ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
20 sonuç · toplam 119 · “Hikâye” · 1/1
01Hikâye
O Öykü. tas. Menkıbe, kıssa, velilerin faziletleri, ahlakları ve kerametleri konusundaki fıkralar. Serrâc Luma'da süfilerin menkıbelerine hikâye adını verir. Hücvri'de geçen Hikâyât-ı Irakıyân isimli eser, Irak süfilerinin menkıbeleri hakkı…
Ene’l-Hak
نا | لحق) |) “Ben Hakk'ım.” Hallac’a ait bir sözdür. Bu sözü yüzünden asılmıştı. Bu sözün çeşitli yorumları vardır; bir görüşe göre, Hallâc bu sözü sekr halinde söylemişti; sahv haline gelince bu sözün yanlış olduğunu kabul etti. Başka bir…
Gurbet
Maksada ulaşmak için vatandan ayrılmak; eşten, dosttan ve tanıdıklardan uzak kalmak. Sûfîlere göre insanın aslî vatanı ruhlar âlemidir; dünya hayatındaki yabancılık duygusu ruhun geldiği âleme duyduğu özlemle açıklanır. Mevlânâ’nın Mesnevî…
emsâl
Sözlük anlamı “Kıssalar, hikâyeler” olan bu söz, “darb-ı mesel” veya “durûb-ı emsâl” terimlerinin kısa söylenişi biçiminde yaygmlaşmıştır.
kısmet (II)
kısmet (II) a. U...,») [Ar.] Miras 78hukukunda, hisseli mallarm or “Ey taklar arasında dengeli olarak nler bölünmesi, özellikle de terekeana nin mirasçılar arasında hakkakaniyet ölçülerine göre paylaştınra rılması işi. nde al kıssa a. [Ar.]…
kussâs
kussâs ç. a. [ < Ar. kâss’ın ’a ç. b.] Halk hikâyecisi ve vaiz ana lamında olan bu terim, bir olayı e nakleden, hikâye yazan, destan anlatan, dinî öğütler veren, [< Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan kıss^ saları nakledip açıklayan vaizler l- için…
ebû Müslim Destanı
ebû Müslim Destanı a. Dinîdestanî halk hikâyesi; Türk edebiyatında Kıssa-i Ebû Müslim ve Ebû Müslim-nâme olarak da bilinmektedir. Bu hikâyenin kahramanı Ebû Müslim-i Horasanî (öl. H. 137 / M. 755), yönetimin Emevî devletinden Abbasîlere geç…
sâs
Şeriat hukukuna göre, kasten adam öldürme veya işlenen müessir fiil suçlarmda, suçlunun ya da eylemi gerçekleştiren kişinin işlediği eyleme veya davranışa denk b ceza ile cezalandırılma Kur’ân-ı Kerîm’de “kısâs” iç önce “Bakara suresi” nde…
kassâs
LpM [Ar.] Dinî toplantılarda veya camilerde hediye toplamak ya da ün kazanmak amacıyla hikâyeler anlatarak vaalar veren kimseler.
çâh-ı Yûsuf
çâh-ı Yûsuf s. [< F.çâh + Ar. Yûsuf] Hz. Yakub’un pek sevdiği oğlu Hz. Yusufun kardeşleri tarafindan içine atıldığı kuyu ve bu olayı ifade eden terim. Bazı rivayetlere göre bu kuyunun Ürdün taraflarında olduğu, kuyuya atıldığı sırada içinde…
ahsenü'l-kasas
Yusuf kıssası, Yusu u Züleyhâ hikâyesi. Kur’ân-ı Kerîm’de bu kısa “Yûsuf su resi” nde ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Literatürde çok yaygın olarak işlenen Yusu u Züleyhâ hikâyesinin kay nağı da bu suredir
kısas-ı enbiyâ
GL uA^i) İslâmî edebiyatta pe gamberlerin hayat hikâye rini ve peygamberlik faaliy lerini anlatan eserler iç kullanılan ortak ad
ashâb-ı rakım
Buharî ve Müslim’in kitaplarında hikâyelerini anlattığı üç yolcu. Bu üç kişi yolculuk ı sırasında bir mağaraya gizlenirler. O sırada dağdan düşen bir kaya mağaranm kapısini kapatır. Çaresizlik içinde her biri Allah’a kurtuluş için dua eder.…
kısas
[Ar. kıssa’nın ç. “Hikâyeler, sergüzetler, kıssala anlamındaki bu söz, başka ke me ve kelime gruplarıyla ye terimler oluşturur. § tam
Şekûr (eş-Şekûr)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kendisi için yapılan az tâate yüksek dereceler ihsân eden, sayılı günlerde yapılan ibâdete, sayısız mükâfât veren. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îmân ehli, Adn a…
Sadist
Başkasına eziyet ve sıkıntı vermekten, sapık işleri yapmaktan zevk alan ruh hastası kimse. Tıp ve fen fakültelerinde okuyup da, mahlûklardaki san'at inceliklerini, aralarındaki hesaplı bağlantıları gören ve anlayabilen aklı başında bir kims…
Hamza-Nâme
Farsça, name kelimesi, mektup manasına gelir. Hz. Hamza (r)’nın kahramanlığını anlatan, destan tarzında yazılmış hikâyeler.
Süleyman
Karınca, tasavvufta, herkesin kendi gücü oranında yapabileceği kadarını yapmasını temsil eden sembol bir hayvandır. Didinme ve çalışma, karıncanın özgün bir vasfı olduğu gibi, sufîde de aynı nitelik bulunmalıdır. Sufîlik yolunda meskenete y…
Kâss-Kussâs
Arapça, hikayeci demektir, ilk zâhidlerin yaşadığı dönemden başlayarak, camilerde, toplantı yerlerinde hemen her yerde, hikâye anlatarak, halkı etkilemeye çalışan bir takım vaiz ve zâhidler görülür. Bunların sûfilerle alâkası olmamakla birl…
Menkıbe (menkabe)
Bir zâtın güzel iş, söz ve hallerini, hayâtını konu edinen hikâye ve hâtıralar. Çoğulu menâkıbdır. (Bkz. Menâkıb) Ebû Bekr'in radıyallahü anh bir menkıbesinde şöyle anlatılır: Hazret-i Ebû Bekr bir defâsında şüpheli bir şey yemişti. Bunu an…