ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
45 sonuç · toplam 80 · “nasihat” · 1/2
01nasihat
, s. Başkalarınm hatalarmı ve kusurlarını örtmek için ortaya kob. nulan çaba ve gösterilen iyilikler ancı ile bu yolda sarf edilen öğütler nda için kullanılan ahlâkî ve dinî teeya rim. Kur’ân-ı Kerîm’de bu söz sle isim ve fiil biçimleriyle…
Melfuz
ظ) si) ع Melfuzat Güftâr. Telaffuz edilen, söz. tas. Özellikle Horasan, Hint ve Orta Asya'da sohbet meclislerinde şeyh vaaz ve nasihat ederken tutulan notlardan meydana gelen eserler. Bu tür eserlere mevaiz; mecâlis gibi isimler de verilir.…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
aslî günah
aslî günah a. Hz. Âdem ile Havva’run Eden bahçesinde yılanm kandırması ile yasak meyveyi yemeleri ve bundan dolayı cennetten kovulmaları bu terim ile karşılanmıştır. Hz. İsa’nın kurtarıcıhğı ve vaftiz uygulaması bütünüyle bu olaya ve dolayı…
nâsıbe
îmamiyye Şî'ası ina çerçevesinde Hz. Ali yolun yürüyen kimseler ve tarikatler için düşmanlık bes 527 nasihat dör yen inaçlara veya gruplara, yani öre Hz. Osman taraftarlığı yapan lâk kimselere verilen ad. İh-
Ta'yîn (tâyin)
1.Bir malın cinsini, miktârını, yerini belli etmek. Alış-verişte bir mal ta'yin edilirse, teayyün eder yâni ta'yin edilen malın kendisini vermek, teslim etmek lâzımdır. Benzerini, hattâ iyisini alması için müşteri zorlanamaz. (Ali Haydar Ef…
Kötü Arkadaş
İnsanın dînini, îmânını, edebini, hayâsını ahlâkını bozan, dünyâ ve âhiret seâdetini kaybettiren arkadaş. İşin temeli iyi insanlarla konuşmak, kötü arkadaştan sakınmaktır. (İmâm-ı Rabbânî) Îmânın düşmanı dörttür: Sağda kötü arkadaş, solda n…
Kasvet
Katılık, sertlik, kalbden hayır (iyilik) ve yumuşaklığın çıkması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Ne var ki bunlardan sonra yine kalblerinize kasvet geldi. İşte onlar (yâni kalbleriniz) şimdi katılıkta taş gibi, yâhut dah…
Allâme
İslâmiyetin yirmi ana ilmi ve bunların kolları olan seksen ilminde mütehassıs ve evliyâlık derecelerinde yükselmiş, ayrıca lâzım olduğu kadar zamanın fen ve edebiyat ilimlerinde de yetişmiş zât. Âlim kelimesinin mübâlağalı ismi fâilidir. (B…
Abese Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin sekseninci sûresi. Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk iki âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmede yüzçevirdi, iltifat etmedi mânâsına olan Abese lafzı sûreye isim olmuştur. Sûrede, Kur'ân-ı kerîmin Allahü teâlâ t…
Tezekkür
1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…
Ebdâl
Bedeller. Dünyânın nizâmı, düzeni ile vazîfeli olup, Allahü teâlânın insanlardan gizlediği büyük zâtlar. Biri vefât edince, yerine başkası getirildiğinden bu isimle anılmışlardır. Bunlara Ricâlü'l-Gayb da denir. Ümmetim arasında her zaman k…
A'lâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen yedinci sûresi. A'lâ sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmedeki (en yüce) mânâsına gelen "A'lâ" kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, Allahü teâlânın her türl…
Ankebût Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi dokuzuncu sûresi. Ankebût sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Altmış dokuz âyet-i kerîmedir.Sûrede; putlara ve diğer güçsüz varlıklara tapanların hâlleri, onların dünyâlık elde etmek için kurdukları tuzak v…
Batn
Arapça, karın, iç vs. gibi manaları ihtiva eder. Zahr, Kur’ân’ın lafzı, batn ise te’vilidir. Yine, kıssa şeklen zahr iken, ondan alınacak nasihata batn denmiştir. Kur’an’ın tilavetine zahr, okunan âyet üzerinde düşünmeye batn denir. Yine, i…
Tegannî
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak için, hareke, harf ve med (uzatma) ilâve etme ve çıkarma yapmak sûretiyle, kelimelerin asıllarını dolayısıyle mânâyı bozarak okuma. İlk tegannî eden şeytandır. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Tegannî ile ses…
Ucb (ucub)
Kendini başkasından üstün bilmek, ayıplarını görmeyip kendini beğenmek, yaptığı ibâdetleri, iyilikleri beğenerek, bunlarla övünmek. Üç şey insanı felâkete sürükler: Buhl ( cimrilik ), hevâ ( nefsin arzuları ) ve ucb. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî…
Urvet-Ül-Vüskâ
Tutunulacak en sağlam kulp. 1. İslâmiyet veya Kur'ân-ı kerîm. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Kim kendini Allahü teâlâya O'nu görür gibi teslim eder ( tamâmen O'na yönelir, bütün işlerinde Allahü teâlânın rızâsını gözetir ise ) muhakka…
Zulm (zulüm)
Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar ke…
Sâlih
İyi insan. Dünyâya kıymet vermeyen, îtikâdı doğru olup, Allahü teâlânın rızâsını, sevgisini kazanmak için çalışan müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Sizden biriniz ölüm (alâmetleri) gelip de: "Ey Rabbim! Beni yakın…
Müsliman (müslüman)
Allahü teâlânın, peygamberleri vâsıtasıyla gönderdiklerine ve Muhammed aleyhisselâma îmân edip, Allahü teâlânın emirlerini yerine getiren, yasaklarından kaçan kimse. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Mallarını, canlarını fe…
Müşâvere
Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimseler ile bir konu üzerinde konuşma, görüşme, danışma, meşveret etme, görüşüne baş vurma. (Bkz. Meşveret) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: ... (Ey Resûlüm!) Eshâbın ile müşâvere et. Onla…
Ölüm
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddî…
Nush
Nasîhat, öğüt. (Bkz. Nasîhat) Nush ile uslanmayanı etmeli tekdîr, Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir. (Ziyâ Paşa)