Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

580 sonuç · toplam 580 · “Sıfat” · 13/25

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid İcâre

Aslı İslâmiyet'e uyduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan icâre (kirâya verme). Bir mal dînen ve aklen nerede kullanılabilirse, o maksadla kullanmak için kirâya verilir. Kumaşı, ev ve mutfak eşyâsını, süs, gösteriş olarak bulundurmak için; evi, o…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid Bey'

Aslı İslâmiyet'e uygun olup sıfatı uygun olmayan satış. (Bkz. Bey') Fâsid bey aslında sahihdir, câizdir. Çünkü mütekavvim (kullanılması mübah ve kullanılabilir) olan malın satışıdır. Fakat sıfatı dîne uygun olmayıp sahih (geçerli) değildir.…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid Akd

Aslı İslâmiyet'e uygun olduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan her çeşit sözleşme.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Evbe

1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütehallık

Arapça. Tahakkuk ehli ile tahalluk ehli arasındaki fark. Mütehallık, kötü huylardan kaçınan, iyi ve övülen huyları, güzel özellikleri kendini zorlayarak cehd ile elde eden kişiye denir. Bu kişide ilâhî isimlerden izler vardır. Mütehakkık is…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'rifet (mârifet)

Bilme, tanıma, gönülle bilme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma. Ma'rifetullah. Mârifetin hakîkati, Allahü teâlâyı kalb ile sevmek, dil ile anmak, O'ndan başka her şeyden ümidini kesmektir. (Ahmed bin Hadrevey…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Da'vet (dâvet)

1. Hak dîne çağırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Muhammed! Rabbininin yoluna hikmetle, güzel öğütlerle dâvet et. Onlarla en güzel şekilde tartış. (Nahl sûresi: 125) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Allahü teâ…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İttihâd

Birleşme. Allahü teâlâ hiçbir şeyle ittihâd etmez. Hiçbir şey de O'nunla ittihâd etmez. (İmâm-ı Rabbânî) Her şeyden, her mahlûktan, Allahü teâlâya giden bir yol vardır. Çünkü, her mahlûkun (yaratılmışın) kendisi ve sıfatları (özellikleri) A…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukayyed

Kayıtlanmış, bağlanmış; mutlak olmayan, bir sıfat, hâl, gâye veya şarta bağlı olan lafız (söz). Nisâ sûresinin doksan ikinci âyet-i kerîmesinde bir mü'mini hatâ ile öldürenin, keffâret (cezâ) olarak mü'min bir köle âzâd etmesi, buna gücü ye…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kîsâniyye (keysâniyye)

Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı da Keysân olması sebebiyle Keysâniyye denilmiştir. Bu fırkaya Muhtâriyye veya Bedâiyye de denir. Hazret-i Ali'nin oğlu Mu…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kibriyâ

Allahü teâlâya mahsûs azamet, büyüklük, üstünlük, yücelik. Allahü teâlâ, hadîs-i kudsîde meâlen buyuruyor ki: "Kibriyâ, üstünlük ve azamet bana mahsustur. Bu ikisinde bana ortak olanı Cehennem'e atarım, hiç acımam." (Berîka) Kibriyâ sıfatı…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hoş Görmek

Her şeyin iyi yanını görmek. “Eşyada aslolan ibahattır” şeklindeki kural, her şeyin özü itibariyle, hakikati itibariyle güzel olduğunu gösterir. Maddedeki öz üzerine inşa edilmiş olumsuz nitelikleri aşıp, ardındaki hakikatin güzelliğini yak…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukarrebûn

1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhâlefetün-Lil-Havâdis

Allahü teâlânın, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) yarattıklarına, hiçbir bakımdan benzememesi. Âkil ve bâliğ (akıllı ve ergenlik çağına gelmiş) olan kadın ve erkek her müslümanın, Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarını d…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rûm Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin otuzuncu sûresi. Rûm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Altmış âyet-i kerîmedir. İranlılarla yapılan savaşta mağlub olan Rumların, sonra gâlip gelecekleri anlatıldığından, Sûret-ür-Rûm denilmiştir. Sûrede; Allahü teâlânın s…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hemmü’l-Müfred Ve’s-Sırrı’l-Mücerred

Teke indirilmiş kasıd, azm ve soyutlanmış sır anlamında Arapça iki sıfat tamlaması. Tasavvufta, bu ikisi aynı anlamda kullanılır. Kulun hemm’i (yani içindeki kasdı, azmi) onun sırrıdır, aralarında bir fark yoktur. Kul, nefis meşguliyetinden…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emn-Ül-Azl

Peygamberlere mahsûs sıfatlardan biri. Peygamberlerin peygamberlikten azl edilmemesi, atılmaması. Peygamberlik sıfatı, peygamberlerin zâtlarından dünyâda ve âhirette ayrılmaz. Önce gelen peygamberlerin dinleri nesh olmakla, peygamberlikten…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kelime-İ Tenzîh

Allahü teâlânın her türlü noksan sıfatlardan temiz ve uzak olduğunu ifâde eden "Sübhânellah" sözü. Beş vakit namazdan sonra, sessizce; otuz üç kerre kelime-i tenzîh ve otuz üç kerre tahmîd (Elhamdülillah) ve otuz üç defâ tekbîr (Allahü ekbe…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kelâm-I İlâhî

Allahü teâlânın kelâmı. Kur'ân-ı kerîm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmi harf ve kelime olarak gönderdi. Bu harfler mahlûktur (yaratılmıştır). Bu harf ve kelimelerin mânâsı kelâm-ı ilâhîyi taşımaktadır. Bu harflere kelimelere Kur'ân-ı kerîm den…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kazâ Ve Kader

Allahü teâlânın meydana gelecek hâdiseleri ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile ezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) bilip takdîr etmesi ve bu hâdiselerin zamânı gelince, Allahü teâlâ tarafından yaratılması ve meydana çıkması…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahkâm-I Mâneviyye

Allahü teâlânın zâtına ve sıfatlarına âit bilgiler, tasavvuf bilgileri. Peygamber efendimizin vazîfelerinden biri de, Kur'ân-ı kerîmin ahkâm-ı mâneviyyesini, ümmetinin yüksek (olgun) olanlarının kalblerine akıtmaktır. (Seyyid Abdülhakîm Arv…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kasîde-İ Emâlî

Ehl-i sünnet vel-cemâat îtikâdını anlatan ve altmış yedi beytten meydana gelen meşhûr kasîde. Kasîdenin asıl adı Bed-ül-Emâlî olup, yazarı Ali Ûşî'dir. Eskiden her din âlimi Kasîde-i Emâlî'yi ezbere bilirdi. (Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî) Kas…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mudıll (el-Mudıll)

Dalâlete düşüren, doğru yoldan çıkarıp, eğri yola saptıran mânâsına, Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından, güzel isimlerinden. Allahü teâlânın isimleri aynı zamanda sıfatlarıdır. Allahü teâlânın Hâdî (hidâyete kavuşturucu) Mudıll sıfatları va…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bed

Arapça başlamak demektir. Tasavvufta isim ve sıfatların tahakkuku demek olup bu, insan berzahlarının ilkidir.

↗