Ara
Menü
ذ

Çelikleme

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Çelik, Türkçe bir kelime olup değnek manasınadır. Parmak kalınlığında yarım metre kadar uzunluğundadır. Mevlevî tekkelerinde, tekkenin toplantı yeri olan meydanda, kazancı postu üzerinde asılı dururdu. Tarikat edebine aykırı iş yapanlar, bu değnekle acıtmadan vurularak terbiye ve edebe getirilir, bu dövme işine “çelikleme” denirdi. Kabahatli olan derviş, erkândan ise, şeyh yahut aşçı dede tarafından; çilede bulunanlardan ise kazancı tarafından çeliklenirdi. Gerek dede, gerek derviş, diz çökmüş olan şeyh, aşçı dede yahut kazancı dedenin dizi üstüne başını kor, o da çeliği omuzunu geçmeyecek şekilde kaldırmak suretiyle, bir kaç çelik vurur. Bittiği zaman bir gülbank okuyup kabahatlinin suçunun affı niyazında bulunurdu.Sende nedir bu resimlik Satma sana gel dedelik Sırtına bin elli çelik Urmalı mutlak dedilerTürâbîSuç biraz büyükse, dergâhın genel mürebbîsi, Aşçı Dede’ye bunu söyler, o da bu cezayı, semahanede bir kaç dervişin gözü önünde verirdi. Çelikleme olayı, Bektaşîlerde de vardır.

Sözlüğe dön