Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-10237- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Karınca, tasavvufta, herkesin kendi gücü oranında yapabileceği kadarını yapmasını temsil eden sembol bir hayvandır. Didinme ve çalışma, karıncanın özgün bir vasfı olduğu gibi, sufîde de aynı nitelik bulunmalıdır. Sufîlik yolunda meskenete yer yoktur. Bu konuda şu hikaye anlatılır: Topal bir karınca, düşe kalka Hacca gidermiş. Birisi “nereye gidiyorsun?” diye sormuş. “Hacca” demiş. Duruma şaşıran adam “bu halinle mi?” demiş. Karınca şu karşılığı vermiş: “Varamasam da, yolunda ölmek var ya!”.Yine Hz. Süleyman’ın ordusunun karıncaları çiğnememesi ile ilgili olay (Neml/15-19) da, karınca acizliğin, Hz. Süleyman da kudretin sembolü olarak yer etmiştir. Acizlik ve gücün karşılıklı alakasını Yunus Emre dizeleriyle anlatır:Canım, erenler yolu inceden ince imiş, Süleyman’a yol kesen, şol bir karınca imiş.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12050- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Karınca, tasavvufta, herkesin kendi gücü oranında yapabileceği kadarını yapmasını temsil eden sembol bir hayvandır. Didinme ve çalışma, karıncanın özgün bir vasfı olduğu gibi, sufîde de aynı nitelik bulunmalıdır. Sufîlik yolunda meskenete yer yoktur. Bu konuda şu hikaye anlatılır: Topal bir karınca, düşe kalka Hacca gidermiş. Birisi “nereye gidiyorsun?” diye sormuş. “Hacca” demiş. Duruma şaşıran adam “bu halinle mi?” demiş. Karınca şu karşılığı vermiş: “Varamasam da, yolunda ölmek var ya!”.Yine Hz. Süleyman’ın ordusunun karıncaları çiğnememesi ile ilgili olay (Neml/15-19) da, karınca acizliğin, Hz. Süleyman da kudretin sembolü olarak yer etmiştir. Acizlik ve gücün karşılıklı alakasını Yunus Emre dizeleriyle anlatır:Canım, erenler yolu inceden ince imiş, Süleyman’a yol kesen, şol bir karınca imiş.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12966- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Hz. Davud’un oğlu Hz. Süleyman, kuş dilini (Mantıku’t-Tayr) bilmesi başta olmak üzere, rüzgar ve cinlere hâkimiyetiyle tanınmış bir peygamberdir. Rahmetli Sami Efendi Hazretleri (k) tasavvuf yoluna girmek, kuş dilini bilmektir, diyerek, varlıkları, konuşturmak onlardan ibret almak (nazar) şeklinde bir tanım getirmiştir.Süleyman kuş dilin bilür dediler. Süleyman var Süleyman’dan içerü.Yunus Emre</p>
Tasavvuf Sözlüğü
Karınca, tasavvufta, herkesin kendi gücü oranında yapabileceği kadarını yapmasını temsil eden sembol bir hayvandır. Didinme ve çalışma, karıncanın özgün bir vasfı olduğu gibi, sufîde de aynı nitelik bulunmalıdır. Sufîlik yolunda meskenete yer yoktur. Bu konuda şu hikaye anlatılır: Topal bir karınca, düşe kalka Hacca gidermiş. Birisi “nereye gidiyorsun?” diye sormuş. “Hacca” demiş. Duruma şaşıran adam “bu halinle mi?” demiş. Karınca şu karşılığı vermiş: “Varamasam da, yolunda ölmek var ya!”.Yine Hz. Süleyman’ın ordusunun karıncaları çiğnememesi ile ilgili olay (Neml/15-19) da, karınca acizliğin, Hz. Süleyman da kudretin sembolü olarak yer etmiştir. Acizlik ve gücün karşılıklı alakasını Yunus Emre dizeleriyle anlatır:Canım, erenler yolu inceden ince imiş, Süleyman’a yol kesen, şol bir karınca imiş.
Tasavvuf Sözlüğü
Hz. Davud’un oğlu Hz. Süleyman, kuş dilini (Mantıku’t-Tayr) bilmesi başta olmak üzere, rüzgar ve cinlere hâkimiyetiyle tanınmış bir peygamberdir. Rahmetli Sami Efendi Hazretleri (k) tasavvuf yoluna girmek, kuş dilini bilmektir, diyerek, varlıkları, konuşturmak onlardan ibret almak (nazar) şeklinde bir tanım getirmiştir.Süleyman kuş dilin bilür dediler. Süleyman var Süleyman’dan içerü.Yunus Emre