Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

173 sonuç · toplam 271 · “haber” · 1/8

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haberî sıfatlar

haberî sıfatlar ç. a. Allah’a izafe î edilen ve Kur’ân-ı Kerîm ile hadislerde geçen sıfatlar. ) Kur’ân’da AUah’m eli, yüzü, gözü, arşı istivası, gelmesi, insanlara yakınhğı ve onlarla beraber ) olması bu sıfatlardan sayılmake tadır. Söz gel…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haber-i vâhid

1.. Bir kişinin bir başka kişiden, naklettiği haber veya t mütevâtir seviyesine ulaşu mayan haber. 2. Hadis bilin minde, mütevâtir olmayan f’ hadis veya haber. p

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haber-i resûl

Peygamberliği bir mucize ile. belgelenmiş veya kanıtlanmış Allah resulünün verdiği. haber. Bu tür haberlere “

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haberü’l-hâssa

- Hadis biliminde, tevatür bir şözellik göstermiş olsa da seünetle nakledilen her türlü mi hadis

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haber-i sâdık

” (bk. bu madde) ] denilmiştir. khaber-i sâdık a. (jjL» ^ a Gerçeklik ile uyum içinde li olan bilgi anlamında kelâm e terimi. yı

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

haber-i kâzib

ÇjlS j^.) Gerçeklik ile uyum içinde olmayan bilgi anlamında ke lâm terimi. haber-i mütevâtir a. Yalan söylemek üzere it - tifak etmelerini akim imkâni sız gördüğü bir topluluğun m verdiği haber

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Haber-İ Meşhûr

Başlangıçta râvîsi (rivâyet edeni, bildireni) sınırlı iken, sonraki devirlerde, daha çok kimse tarafından nakledilen haber, hadîs-i şerîf. Haber-i meşhûrun, hadîs-i şerîf olduğunu kabûl etmeyerek inkâr eden, bid'at sâhibi olur. (İbn-i Kudâm…

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

ahad haber

ahad haber a. Hadis biliminde tek kişinin rivayet ettiği hadis olarak yorumlandığı gibi mütevatir olmayan hadis olarak da nitelenen bu terim, aynı zamanda “haber-i vâhid” (bk. bu madde) olarak da ifade edilmiştir.

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Vâkı'ât Haberleri

Hanefî mezhebinde, üç imâmdan (İmâm-ı a'zam, İmâm-ı Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'den) bildirilmiş olmayıp, bunların talebelerinin ve talebesi talebelerinin ictihâd ettikleri, bildirdikleri hükümler. Hanefî mezhebinde vâkı'ât haberlerini ilk top…

↗
10
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Zâhir Haberler

Hanefî mezhebinin, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe ve talebelerinden gelen kuvvetli, güvenilir haberlerine verilen ad. Bu haberlere usûl haberleri de denir. Hanefî mezhebinin bilgileri sonraki âlimlere üç yoldan gelmiştir. Bunlar; zâhir haberleri,…

↗
11
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Al Deliden Uslu Haber

Bu ifadedeki “deli” bizim bildiğimiz psikriyatrik vak’alardaki deli değildir. Kendisini Allah sevgisine tam olarak vermiş, dünyayı ardına atmış, mübalatsız, hiçbir şeye aldırmayan kişidir ki, bunlara sufiyye ıstılahında “meczup” denir. Bu t…

↗
12
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Nevâdir Haberler

Hanefî mezhebi imâmlarından İmâm-ı Muhammed'in (El-Keysâniyyât), (El-Hârûniyyât), (El-Cürcâniyyât), (Er-Rukıyyât) adındaki kitablarıyla bildirilen din bilgileri, haberler. Nevâdir haberler açıkça ve sağlam gelmiş olmadığından, bu haberlere…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdal

بدال) 1) & Bedel, Bedil. ع Abdalan (Bedel kelimesinin çoğulu olan abdal kelimesi, tekil kabul edilerek Türkçede abdallar (evlatlar gibi], Farsçada abdalan şeklinde çoğul yapılır; bir bakıma çoğulun çoğulu olmaktadır.) Sayıları yedi, yetmiş…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âb-ı revân

Akan su; akarsu. Farsça tamlama, sözlükte hem gerçek hem mecazî anlamlarıyla kullanılır. Tasavvufî kullanımı Gönle peş peşe gelen ferahlık ve iç huzuru; insanın ezelî bağ ve irtibatından haberdar olması anlamında kullanılan bir tabirdir. Ta…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Agâh

Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âmme

Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ars

Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Beşâret

Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bit

لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Buy

Koku, nefha. tas. Gönlün ilgi ve bağlantıdan (alâka ve ittisalden) haberdar olması ki, esasen başlangıçta cem makamındayken vardır ve şimdi de tefrika makamında değişik bir halde mevcuttur (us).

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çeşm-i âhuvâne

Ceyla gözlü. tas. Hakk'ın sâlikin kusurlarını örtmesi, ama onu bundan haberdar etmesi. Bu durum, silikin kusurlu davranışlardan vazgeçerek kendine çekidüzen vermesini sağladığından Allah'ın ona olan en büyük inayeti ve lütfu sayılır. Çeşm o…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fikdân-ı his

Duyuların geçici olarak işlemez hâle gelmesi; sûfînin çevresinden habersiz kalması. Gaybet ve Fakd maddelerine bakınız.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Firar

Kaçmak. tas. Sâliki Allah'tan ve ona itaatten alıkoyan her şeyden kaçmak; ilâhî rızaya uymayan davranışlardan uzaklaşmak. Halk bilgisizlikten bilgiye, aydınlar haberle bilme halinden görerek bilme haline, seçkinler mâsivâdan Hakk’a firar ed…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ilham

I) Bildirmek, haber vermek. tas. a Feyz yoluyla kalbe gelen özel bir anlam ve bilgi. Düşünmekle kazanılan bir bilgi değildir. b Kalbe konulan iyilik hissi, hayır duygusu. İlhamın kaynağı ya Allah ya da melektir. Veliler ilhamı, peygamberler…

↗