Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

511 sonuç · toplam 511 · “Resûl” · 11/22

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İmâm-I Mâlik

Ehl-i sünnetin ameldeki dört mezhebinden biri olan Mâlikî mezhebinin reîsi. İmâm-ı Mâlik hazretleri Tebe-i tâbiîndendir. İsmi, Mâlik bin Enes, künyesi, Abdullah'tır. 711 (H.93 veya 95) senesinde Medîne'de doğdu. 795 (H. 179)'da yetmiş altı…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İnşirâh Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin doksan dördüncü sûresi. İnşirâh sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. Resûl-i ekremin kalbinin açılma hâdisesine işâret edildiğinden, Sûret-ül-inşirâh denilmiştir. İnsanoğlunun hayâtı ve çalışmanın esa…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İntisâr

Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak. Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir kimsenin zâlime (zulmedene) bedduâ ettiğini görünce; " İntisâr eyledin " buyurdu. (Muhammed Hâdimî-Berîka

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İrşâd

Yol gösterme, rehberlik etme. İnsanları, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına ve Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymaya, her zaman Allahü teâlâyı anmaya, O'nu unutmamaya, kalbde O'ndan başkasının sevgisine yer vermemeye çağırmak,…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstavroz

Hıristiyanlığın alâmeti, işâreti sayılan şekil ve bu şekilde yapılmış put, haç. (Bkz. Haç) İSTİÂZE: Sığınmak, Kur'ân-ı kerîmi başından veya herhangi bir yerinden okumaya başlarken, şeytanın vesvesesinden (insanın kalbine attığı şüphe ve ter…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstinbât

Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstişâre

Danışma, mühim bir iş için güvenilir birisiyle fikir alış-verişinde bulunma. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Uhud harbinde sen, Allahü teâlâdan gelen bir merhâmetle onlara yumuşak davrandın. Eğer katı yürekli olsaydın elb…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İtâ'at

Söz dinleme, boyun eğme, emre göre hareket etme. Sözünden çıkmama. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki: Allahü teâlâya ve O'nun peygamberlerine itâat edenler, âhirette Peygamberlere ve sıddıklara ve şehîdlere ve sâlihlere verilen nîmetler…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İtâb

Azarlama. Mekrûh (Resûlullah efendimizin beğenmediği ve ibâdetlerin sevâbını gideren şeyleri) işleyen veya müekked sünneti (Resûlullah efendimizin devamlı yaptıkları, pek az terk ettikleri kuuvvetli sünneti) özürsüz terk etmeyi âdet edinen…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Adale

Arapça, âdil olmak, yasaklardan şiddetle kaçınmak anlamlarına gelir. Bu da farklı farklı olur. Bu konuda zirve noktası, “emrolunduğun gibi dosdoğru olmak” (Hud/112)’tır. Bu uç nokta, Hz. Resulullah (s)’tan başkasında bulunmaz.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ffahr

Arapça, övünme, övünme vesilesi olan şey demektir. Çeşitli sayıda dilim (terk) li, Bektaşî tacının adıdır. Bu taç, yokluk ve fakr ifâde eder. Hz. Resûlullah (s)’ın “fakirlik Benim öğüncümdür, onunla öğünürüm” hadis-i şerifine imtisal eden s…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gayn (cai)

Arapça. Susamak, içi bulanıp kusayazmak, hava bulutla kaplanmak, yağmurlanmak, (meçhul olarak) kalbi şehvet kaplamak. Tasavvufî bir terim olarak bu kelime, lügat mânâsına uygunluk arzeder. Kalbin günahla veya dünyevî meşguliyetle, Allah’tan…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kantara

Arapça’da büyük köprüye kantara denir. Dünya, kişiyi âhirete ulaştıran bir köprü durumundadır. Âl-i imran Suresi’nin 14 ve 15. âyetleri, dünya ve âhiret kıyaslamasını yapar ve hangisinin daha önemli olduğunu açıklarken orada şu ifadeler kul…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nnâdi Ali

Yetiş yâ Ali, anlamında Arapça bir söz. Bektaşîler ve kızılbaşların vird olmak üzere okudukları söze, Nâdi Ali denir. Bektaşî geleneğine göre, Uhud harbinde Rasûlullah (s)’ın canı sıkılmış ve Cebrail’den öğrendiği “Nâdi Ali”yi okumuş. Hz. A…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nefy Ü İsbat

Yok etme ve var etme anlamlarına iki Arapça kelime. Nakşî ıstılahıdır. Nakşî büyüklerinden gelen ikinci zikir şekli. Kalp ile yapılan Hafî zikrin Nefy ü İsbât ile yapılmasıdır. Müride telkin edilen “La ilahe illallah” kelime-i tevhidi Nefy…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taht

Farsça, hükümdar koltuğu anlamında bir kelime. Bektaşî tâbiri olarak, Meydan’daki makamların en büyüğüdür.Diğer makamlarda olduğu gibi, burada da niyaz olunurdu. Tarikata yeni giren kişi, rehberinin delâleti ile buraya geldiğinde, ona buras…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ubûdiyye Li’l-Hâssa

Havassa (seçkin kişilere) mahsus kulluk anlamında Arapça bir ibare. Sülük yolunda, nefislerinde niyyetin doğruluğunu gören kişilerin kulluğu.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Levh-Ül-Mahfûz

Korunmuş levha; Allahü teâlânın takdir ettiği her şeyin yazılı bulunduğu, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve her türlü te'sirden korunmuş levha. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Dünyâda olacak her şey, dünyâ yaratılmadan evvel ezelde Levh…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Livâ-İ Hamd

Hamd (şükür) sancağı. Kıyâmet gününde, canlılar dirilip, Arasat meydanında toplanınca, Allahü teâlâ tarafından Peygamber efendimize ihsân edilecek olan ve altında bütün inananların toplanacağı sancak-ı şerîf. Kıyâmette herkes sustuğu zaman…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahbûb

Muhabbet edilen. Sevilen, sevgili. Muhammed Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem mahbûb-i Rabbülâlemîndir. Allahü teâlânın sevgilisidir. (İmâm-ı Kastalânî) Sevgiliden gelen her şey mahbûbdur. (İmâm-ı Rabbânî)

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahbûb-İ Hudâ

Allahü teâlânın habîbi, sevgilisi Muhammed aleyhisselâm. Muhammed Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Mahbûb-i Hüdâ'dır. Gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımdan en üstünüdür. (İmâm-ı Rabbânî) Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahmûd

1. Övülmüş, övülen. Kalbin mahmûd hâlleri; sabır (Allah'tan gelenlere tahammül etmek), şükür (her nîmeti Allahü teâlâdan bilmek), havf (Allah'ın azâbından korkmak), recâ (Allah'ın rahmetini ümîd etmek), rızâ (Allah'tan gelenlere boyun eğmek…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahşer

Haşr olunacak, toplanılacak yer. Kıyâmet gününde bütün mahlûkâtın (bütün canlıların) yeniden dirildikten sonra hesap için toplanacakları yer. Arasat Meydanı, Mevkıf. Allahü teâlâ Hacer-ül-esved-i kıyâmette mahşer meydânına getirecek, onun g…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mâide Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin beşinci sûresi. Mâide sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Yüz yirmi âyet-i kerîmedir. 112 ve 114. âyet-i kerîmelerde Îsâ aleyhisselâm zamânında gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır…

↗