ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
15 sonuç · toplam 18 · “Mukarreb” · 1/1
01Mukarreb
Yakınlaştırılmış. 1. Cennette dereceleri en yüksek olan. Îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir. (Vâkıa sûresi: 10) Üç çeşit fakir vardır.Birincisi, istemezler verince de almaz…
Mukarrebûn
1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…
Mukarreb Melek
Allahü teâlânın huzûrunda bulunan melekler. Allahü teâlâ ile öyle vakitlerim oluyor ki, o zamanlarda, aramıza hiçbir mukarreb melek ve peygamber giremez. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî) Muhammed aleyhisselâma verilmiş olan din, geçmiş di…
Melek-Ül-Mukarreb
Huzûru ilâhide bulunan melekler. ... Kıyâmet, Cumâ günü kopar. Melek-ül-mukarreb, yer ve gökler, o günün dehşetinden korkarak feryâd ederler. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed ibni Hanbel)
Ebrâr
İyiler, özü ve sözü doğru kimseler. Kur’ân’da iyilik ve takvâ sahiplerini anlatan çoğul bir addır. Tasavvufî kullanım Bazı sûfî tasniflerinde ahlâkı düzeltme, riyâzet ve mücâhede yoluyla Hakk’a yönelen orta derecedeki sâlikler için kullanıl…
mukaddes emanetler
mukaddes emanetler a. Başta Hz. Peygamber olmak üzere öteki peygamberler ile dört hailfe ve 485 mukarrep u sahabe veya İslâm büyüklerine ş ait olduğu bilinen eşyalar. Bu l emanetler, Yavuz Sultan Sem lim’in Mısır seferi ile toplanma ” ya ve…
Mukaddim
Sözlük i anlamı “Öne geçiren veya alan.” e olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” y (Allah’ın güzel isimleri)dan olup a “Dilediği şeyi öne alan, öncelik e veren.” anlamında Allah’a nispet edilmektedir. Bu isim, Allah’ın doksan dokuz ismini veren sa…
Rûhâniyân
Rahmet meleklerine verilen isim. Mukarrebûn (huzûr-i ilâhîde bulunan melekler), Kerûbiyân (azâb meleklerinin büyükleri) ve Rûhâniyân meleklerinin hepsi, diğer meleklerin havâssı yâni üstünleridir. Bunlar, peygamberlerden başka, bütün insanl…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Vâkıa Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli altıncı sûresi. Vâkıa sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan altı âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyette geçen Vâkıa kelimesinden alır. Sûrede, kıyâmet ve âhiret hâllerinden, Cennet ve Cehennemden vb. konulardan bahs e…
Nefhat-Ül-Ba's
İsrâfil aleyhisselâmın, nasıl olduğu bizce bilinmeyen ve sûr denilen bir âlete ikinci defâ üflemesiyle bütün canlıların dirilmesi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Kıyâmetin yok edici sûr'undan sonra, ikinci bir sûr üflenir.…
Huzûr-I İlâhî
Allahü teâlânın nezdi. Huzûr-ı ilâhîde bulunan meleklere Mukarrebîn denir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
Münasebet-İ Zatiyye
Arapça, zatî ilişki, zatî alâka demektir. Hak ile kul arasında iki yönlü bir münasebet vardır.Kulun ta’ayyünü ve kesretinin sıfatlarıyla ilgili hükümlerin, Hakk’ın vücûb ve vahdetinin hükümlerine müessiriyeti (etkisi) yoktur.Aksine, çokluk…
Tedani
Arapça, yaklaşma demektir. Mukarreblerin miracı. Mukarrabinin miracı verasetsiz (bi’l-esâle) olursa, “kâbe kav-seyn” mertebesine ulaşır. Verâset-i Muhammediyye ile olursa, “ev ednâ” mertebesine varır. Bu mertebe “rakikatü”t-tedânî”nin başla…