Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

16 sonuç · toplam 20 · “Kesb” · 1/1

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Kesb

1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kendine düşen pay, kendi kesbidir. Yâni o iş kendi kudreti ve irâdesiyle olmuştur. Fakat o işi yaratan, yapan, Allahü teâlâd…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

İlm-İ Kesbî

Çalışarak elde edilen ilim.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

îmân-I Kesbî

Bir kimsenin âkıl (akıllı) ve bâliğ olduktan (ergen, gusül, boy abdesti alacak yaşa geldikten) sonra ettiği îmân.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Adem

م) 46) Yokluk, hiç. tas. Mâsivâ, zulmet, şer, bâtl, çirkin. Mutlak adem, adem-i muhal: Bu anlamda adem yoktur, var olması da mümkün değildir. Mutlak adem halis şer ve sırf karanlıktır (zulmet). Nitekim buna karşılık gelen vücut da halis hay…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muttela

1, Temasa mahalli, seyr yeri. 2. tas. a Bir ayet okunurken, kaynağı bu ayet olan sıfatla tecelli eden mütekkelimi (Hakk) temaşa etme makamı, Cafer-i Sadık, “Allah, kelamında tecelli etmiştir... Bir ayeti okurken onu mütekelliminden dinlerim…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

vücûd-ı vâcib

vücûd-ı vâcib a. UaJj ^f) tas. Hak teâlânın varlığı. vücûd-ı zihnî a. (^j j^ Yalnızca zihinde oluşa “vücûd” için kullanılan k lâm terimi. vücûd-nâme a- \< A vücûd + F. nâme] tas. ed. Tasa vufî edebiyatta mutasavvıf şa lerin insanın Allah ta…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

eri vürûd

(j^J [Ar.] Hadis biliminşi de, hadisin söylenmesi, oluştuık rulması anlamında kullanılmıştır. hu vürûdi’l-hadîs a. (6jjJI jjJ [Ar] ec bk. esbâbü vürûdi’l-hadîs n iş la

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mâşâallah

Beğenilen şeyler görüldüğünde söylenilen; "Bu, Allahü teâlânın dilediği ve ihsân ettiği şeydir" mânâsına mübârek bir söz. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce, mâşâallah demeli, ondan sonra söylemelidir. Önce mâşâall…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zelîl

Aşağı, alçak, hor, hakîr. Kıyâmet günü, dünyâdaki kibir sâhibleri, küçük karınca gibi zelîl ve hakîr olarak kabirden çıkarılacaktır. Karınca gibi fakat insan şeklinde olacaklardır. Herkes bunları hakîr görecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Nef…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mümteni'-Ul-Vücûd

Var olması mümkün olmayan, hep yok olması lâzım olan. Allahü teâlâya ortak (eş, benzer) bulunması Mümteni'-ül-vücûddur. Allahü teâlâ gibi ikinci bir ilâh var olamaz. Bu imkânsızdır. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nazar Değmesi

Göz değmesi, bâzı kimselerin gözlerinden çıkan zararlı şuâların, canlı ve cansız bir şeye bakıp beğendikleri zaman bozulmalarına sebeb olması. Nazar değmesi haktır. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce "Mâşâallah" de…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerâb (şarâb)

Alkollü içkilerden. Pişmemiş üzüm suyunun havasız fıçılarda durmasıyla gaz habbeleri (kabarcıkları) ve köpük çıkararak kokuşup mayalanması netîcesinde meydana gelen ve içilince sarhoş eden içki. Hamr. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen bu…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

îcâd

Yoktan var etme, vücûda getirme, yaratma. İnsanlar, mahlûk olduğu gibi, bütün işleri, hareketleri de Allahü teâlânın mahlûkudur. Çünkü O'ndan başka, kimse bir şey yaratamaz. Kendi mahlûk, yaratılmış olan, başkasını nasıl yaratabilir? Yaratı…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhtiyârî Fiiller

İstek ile yapılan işler. (Bkz. İrâde) Ehl-i sünnet âlimleri, insanın yaptığı işte kendi kuvveti de te'sir (etki) ediyor dediler ve bu te'sire kesb ismini verdiler. Çünkü elin titremesi ile istekle kaldırılması arasında fark vardır. Titremel…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hazra-Hadra

Arapça, hazır olmak, gelmek anlamında bir kelime. Kuzey Afrika’da yaygın olan Şaziliyye’nin zikir toplantılarına hazra (veya hadra) denir. Talebeler için yapılan günlük hazralarda, akaid, tefsir, fıkıh, hadis dersleri okunur. Bir de haftalı…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

besmele-keş

“Besmele” çeken veya “Besmele”yi güzel okuyan (kimse).

↗