’a devam ederse, buna çivi tutmak denir. Bunu başaran dervişe de, çivisi sağlam denir.

↗