ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
265 sonuç · toplam 404 · “rivayet” · 1/12
01rivâyet bi’l-lafz
(JüUL < J Hadislerin orijinal biçim riyle, yani Hz. Peygamber ağzından çıktığı biçimde vayet edilmesi
rivâyet bi’l-ma'nâ
(^ iy Hadislerin orijinal çimleriyle değil, ancak ha sin asıl manasını bozmad kısaltılarak rivayet edilebi ceğini ifade eden terim
Rivâyet Tefsiri
Kur'ân-ı kerîmdeki bâzı âyet-i kerîmelerin başka âyetlerle veya Peygamber efendimizin sünneti veya Eshâb-ı kirâmın mübârek sözleriyle açıklanması. Buna me'sur veya naklî tefsir de denir.
Rivâyet Yolu
İctihâdda Medîne-i münevvere halkının âdetlerini kıyastan üstün tutan. Hicâz âlimlerinin yolu. Rivâyet yolundaki müctehidlerin büyüğü İmâm-ı Mâlik rahmetullahi aleyhtir. (Bkz. Ehl-i Rivâyet)
ilmü'r-rivâyet
ilmü'l-ahbâr ilmü'l-yakîn / ilme'l-yakîn a İslâmî kaynaklarda doğru bilginin kriterleri üç kategoride ifade edilmiştir Bunlar, ayne’l-yakîn (.duyu yollarıyla elde edilen bilgi) (bk. bu madde), hakka’lyakîn (iç duyu ya da tecrübe ile elde ed…
Ehl-İ Rivâyet
Dînî kaynaklardan hüküm çıkarırken Hicâz âlimlerinin yoluna tâbi olanlar. Bunlara; ehl-i hadîs, ehl-i eser de denir. Ehl-i rivâyet, Medîne-i münevvere ahâlisinin âdetlerini, kıyâstan yâni ictihâd yaparak mes'eleyi çözmekten üstün tutar. Riv…
Silsile
Tasavvuf terbiyesi, zikir telkini veya icazet bağını şeyhten şeyhe Hz. Peygamber'e ulaştıran mânevî aktarım zinciridir. Silsile yalnız kronolojik bir isim listesi değildir. Sohbet, sülûk, hilâfet, hırka, teberrük ve rivayet gibi farklı bağ…
Çile-i ma'kusa
Sede) Ters çile. tas. Bir zahidin, baş aşağı gelecek şekilde kendini bir kuyuya asarak çile çıkardığı rivayet edilir (ATE 802, 803); buna Salat-ı maklup da denir. Harut ile Marut'un çâh-ı Babil'de (Babil kuyusunda) bu şekilde çile doldurduk…
Dâr
“Zarar veren, zarar veren şeyleri yaratan, zarar verenleri cezalandıran.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimlerı)dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamların karşıtı “nâfi” (hayır ve rahme ve faydalı olmak) kavramlarıyla bi…
Dildar
Gönüle malik ve hâkim olan gönül sultanı, sevgili. 2. tas. Bast sıfatı ve neşe hali ki, kalpteki sevinç ve sevgiden ibarettir (us), Bkz. Azra, Dilenmek/Dilenci Çeşitli sebeplerle dilenerek geçinen dilenci dervişlere rastlanmıştır. Özellikle…
Engüşt
Parmak. Tasavvufî sembolizmde Allah’ın her şeyi kuşatan ihâta sıfatına işaret eden Farsça kelime. Kalplerin Rahmân’ın kudreti altında oluşunu anlatan rivayet ve ifadelerde parmak mecazı kullanılır; bu anlatım fiziksel organ isnadı olarak an…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
İcâzetnâme
Bir kimseye belirli bir ilmi öğretme, eseri rivayet etme veya tarikatta irşad ve hilâfet görevini yürütme yetkisinin verildiğini gösteren yazılı belge. Tarikat icâzetnâmelerinde yetkiyi veren şeyh, icâzet alan kişi, silsile, izin verilen zi…
Levlâke levlâk
(9 Y (لو لا ك لى “ya Muhammed sen olmasaydın sen, felekleri yaratmazdım ben,” anlamına gelen ve kutsi bir hadis olarak rivayet edilen ibarenin ilk kısmı (ax 11:164). Libs
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Zevâid
Fazlalıklar ve artan şeyler. Tasavvuf dilinde gönüldeki nurların, yakînin ve gayba imanın artmasını ifade eder. İman ve yakîn güçlendikçe hâl, makam, irade ve davranışlardaki doğruluk ile ihlâsın da çoğalması beklenir. Hadis literatüründeki…
Müzemmil suresi
Müzemmil suresi a. jl>) [< Ar. “Sûretü’l-Müzemmil ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş üçüncü, iniş sırasına göre üçüncü suresi olup “Kalem suresi” nden sonra ve “Müdessir suresi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve yirmi ayetten meydana gelm…
İnfirâd
Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yöne…
şuyûh kitapları
şuyûh kitapları ç. a. Yalnız bir hocanın rivayet ettiği hadisleri [< içeren kitaplar. )] ci, şühedâ a. GM) lAr.] Allah yolunnci da ölen veya öldürülen kimseler si” için Kur’ân-ı Kerîm’de (“Âl-i u imrân suresi, 3 t 140”; “Nisâ dö suresi, 4 /…
hafi (IH)
hafi (IH) a. [Ar.] tas. Nakşibendiyye tarikatinde önemli bir aşama olan “letâ'if-i hamse”nin kalp, ruh, sır, hafi, ahfâ olarak sıralanan unsurlarmdan dördüncü vasfa verilen ad. Buradaki “hafî”lik, yani gizlilik veya kapalılık, bir sözdeki ö…
adi
Adalet, doğruluk, hakkaniyet. 2. Hakkı ve eşitliği gözetme, dürüst davranma, “cevr” ve “zulm” karşıtı. 3. Bu terim, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın adları) ndan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette zikredilmiştir. Ayrıca “Adi” adı Allah’ın doksa…
sübâ'iyyât
ULuL-) [Ar.] Hadis aj biliminde, hadis derlemesi yaisi pan bir müellifin Hz. Peygamreber’e kadar ulaşan dönem içinde yedi ravinin senedi veya rivayeti Jl bulunan hadisler için kuUanılan bk. terim. te
ahad sünnet
ahad sünnet a. İster Hz. Peygamber’den rivayet eden ravîlerinin, isterse sonraki tabakalardaki ravîlerinin sayısı tevatür sayısınm altında bulunan sünnet.
şeyh-i imâret
İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İ…